CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ANDĐÇĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:27796/03 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
4 Mart 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup bazı  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan ve 27796/03 numaralı bavurunun nedeni T.C.  
vatandaı Hasan Andiçi’nin (bavuran) 30 Haziran 2003 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne (AĐHM) Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa  
Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul barosu avukatlarından  
Kadriye Doğru tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1. DAVANIN KOULLARI  
Karayolları Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) 3 Aralık 1997 tarihinde bavurana ait  
Tunceli’de bulunan taınmazların dört hissesini kamulatırmıtır.  
Genel Müdürlük tarafından belirlenen bedeli yetersiz gören bavuran, 23 Aralık 1999  
tarihinde iki ayrı bavuru ile ek kamulatırma bedeli istemiyle Tunceli Asliye Hukuk  
Mahkemesi’ne bavurmutur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi 22 Ağustos 2000 tarihinde almıolduğu kararlar ile bilirkii  
raporları sonuçlarına dayanarak bavurana ek kamulatırma bedeli ödenmesine karar  
vermitir. Yargıtay bu kararları bozarak dosyaları Asliye Hukuk Mahkemesine geri  
göndermitir. Mahkeme tamamlayıcı ekspertizler yapılmasını isteyerek Genel Müdürlüğü bir  
kez daha bavurana ek kamulatırma tazminatı ödemeye mahkum etmitir.  
Yargıtay 8 Ekim 2001 tarihli kararları ile Đlk derece mahkemesinin kararlarını bir kez daha  
bozmutur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıtay tarafından dile getirilen eksikliklerin yeni bir ekspertiz  
yapılarak giderilmesini sağlamıve nihai olarak bavurana sırasıyla 13.770.000.000 TL. ve  
85.192.500.000 TL. ek kamulatırma bedeli ödenmesine karar vermitir. Bu meblağlara  
birincisi için 15 Ekim 1999 tarihinden itibaren ve ikincisi için 2 Ocak 2001 tarihinden itibaren  
olmak üzere basit gecikme faizinin yansıtılmasını kararlatırmıtır.  
Yargıtay bu iki kararı 28 Ocak 2003 tarihli kararları ile onamıtır.  
Ek kamulatırma tazminatlarının bavurana ödenmesi 6 Ekim 2003 tarihinde gerçekletirilmiꢀ  
ve gecikme faizi ile birlikte sırasıyla 41.587.550.000 TL. ve 260.193.850.000 TL. olmutur.  
HUKUK  
Bavuran öncelikle devletin idari ve yargısal merciinin bu tazminatın ödenmesinde kaydettiği  
gecikme ve Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karısında gecikme faizinin yetersiz kalması  
nedeniyle ek kamulatırma bedelinin değer kaybettiğinden ikayetçi olmaktadır. Bavuran,  
ayrıca, yargı kararının icrasına dek olan sürecin aırı uzunluğundan ve bu durum karısında  
etkili bavuru yolunun bulunmayıından yakınmaktadır. Bavuran bu ikayetlerini Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesine ve AĐHS’nin 6. ve 13. maddelerine dayandırmaktadır.  
2
AĐHM yerleik içtihadından doğan kıstaslar ıığında (Bkz. özellikle Aka kararı) ve  
mahkemeye sunulan unsurların bütününü göz önüne alarak bavurunun esas bakımından  
inceleme konusu yapılması gerektiğine itibar etmektedir. AĐHM, ayrıca hiçbir  
kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.  
Bavuran ayrıca, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tespit edilen ek kamulatırma bedeli  
tutarının taınmazının gerçek değerini yansıtmadığından AĐHS’nin 6. ve Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.  
AĐHM taınmazın değerine uygun makul bir miktar ödenmeksizin mülkiyetten mahrum  
bırakmanın Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi bakımından haklı gösterilemeyecek aırı bir  
zararı oluturduğunu hatırlatır (Bkz. James vd.-Birleik Krallık kararı, 21 ubat 1986).  
Bununla birlikte, devlet tarafından yasal olarak el koymanın mali sonuçları yasaya aykırı  
koullarda el koyma ile bir tutulamaz (Bkz Belvedere Alberghiera S.r.l.-Đtalya (dostane  
çözüm), no: 31524/96, 30 Ekim 2003). Özellikle birinci durumda, ulusal mahkemeler  
tarafından hükmedilen tazminatın ihtilaflı müdahalenin tüm sonuçlarını ortadan kaldırması  
gerektiği gibi bir anlayıa cevap vermek zorunluluğu bulunmamaktadır. (Bkz.  
Papamichalopoulos vd.-Yunanistan kararı, 31 Ekim 1995 ve Eski Yunan Kralı vd.-Yunanistan  
(dostane çözüm) no: 25701/94, 28 Kasım 2002).  
