COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ARAT VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE  
(Başvuru no. 42894/04, 42904/04, 42905/04, 42906/04, 42907/04, 42908/04,  
42909/04 ve 42910/04 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Ocak 2009  
Đşbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir.  
Şekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Bu dava, Mehmet Arat, Hacı Atsız, Mehmet Atsız (Hakim oğlu), Edip Çelik, Ramazan  
Alaca, Erdal Güneş, Mehmet Atsız ve Mehmet Can (“başvuranlar”) adlı sekiz T.C. vatandaşı  
tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 6 Eylül 2004 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel  
Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleşmesi -  
AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapılan 42894/04, 42904/04, 42905/04, 42906/04, 42907/04,  
42908/04, 42909/04 ve 42910/04 numaralı sekiz başvuru sonucu görülmektedir.  
Başvuranlar Diyarbakır Barosu avukatlarından Fırat Ülger tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOŞULLARI  
Sırasıyla 1975, 1970, 1972, 1967, 1963, 1972, 1961 ve 1972 doğumlu başvuranlar Şölen  
beldesinde ikamet etmektedirler.  
Başvuranların tümü Şölen Belediye’sinde işçi olarak çalışırken 29 Nisan 1999 tarihinde  
sözleşmeleri feshedilmiştir.  
Başvuranlar 1999 yılında değişik tarihlerde Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Şölen  
Belediyesi hakkında dava açmışlar, geçerli yasa uyarınca ödenmemiş maaşlarıyla hak  
kazandıkları diğer maddi ödemelerin yapılmasını talep etmişlerdir.  
Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi 3 Kasım 1999 ve 30 Aralık 1999 tarihlerinde verdiği  
kararlarda başvuranların iddialarını kısmen kabul etmiştir.  
Başvuranlar Aralık 1999 ile Mart 2000 tarihleri arasında Şölen Belediyesi hakkında icra  
takibine başlamış, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ödenmesine hükmettiği meblağı  
yasal faiziyle beraber almak istemişlerdir.  
Başvuranların talep ettiği meblağlar aşağıdaki gibidir:  
Başvuru no.  
Başvuran  
Türk Lirası  
olarak meblağ  
791.793.180  
1.481.705.734  
3.670.205.743  
Yaklaşık olarak  
Euro karşılığı  
1.440  
42894/04  
42904/04  
42905/04  
Mehmet Arat  
Hacı Atsız  
Mehmet Atsız  
(Hakim oğlu)  
Edip Çelik  
Ramazan Alaca  
Erdal Güneş  
Mehmet Atsız  
Mehmet Can  
2.700  
6.680  
42906/04  
42907/04  
42908/04  
42909/04  
42910/04  
3.299.888.955  
3.409.954.582  
976.729.112  
4.918.063.504  
2.792.467.421  
6.000  
6.200  
1.780  
8.950  
5.080  
1
Đcra takibi sırasında başvuranlar paralarını Şölen Belediyesi’nin Ziraat Bankası’ndaki  
hesabından çekmeye çalışşlar ancak bu girişimden sonuç alamamışlardır. Banka, Şölen  
Belediyesi’nin hesaba yatırdığı paranın kamu hizmetleri için ayrılmış özel fona tahsis  
edilmesi nedeniyle ödeme yapmayı reddetmiştir. Bunun ardından Şölen Belediyesi Ergani  
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını uygulamamak için tüm parasal varlığını özel fona  
aktarştır.  
Bu kararın verilmesi sırasında başvuranların paralarını alma girişimleri sürmekteydi.  
HUKUK  
Başvuruların olaylar ve hukuk açısından benzerlikleri göz önünde bulundurulduğunda,  
AĐHM bunları birleştirmenin uygun olduğu kanısındadır.  
I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ  
ĐDDĐASI  
Başvuranlar Şölen Belediyesi’nin Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını  
uygulamamasının AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde kendilerini  
mülkiyetlerinden yoksun bıraktığından şikayetçi olmuştur.  
Hükümet bu sava itiraz etmiş, başvuranların paralarının ödenmemesinin ardında yatan  
nedenin Şölen Belediyesi’nin karşı karşıya olduğu mali sorunlar olduğunu belirtmiştir. Ergani  
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı geçerliliğini koruduğu için başvuranlar mülkiyetlerinden  
mahrum bırakılmamıştır.  
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin  
Hükümet, başvuranların paralarını almak için başlattıkları icra takibinin halen devam  
etmesi nedeniyle iç hukuk yollarını tüketme koşulunu yerine getirmediklerini savunmuştur.  
Hükümet ayrıca başvuranların ulusal mahkemelerde esas olarak AĐHS’yle ilişkili şikayet  
sunmadıklarını belirtmiştir. Başvuranlar iç hukuk yollarını tüketme koşulunu yerine  
getirdiklerini, ulusal düzeydeki çabalarının halen sürmekte olduğunu ileri sürmüşlerdir. Şölen  
Belediyesi ulusal mahkemelerin kararını uygulamamak için elinden gelen her şeyi yapmıştır.  
