AĐHM yerleꢀik içtihadından doğan kıstaslar ıꢀığında (Bkz. özellikle Aka kararı) ve
mahkemeye sunulan unsurların bütününü göz önüne alarak baꢀvurunun esas bakımından
inceleme konusu yapılması gerektiğine itibar etmektedir. AĐHM, ayrıca hiçbir
kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.
Baꢀvuran ayrıca, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tespit edilen ek kamulaꢀtırma bedeli
tutarının taꢀınmazının gerçek değerini yansıtmadığından AĐHS’nin 6. ve Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
AĐHM taꢀınmazın değerine uygun makul bir miktar ödenmeksizin mülkiyetten mahrum
bırakmanın Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi bakımından haklı gösterilemeyecek aꢀırı bir
zararı oluꢀturduğunu hatırlatır (Bkz. James vd.-Birleꢀik Krallık kararı, 21 ꢁubat 1986).
Bununla birlikte, devlet tarafından yasal olarak el koymanın mali sonuçları yasaya aykırı
koꢀullarda el koyma ile bir tutulamaz (Bkz Belvedere Alberghiera S.r.l.-Đtalya (dostane
çözüm), no: 31524/96, 30 Ekim 2003). Özellikle birinci durumda, ulusal mahkemeler
tarafından hükmedilen tazminatın ihtilaflı müdahalenin tüm sonuçlarını ortadan kaldırması
gerektiği gibi bir anlayıꢀa cevap vermek zorunluluğu bulunmamaktadır. (Bkz.
Papamichalopoulos vd.-Yunanistan kararı, 31 Ekim 1995 ve Eski Yunan Kralı vd.-Yunanistan
(dostane çözüm) no: 25701/94, 28 Kasım 2002).
AĐHM mevcut baꢀvuruda, baꢀvuranın taꢀınmazlarının kamulaꢀtırılmasının yasallığına değil,
ulusal mahkemelerin ödenmesine hükmettikleri ek kamulaꢀtırma tazminatı miktarına karꢀı
çıktığını hatırlatmaktadır. AĐHM, bir mahkemeyi ꢀu değil de bu kararı almaya iten dava
koꢀullarını değerlendirmeye yetkili görmemektedir, aksi takdirde kendini üçüncü veya
dördüncü derece yargı makamı haline getirir. (Bkz. Kemmache-Fransa (no3) 24 Kasım
1994).
Bunun yanı sıra, AĐHM iç hukuktaki mahkemelerin kararlarında kamulaꢀtırılan taꢀınmazın
hisselerinin değerini ve ek kamulaꢀtırma bedelini saptamak için birçok bilirkiꢀi incelemesine
yer verdiklerini gözlemlemektedir. AĐHM, kendini, kamulaꢀtırılan taꢀınmaza ve ödenmesine
hükmedilen tazminata değer biçecek kıstasları tespit edecek ulusal mahkemelerin yerine
koymak gibi bir görevi bulunmadığını ifade etmektedir (Bkz. Yıltaꢀ Yıldız Turistik Tesisleri-
Türkiye kararı, no: 30502/96, 24 Nisan 2003). AĐHM bu baꢀvurunun koꢀullarında, ulusal
mahkemeler tarafından hükmedilen miktar ile taꢀınmazın kamulaꢀtırılma tarihindeki mülkiyet
değeri arasında «makul» bir dengenin sözkonusu olduğuna itibar etmektedir.
Yapılan bu ꢀikayet temelden yoksun bulunmaktadır ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4.
paragrafları gereğince kabuledilemez ilan edilmelidir.
II. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuran Đdare tarafından kamulaꢀtırma tazminatının geç ödenmesi ve Türkiye’deki yüksek
enflasyon oranı karꢀısında gecikme faizinin yetersiz kalması nedeniyle ek kamulaꢀtırma
bedelinin değer kaybettiğinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvurana bu yönde Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
AĐHM bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelemiꢀ ve Ek 1
No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (Bkz. Aka s.2682, par. 50-51).
AĐHM, incelemelerinde Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve
delil sunmadığını not etmektedir. Ek tazminatın belirlenmesinde ve ödenmesindeki gecikme,
3