AĐHM, icraya konulabilirliği yeterince ispat edildiği takdirde bir “alacağın” Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde bir “mülk” teşkil edebileceğini yinelemektedir (bkz.
Stran Greek Refineries ve Stratis Andreadis - Yunanistan).
Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999 yılında aldığı karar başvuranlara icra
edilebilir bir alacak sağlamış, başvuranlar 1999 ve 2000 yıllarında icra takibi başlatmışlardır.
Başvuranların lehlerinde olan sözkonusu kararları uygulatma imkânlarının bulunmaması, 1
no’lu Protokolün 1. maddesinin ilk paragrafının birinci cümlesinde belirtilen mülkiyet
dokunulmazlığı hakkına bir müdahale teşkil etmiştir.
Ulusal makamlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayarak
başvuranların hakkı olan paraları almalarını engellemişlerdir. Hükümet bu müdahale için
hiçbir gerekçe sunmamış, AĐHM ise kaynak yetersizliğinin böylesi bir ihmali haklı
çıkaramayacağı kanısına varmıştır (bkz. mutatis mutandis, Ambruosi - Đtalya, 31227/96).
Dolayısıyla AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin tüm başvuranlara ilişkin
olarak ihlal edildiği anlaşılmıştır.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Başvuranlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarının uygulanmamasının
AĐHS’nin 6/1 maddesini de ihlal ettiğinden şikayetçi olmuştur.
Hükümet bu sava itiraz etmiştir.
AĐHM, bu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle bağlantılı olduğunu, bu nedenle benzer
biçimde kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini kaydeder.
AĐHM, 6/1 maddenin herkese mahkemelerde medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili
her türlü talepte bulunma hakkı sağladığını; maddenin bu şekilde “dava hakkı”nı da
kapsadığını, hukuk mahkemelerinde dava açma imkanı sağlayan mahkemeye erişim hakkının
da bunun bir parçası olduğunu yineler. Sözleşmeye taraf bir ülkenin adli sisteminin nihai ve
zorunlu bir yargı kararının taraflardan birinin hilafına yerine getirilmemesine göz yumması
halinde AĐHS’nin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı aldatıcı
olacaktır. 6/1 maddenin davacılara tanınan yargısal teminatları – adil yargılanma, duruşma
yapılması ve davanın makul sürede görülmesi -, güvence altına alırken, yargı kararlarının icra
edilmesini güvence altına almadığını düşünmek mümkün değildir. 6. maddeyi yalnızca
mahkemeye erişim ve davaların işleyişiyle ilişkili olduğu biçimde yorumlamak, Sözleşmeye
Taraf Devletlerin AĐHS’yi kabul ettiklerinde gözetmeyi taahhüt ettikleri hukukun üstünlüğü
ilkesiyle bağdaşmayacak durumlara mahal verirdi. Bu nedenle, bir mahkeme kararının
uygulanması, 6. maddenin amaçları doğrultusunda “yargılamanın” bir parçası olarak
değerlendirilmelidir (bkz. Hornsby - Yunanistan).
Bir devlet borcunu ödememek için kaynak yetersizliğini mazeret olarak sunamaz. Bir
kararın icrasında yaşanan gecikme belirli koşullarda mazur kabul edilebilirse de bu
gecikmenin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan bir hakkın özüne halel getirmemesi gerekir
(bkz. Immobiliare Saffi - Đtalya [BD], 22774/93). Mevcut davada Şölen Belediyesi’nin
yaşadığı iddia edilen mali zorluklardan ötürü başvuranların lehlerine sonuçlanan bir davanın
sonucundan yararlanmaları engellenmemelidir.
3