AĐHM, Devlet aleyhine açtığı dava sonucunda lehine icra edilebilir bir karar alınan  
kimselerden kararın uygulanması için ilave süreçlere başvurmalarının istenemeyeceğini  
yineler (bkz. Demirhan ve Diğerleri; Metaxas - Yunanistan, 8415/02). Her koşulda,  
başvuranların 1999 yılının Aralık ayından bu yana yararlandığı hukuk yolları, ulusal  
makamları borçlu oldukları meblağları ödemeye zorlayacak sonuca götürme yolunda makul  
olasılıklar sunmaktan uzak olmuştur.  
Sonuç olarak AĐHM, Hükümet’in iç hukuk yollarının tüketilmesine ilişkin itirazını  
reddeder.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu şikayetin dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esaslar  
2
AĐHM, icraya konulabilirliği yeterince ispat edildiği takdirde bir “alacağın” Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde bir “mülk” teşkil edebileceğini yinelemektedir (bkz.  
Stran Greek Refineries ve Stratis Andreadis - Yunanistan).  
Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999 yılında aldığı karar başvuranlara icra  
edilebilir bir alacak sağlamış, başvuranlar 1999 ve 2000 yıllarında icra takibi başlatmışlardır.  
Başvuranların lehlerinde olan sözkonusu kararları uygulatma imkânlarının bulunmaması, 1  
no’lu Protokolün 1. maddesinin ilk paragrafının birinci cümlesinde belirtilen mülkiyet  
dokunulmazlığı hakkına bir müdahale teşkil etmiştir.  
Ulusal makamlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayarak  
başvuranların hakkı olan paraları almalarını engellemişlerdir. Hükümet bu müdahale için  
hiçbir gerekçe sunmamış, AĐHM ise kaynak yetersizliğinin böylesi bir ihmali haklı  
çıkaramayacağı kanısına varmıştır (bkz. mutatis mutandis, Ambruosi - Đtalya, 31227/96).  
Dolayısıyla AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin tüm başvuranlara ilişkin  
olarak ihlal edildiği anlaşılmıştır.  
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Başvuranlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarının uygulanmamasının  
AĐHS’nin 6/1 maddesini de ihlal ettiğinden şikayetçi olmuştur.  
Hükümet bu sava itiraz etmiştir.  
AĐHM, bu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle bağlantılı olduğunu, bu nedenle benzer  
biçimde kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini kaydeder.  
AĐHM, 6/1 maddenin herkese mahkemelerde medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili  
her türlü talepte bulunma hakkı sağladığını; maddenin bu şekilde “dava hakkı”nı da  
kapsağını, hukuk mahkemelerinde dava açma imkanı sağlayan mahkemeye erişim hakkının  
da bunun bir parçası olduğunu yineler. Sözleşmeye taraf bir ülkenin adli sisteminin nihai ve  
zorunlu bir yargı kararının taraflardan birinin hilafına yerine getirilmemesine göz yumması  
halinde AĐHS’nin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı aldatıcı  
olacaktır. 6/1 maddenin davacılara tanınan yargısal teminatları – adil yargılanma, duruşma  
yapılması ve davanın makul sürede görülmesi -, güvence altına alırken, yargı kararlarının icra  
edilmesini güvence altına almadığını düşünmek mümkün değildir. 6. maddeyi yalnızca  
mahkemeye erişim ve davaların işleyişiyle ilişkili olduğu biçimde yorumlamak, Sözleşmeye  
Taraf Devletlerin AĐHS’yi kabul ettiklerinde gözetmeyi taahhüt ettikleri hukukun üstünlüğü  
ilkesiyle bağdaşmayacak durumlara mahal verirdi. Bu nedenle, bir mahkeme kararının  
uygulanması, 6. maddenin amaçları doğrultusunda “yargılamanın” bir parçası olarak  
değerlendirilmelidir (bkz. Hornsby - Yunanistan).  
Bir devlet borcunu ödememek için kaynak yetersizliğini mazeret olarak sunamaz. Bir  
kararın icrasında yaşanan gecikme belirli koşullarda mazur kabul edilebilirse de bu  
gecikmenin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan bir hakkın özüne halel getirmemesi gerekir  
(bkz. Immobiliare Saffi - Đtalya [BD], 22774/93). Mevcut davada Şölen Belediyesi’nin  
yaşadığı iddia edilen mali zorluklardan ötürü başvuranların lehlerine sonuçlanan bir davanın  
sonucundan yararlanmaları engellenmemelidir.  
3
Oysa ki, yukarıda işaret edildiği üzere, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999 yılında  
aldığı karar hiçbir şekilde uygulanmamıştır.  