AĐHM mevcut bavuruda, bavuranın taınmazlarının kamulatırılmasının yasallığına değil,  
ulusal mahkemelerin ödenmesine hükmettikleri ek kamulatırma tazminatı miktarına karı  
çıktığını hatırlatmaktadır. AĐHM, bir mahkemeyi u değil de bu kararı almaya iten dava  
koullarını değerlendirmeye yetkili görmemektedir, aksi takdirde kendini üçüncü veya  
dördüncü derece yargı makamı haline getirir. (Bkz. Kemmache-Fransa (no3) 24 Kasım  
1994).  
Bunun yanı sıra, AĐHM iç hukuktaki mahkemelerin kararlarında kamulatırılan taınmazın  
hisselerinin değerini ve ek kamulatırma bedelini saptamak için birçok bilirkii incelemesine  
yer verdiklerini gözlemlemektedir. AĐHM, kendini, kamulatırılan taınmaza ve ödenmesine  
hükmedilen tazminata değer biçecek kıstasları tespit edecek ulusal mahkemelerin yerine  
koymak gibi bir görevi bulunmadığını ifade etmektedir (Bkz. YıltaYıldız Turistik Tesisleri-  
Türkiye kararı, no: 30502/96, 24 Nisan 2003). AĐHM bu bavurunun koullarında, ulusal  
mahkemeler tarafından hükmedilen miktar ile taınmazın kamulatırılma tarihindeki mülkiyet  
değeri arasında «makul» bir dengenin sözkonusu olduğuna itibar etmektedir.  
Yapılan bu ikayet temelden yoksun bulunmaktadır ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4.  
paragrafları gereğince kabuledilemez ilan edilmelidir.  
II. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran Đdare tarafından kamulatırma tazminatının geç ödenmesi ve Türkiye’deki yüksek  
enflasyon oranı karısında gecikme faizinin yetersiz kalması nedeniyle ek kamulatırma  
bedelinin değer kaybettiğinden ikayetçi olmaktadır. Bavurana bu yönde Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.  
AĐHM bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelemive Ek 1  
No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (Bkz. Aka s.2682, par. 50-51).  
AĐHM, incelemelerinde Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve  
delil sunmadığını not etmektedir. Ek tazminatın belirlenmesinde ve ödenmesindeki gecikme,  
3
bavuranı malının kamulatırılmasından ayrı ve farklı bir zarara sokmutur. Bu zarar, gecikme  
faizinin enflasyon oranı karısındaki yetersizliğiyle daha da artmıtır. Bavuranın  
kamulatırma sırasındaki alacağının değeri ile bu alacağın ödeme sırasındaki değeri  
arasındaki fark, AĐHM’yi bavuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına  
saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıılmıın dıında ve  
ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
III. AĐHS’NĐN 6. VE 13. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran yargı kararının ifasına dek olan sürecin aırı uzunluğundan ikayetçi olmakta ve  
AĐHS’nin 6. maddesini ileri sürmektedir. Bavuran ayrıca AĐHS’nin 13. maddesine istinaden  
etkili bavuru yolunun bulunmayıından yakınmaktadır.  
Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğinin tespiti ıığında, AĐHM mevcut bu  
bavuru ile ortaya konan temel hukuki sorunu hâlihazırda incelediğine itibar etmektedir.  
Davanın olaylarının tamamı ve tarafların argümanları dikkate alındığında, AĐHM AĐHS’nin 6.  
maddesiyle birlikte 13. maddesi hakkındaki ikayetleri ayrıca incelemeyi gerekli  
görmemektedir.  
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine  
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi  
edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil  
tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran herhangi bir manevi tazminat talep etmemektedir. Buna karın 1.205.076 YTL.’ye  
(yaklaık 690.000 Euro) maddi zarara uğradığını ileri sürmektedir.  
Hükümet bu miktara karı çıkmaktadır.  
AĐHM Aka kararında (s.2683-2684, par.55-56) benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili  
ekonomik veriler ıığında bavurana maddi tazminat olarak 24.300 Euro ödenmesine karar  
vermitir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran yargı giderleri için bir talepte bulunmamıtır. AĐHM bu yönde bir ödeme  
yapılmasını gerekli görmemektedir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puanlık bir artıeklenecektir.  
4
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Ek kamulatırma tazminatının ödenmesindeki gecikmeyle ilintili olarak, Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. ve AĐHS’nin 6. ve 13. maddeleri hakkındaki ikayetlerin kabuledilebilir,  
bunun dıında kalanların kabuledilemez olduğuna;  
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğine ve AĐHS’nin 6. maddesiyle birlikte  
13. maddesine yönelik ikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;  
3. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve  
her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından bavurana  
24.300 (yirmi dört bin üç yüz) Euro maddi tazminat ödenmesine;  
b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına  
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının  
üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına,  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 4 Mart 2008 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5