CONSEIL  
DE L’EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
ARIKAN -TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:14071/04)  
İşbu metin AİHM İç Tüzüğünün 81. maddesi uyarınca 4 Mart 2010 tarihinde düzeltilmiştir.  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
1 Aralık 2009  
İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (14071/04) no’lu davanın nedeni, 1966 doğumlu  
(T.C. vatandaşı) Hacer Arıkan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 9 Şubat  
2004 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin  
(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.  
Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından G. Tuncer tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOŞULLARI  
29 Eylül 1992 tarihinde, yasadışı örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile başvuran, İstanbul’da  
yakalanmış ve gözaltına alınmıştır.  
12 Ekim 1992 tarihinde, başvuran, Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimi tarafından  
tutuklanmıştır.  
8 Ocak 1993 tarihli bir iddianame ile savcı, başvuran ve diğer on yedi sanığın çok sayıda  
terörist saldırılarla Devlet’in Anayasal düzenine yönelik saldırıda bulunmaktan  
mahkumiyetini talep etmiştir. Diğer davalar sözkonusu dava ile birleştirilmiştir.  
2 Temmuz 2001 tarihinde, sağlık nedenleriyle başvuran serbest bırakılmıştır.  
2004 yılında, dava, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kaldırılması nedeniyle yetkili  
mahkeme olan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilmiştir.  
2 Mayıs 2005 tarihinde, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranı, müebbet hapis cezasına  
mahkum etmiştir.  
11 Temmuz 2006 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı bozmuştur. Dosya unsurlarına göre,  
dava halen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde derdesttir.  
HUKUK  
Başvuran, gözaltı sırasında avukat bulunmamasından ve kendisi hakkında yürütülen  
yargılamanın süresinden şikayetçi olmaktadır.  
Hükümet, başvuranın şikayetlerini hiçbir şekilde ulusal bir merci önünde dile getirmemesi  
nedeniyle başvurunun kabuledilemez olduğu kanaatindedir. Bilahare Hükümet, özellikle  
davanın karmaşık yapısını ileri sürerek, gözaltı sırasında avukat yardımı yapılmamasının  
yargılama üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını savunmaktadır.  
AİHM, dosya unsurlarına göre, başvuran hakkında yürütülen yargılamanın halen derdest  
olduğunu belirtmektedir. Sonuç olarak, AİHS’nin 6/3 c) maddesi kapsamında yapılan şikayet  
vaktinden önce yapılmıştır (Mehmet Koç-Türkiye, başvuru no: 36686/07, 26 Şubat 2008).  
Dolayısıyla, AİHM, AİHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca başvurunun  
sözkonusu kısmını kabuledilemez ilan etmektedir.  
Mevcut davaya AİHS’nin 6/1 maddesinin ilgili kısımları uygulanmaktadır.  
AİHM, Türk Hukuk düzeninin, yargılamanın hızlanması veya yargılama süresinden şikayetçi  
olmak için hiçbir yol sunmadığı tespitinde bulunduğunu hatırlatmaktadır (bkz, Tendik ve  
diğerleri-Türkiye, başvuru no: 23188/02, 22 Aralık 2005). Mevcut davada, AİHM, sözkonusu  
davada ulaştığı sonuçlardan sapmayı gerektirecek hiçbir unsur tespit edememektedir ve sonuç  
olarak Hükümet’in ön itirazını reddetmektedir. AİHS’nin 35. maddesi uyarınca başka hiçbir  
kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eden AİHM, sözkonusu şikayeti kabuledilebilir  
ilan etmektedir.  
Dikkate alınacak dönem, 29 Eylül 1992 tarihinde başlamıştır ve yargılama halihazırda  
derdesttir. Dolayısıyla sözkonusu dönem, iki dereceli yargıda, yaklaşık on yedi yıl bir ay  
sürmektedir.  
AİHM, müteaddit defalar, mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan çok sayıda dava  
incelemiş ve AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (bkz, Pélissier ve  
Sassi-Fransa, başvuru no: 25444/94). Takdirine sunulan unsurları değerlendirmesinin  
ardından, davanın belli bir karmaşıklığı olduğunu kabul eden AİHM, Hükümet’in mevcut  
davada başka bir sonuca ulaşmak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığı kanaatine  
varmaktadır. Sonuç olarak AİHM, mevcut davada, ihtilaflı yargılama süresinin uzun olduğu  
ve “makul süre” gerekliliğini karşılamadığı kanaatindedir. Dolayısıyla AİHS’nin 6/1 maddesi  
ihlal edilmiştir.  
AİHS’nin 41. maddesi ile ilgili olarak, başvuran, 60.000 Euro manevi tazminat ve 5.500 Euro  
yargılama masraf ve gideri talep etmektedir.  
Hükümet, AİHM’yi sözkonusu talepleri reddetmeye davet etmektedir.  
Yukarıda tespit edilen ihlal göz önüne alındığında başvuranın belli bir manevi zarara maruz  
kalması nedeniyle, AİHM, hakkaniyete uygun olarak, başvurana, 14.000 Euro ödenmesine  
hükmetmektedir.  
Yargılama masraf ve giderleri ile olarak, AİHM, başvuran tarafından, iletilen çalışma saatleri  
hesap dökümünü göz önüne almakta ve hakkaniyete uygun olarak, başvurana 1.000 Euro  
yargılama masraf ve gideri ödenmesine hükmetmektedir1 (İzzet Özcan-Türkiye, başvuru no:  
10324/05, 28 Temmuz 2009).  
AİHM, taraflar tarafından sunulan bilgilere göre, davanın halen ulusal mahkemeler önünde  
derdest olduğunu kaydetmektedir. Şayet sözkonusu durum halen devam etmekte ise, AİHM,  
tespit edilen ihlali gidermek için en uygun yolun, adaletin tecelli etmesi gerekliliğini göz  
önüne alarak mümkün olduğunca ivedi bir şekilde davanın sonlandırılması olacağı  
kanaatindedir (Yakışan-Türkiye, başvuru no: 11339/03, 6 Mart 2007).  
1 4 Mart 2010 tarihinde düzeltilmiştir. “AİHM, herhangi bir belge sunulmaması nedeniyle yargılama masraf ve  
giderlerine ilişkin talebi reddetmektedir” cümlesi sözkonusu hüküm ile değiştirilmiştir.  
 
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. AİHS’nin 6/3c) maddesi kapsamında yapılan şikayetin kabuledilemez olduğuna;  
2. Başvurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
3. AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AİHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, her türlü vergiden  
muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından başvurana 14.000 Euro (on dört bin Euro)  
manevi tazminat ve 1.000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve gideri 2 ödenmesine;  
b)sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından,  
Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit  
oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 01 Aralık 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.  
2 4 Mart 2010 tarihinde düzeltilmiştir. Hüküm kısmına izleyen bölüm eklenmiştir: “ve her türlü vergiden muaf  
tutularak 1.000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve gideri”