Eski 8. Bölüm (1)
“Türkiye Cumhuriyetinin Ülke bütünlüğü ve ulusun bölünmez birliğini
zedelemeye matuf yazılı ve sözlü propaganda, toplantı ve gösteriler, kullanılan
yöntem ve amacına bakılmaksızın yasaklanmıştır. Anılan türden fiillere katılan
şahısların 2 yıldan az olmamak üzere 5 yıla kadar ağır hapis cezasına ve 50 Milyon
ila 100 Milyon TL tutarında ağır para cezasına çarptırılmasına hükmolunur.”
B. Hükümet Tarafından Sunulan Emsal Ceza Davası
24. Hükümet, Ankara Devlet Güvenlik mahkemesine bağlı Cumhuriyet Savcısı
tarafından özellikle dini gerekçelerle halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmekten (Ceza
Kanunun 142312. maddesi) ya da Devletin bölünmez bütünlüğü aleyhine
propaganda yapmaktan sanık (3713 no’lu Kanunun 8. Bölümü- yukarıdaki 23.
paragrafa bakınız) şahsın aleyhine suçlamaların geri çekilmesine ilişkin kararlarının
bazı suretlerini temin etmiştir. Suçların neşir yoluyla işlendiği davaların
çoğunluğunda, Cumhuriyet Savcısının kararına yönelik sebeplerin takibatların
zaman aşımına uğraması, suç teşkil eden unsurlardan bazılarının tespit edilememesi
ya da yetersiz delil olması gibi hususları içermektedir. Diğer gerekçeler, yayınlanan
neşriyatların dağıtılmaması, yasadışı bir amacın olmadığı ya da suç işlenmediği ya
da sorumlu şahısların tespit edilememesi gibi hususları içermiştir.
Ayrıca Hükümet, yukarıda belirtilen suçlardan sanık davalıların suçlu
bulunmadığı emsal davalarında Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından verilen
birkaç kararı sunmuştur. Bu kararlar şunlardır: 1991/23, 75, 132, 177 ve 100;
1992/33, 62, 73, 89 ve 143; 1993/29, 30, 38, 39, 82, 94 ve 114; 1994/3, 6, 12, 14,
68, 108, 131, 141, 155, 171 ve 172; 1995/1, 25, 29, 37, 48, 64, 67, 84, 88, 92, 96,
101, 120, 124, 134 ve 135; 1996/2, 8, 18, 21, 34, 38, 42, 43, 49, 54, 73, 86, 91, 103,
119 ve 353; 1997/11, 19, 32, 33, 82, 89, 113, 118, 130, 140, 148, 152, 153, 154, 187,
191, 200 ve 606; 1998/6, 8, 50, 51, 56, 85 ve 162.
Kürt sorunu ile ilgili eserlerin yazarları aleyhine olan takibatlar açısından, bu
davalarda Devlet Güvenlik Mahkemeleri suç teşkil eden unsurlardan biri olan
“propaganda”nın yapılmadığı gerekçesine dayanarak ya da kullanılan kelimelerin
bilimsel, tarihi ve/veya tarafsız özelliklerini dikkate alarak bu kararları vermişlerdir.
KOMİSYON HUZURUNDA YAPILAN TAKİBAT