Yukarıda belirtilenler ışığında, AĐHM, makamların mevcut davada nihai yargı kararını  
uygulamak için alınması gereken önlemleri dokuz yıl boyunca almayarak 6/1 maddenin  
hükümlerini tüm olumlu etkilerinden yoksun bıraktıkları kanısına varır.  
Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi tüm başvuranlar bakımından ihlal edilmiştir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Başvuranlar maddi tazminat olarak aşağıdaki meblağları talep etmişlerdir. Bu meblağlar,  
başvuranların şikayetlerini AĐHM’ye sundukları 3 Temmuz 2008 tarihinde geçerli olan döviz  
kuru üzerinden Savunmacı Devlet’in ulusal para biriminden Euro’ya çevrilmiştir.  
Başvuranlara göre, bu meblağlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kendilerine  
ödenmesine hükmettiği meblağ, yasal faizi, ulusal mahkemelerde kendilerini temsil eden  
avukatlar için ödenen avukatlık ücreti ve ulusal mahkemelerde meydana gelen diğer  
masrafları kapsamaktadır. Meblağlar aşağıdaki gibidir:  
Mehmet Arat: 2.322 Euro (EUR)  
Hacı Atsız: 6.164 EUR  
Mehmet Atsız (Hakim oğlu): 13.589 EUR  
Edip Çelik: 11.161 EUR  
Ramazan Alaca: 10.474 EUR  
Erdal Güneş: 2.943 EUR  
Mehmet Atsız: 9.024 EUR  
Mehmet Can: 5.714 EUR  
Başvuranların her biri manevi tazminat olarak 50.000’er EUR talep etmişlerdir.  
Hükümet başvuranların talep ettiği meblağlara itiraz etmiş, taleplerin hiçbir kanıtla  
desteklenmediğini ve farazi hesaplamalara dayandırıldığını öne sürmüştür. Ayrıca manevi  
tazminat taleplerinin haddinden yüksek ve dayanaksız olduğunu belirtmiştir.  
AĐHM, AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlalinin tespit edilmesi  
çerçevesinde, başvuranların maddi tazminat hakkı bulunduğu kanısındadır. Başvuranların  
şikayetinin Şölen Belediyesi’nin kendilerine borçlu olduğu meblağı ödememesinden  
kaynaklandığı düşünüldüğünde, AĐHM, Hükümet’in, ödenmemiş bu borcu, iç hukuka göre  
geç ödenen borçlara uygulanan faizle beraber ödemesinin, başvuranların maddi tazminat  
taleplerini tatmin edeceği sonucuna varır.  
4
Ulusal mahkeme kararının uygulanmadığı geniş zaman dilimi nedeniyle AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlal edildiği tespiti göz önüne alındığında, AĐHM, başvuranların maruz kaldıkları  
zararın yalnızca ihlalin tespit edilmesiyle yeterince telafi edilemeyeceği kanısına varır.  
AĐHM, davanın koşulları ile içtihadını göz önünde bulundurarak (bkz. Demirhan ve Diğerleri;  
Aygün ve Diğerleri - Türkiye, 5325/02, 5353/02 ve 27608/02; Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri -  
Türkiye, 74069/01, 74703/01, 76380/01, 16809/02, 25710/02, 25714/02 ve 30383/02)  
başvuranların her birine 5000’er EUR manevi tazminat ödenmesine hükmeder.  
B. Yargılama gideri  
Sekiz başvurandan her biri AĐHM önünde meydana gelen yargılama gideri için 2.934’er  
EUR talep etmişlerdir. Başvuranlar taleplerini desteklemek için kendileri ve avukatları  
tarafından imzalanmış harç anlaşmasını sunmuşlardır.  
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.  
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı  
ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM, sahip olduğu  
bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ışığında, başvuranların her birine, tüm başlıklar  
altındaki masrafları kapsayacak biçimde 500’er EUR tazminat ödenmesinin makul olduğu  
sonucuna varmıştır.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına  
üç puanlık bir artışın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiştir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Başvuruları birleştirmeye;  
2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;  
3. AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
5. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kendilerine ödenmesine hükmettiği  
meblağın, ulusal hukukta geçerli olan yasal gecikme faiziyle beraber Savunmacı Hükümet  
tarafından başvuranlara ödenmesine; ayrıca aynı süre içinde Savunmacı Hükümet’in  
başvuranlardan her birine izleyen meblağları, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru  
üzerinden Savunmacı Hükümet’in ulusal para birimine çevrilmek üzere ödemesine;  
(i) uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 5.000 EUR (beş bin Euro) manevi  
tazminat ve  
5
(ii) uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 500 EUR (beş yüz Euro) yargılama  
gideri  
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına  
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı  
oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;  
6. Başvuranların adil tatmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine  
KARAR VERMĐŞTĐR.  
Đşbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. fıkraları uyarınca 13 Ocak 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
Sally Dollé  
Zabıt Katibi  
Françoise Tulkens  
Başkan  
6