AMUTGAN – TÜRKĐYE KARARI
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢁvuran, gözaltında avukat hakkından mahrum bırakılması nedeniyle savunma
haklarının ihlal edildiğini iddia etmiꢁ, iddiasını AĐHS’nin 6/3 (c) iddiasına dayandırmıꢁtır.
A. Kabuledilebilirlik
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢁvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, baꢁvurunun baꢁka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢁvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Baꢁvuran gözaltında avukat yardımı hakkına getirilen kısıtlamanın adil yargılanma
hakkını ihlal ettiğini ifade etmiꢁtir. Okuma-yazması olmadığını, bu nedenle jandarma
tarafından alınan ifadesinde ne yazdığını bilmediğini savunmuꢁtur. Ayrıca ifadesinin
kendisine okunmadığını ve onaylaması amacıyla ifadeye parmak basmaya zorlandığını ifade
etmiꢁtir.
Hükümet öncelikle yargılamanın adil olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın
tamamının dikkate alınması gerektiğini savunmuꢁtur. DGM ve Yargıtay önündeki
yargılamada bir avukat tarafından temsil edilmiꢁ olması nedeniyle baꢁvuranın adil yargılanma
hakkı ihlal edilmemiꢁtir. Hükümet ayrıca okuma-yazma bilmemesi nedeniyle jandarmada
alınan ifadesinin baꢁvurana okunduğunu belirtmiꢁtir. Gözaltı süresince yaptığı itirafların
baꢁvuranın mahkûmiyetinin tek dayanağı olmadığının altını çizmiꢁlerdir.
AĐHM, Salduz – Türkiye ([BD], no. 36391/02) kararında ortay koyduğu temel ilkeleri
hatırlatır.
Mevcut davada AĐHM, baꢁvuranın avukata eriꢁimine getirilen kısıtlamanın sistematik
olduğu ve bunun DGM’lerin yetki alanına giren bir suçla bağlantılı olarak gözaltına alınan
herkese uygulandığını kaydeder. AĐHM, baꢁvuranın tutukluluğundan sonra ve müteakip
yargılamada bir avukata eriꢁiminin ve iddia makamının görüꢁlerine itiraz etme imkânının
bulunduğunu gözlemler. Ne var ki Diyarbakır DGM baꢁvuranı mahkûm ederken ağırlıklı
olarak baꢁvuranın gözaltında, bir avukat olmadığı halde alınan ifadelerine dayanmıꢁtır.
Dolayısıyla somut davada baꢁvuran ꢁüphesiz sözkonusu ifadelere iliꢁkin olarak avukata
eriꢁimine getirilen kısıtlamadan etkilenmiꢁtir. Daha sonra bir avukatın sağladığı yardım ya da
müteakip yargılamanın çekiꢁmeli niteliği bu eksikliği giderememiꢁtir.
Sonuç olarak baꢁvuranın aleyhindeki delillere yargılama ve temyiz aꢁamasında itiraz
etme imkânı bulunmasına rağmen gözaltında avukattan mahrum bırakılması savunma
haklarını onarılamaz ꢁekilde etkilemiꢁtir.
Dolayısıyla mevcut davada AĐHS’nin 6/3 (c) maddesi, 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak
ihlal edilmiꢁtir.
2