CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ATAOĞLU - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:77111/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
20 Ekim 2005  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
bazı ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (77111/01) bavuru no’lu davanın  
nedeni, bu ülke vatandaı Maruf Akdoğdu’nun (bavuran) 11 Haziran 2001 tarihinde Avrupa  
Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne (AĐHM) yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından H. Kaplan tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1964 doğumlu olup Đstanbul’da ikamet etmektedir.  
Đçileri Bakanlığı kontrolörü tarafından düzenlenen bir raporda, Đstanbul Esenyurt  
Belediyesi’nin muhasebesinde ve yönetiminde bir takım usulsüzlüklere yer verilmitir.  
10 Nisan 2001 tarihinde Đstanbul DGM, aynı mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın  
bavurusu üzerine, jandarmadan aralarında bavuranın da bulunduğu yirmi yedi kiinin ev ve  
iyerlerinin aranması ve gerçeği ortaya çıkaracak belgelere el konulmasını istemitir.  
Bavuran 11 Nisan 2001 tarihinde, yürütülen hazırlık soruturması çerçevesinde  
yakalanmı12 Nisan 2001 tarihinde ise jandarma tarafından sorguya çekilmitir.  
18 Nisan 2001 tarihinde hakim karısına çıkan bavuran hakkında, isnat edilen suçun  
niteliği ve delillerin durumu dikkate alınarak tutuklu yargılama kararı verilmitir.  
20 Nisan 2001’de bavuranın avukatı tarafından tutuklu yargılama kararına karı  
yapılan itiraz reddedilmitir.  
2 Temmuz 2001 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı tarafından aralarında bavuranın da  
bulunduğu kırk iki kii, çıkar amaçlı suç örgütü oluturmak, bu örgüte üye olmak ve yardım  
etmek, kamu ihalelerinde adam kayırmak, komisyon almak ve yazılı belgelerde sahtekarlık  
yapmakla suçlanmıtır.  
20 Temmuz 2001 tarihinde Đstanbul DGM, hakkındaki suçlamalar ile delillerin  
durumunu dikkate alarak bavuranın tutukluluk halinin devamına karar vermitir.  
17 Ağustos ve 25 Ekim 2001 tarihlerinde bavuranın avukatı müvekkilinin serbest  
bırakılmasını talep etmitir.  
Dava halen ulusal mahkemelerce görülmektedir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĐHS’NĐN 5§3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran AĐHS’nin 5§3. maddesini hatırlatarak, hemen bir hakim ya da yasayla  
yetkili kılınmıdiğer bir görevli önüne çıkarılmadığından ve makul bir süre içerisinde  
yargılanmadığından ikayetçi olmaktadır.  
2
A. Gözaltı süresi  
1. Kabuledilebilirlik hakkında  
Hükümet AĐHM’den gözaltı süresine ilikin ikayeti, iç hukuk yollarının tüketilmediği  
gerekçesiyle reddetmesini talep etmektedir. Hükümet’e göre bavuran CMUK’un 128§4.  
maddesine dayanarak serbest bırakılması için bavuruda bulunmalıydı.  
AĐHM daha önceden benzer bir itirazı Öcalan-Türkiye kararında ([GC], no: 46221/99,  
12 Mayıs 2005) reddetmiolduğunu hatırlatır. AĐMH bu kararında, CMUK’un 128§4.  
maddesi gereğince ulusal yargıç tarafından gözaltının yasallığı konusunda yapılan  
incelemenin, AĐHS’nin 5§4. maddesinin gerektirdiklerine uygun olmadığına hükmetmitir.  
AĐHM bu kararından ayrılmasını gerektirecek hiçbir neden bulamamıtır.  
Ayrıca bavuran hakkında yapılan suçlamalar belli ölçüde ağır suçlamalar niteliği  
taımaktadır ve gözaltı süresi de ulusal yasalara uygundur. Bu koullarda AĐHM, bu hususta  
hakim önünde yapılacak bir itirazın, serbest bırakılmayla sonuçlanmaktan uzak olduğu  
kanaatine varmıtır (bkz., Öcalan kararı, § 70).  
Dolayısıyla AĐHM Hükümet’in itirazını reddetmitir. Mahkeme bu ikayetin  
AĐHS’nin 35§3. maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve baka hiçbir  
kabuledilemezlik gerekçesiyle karılaılmadığını saptamıtır. Sonuç olarak ikayet  
kabuledilebilir bulunmutur.  
2. Esas hakkında  
Hükümet bavuranın gözaltı süresinin olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte  
olan ulusal yasarla uygun olduğunu belirtmektedir. Hükümet ayrıca 17 Ekim 2001 tarihinde  
yapılan Anayasa değiikliğinden bu yana gözaltı süresinin hiçbir durumda dört günü  
amadığını eklemektedir.  
AĐHM bavuranın gözaltı süresinin 11 Nisan 2001 tarihinde yakalanmasıyla balayıp,  
18 Nisan 2001 tarihinde hakim karısına çıkarılıp hakkında tutuklu yargılama karar  
vermesiyle sona erdiğini, dolayısıyla yedi güne sürdüğünü kaydeder.  
AĐHM (Brogan ve diğerleri-Birleik Krallık, s. 33, §62) davasında, hakim karısına  
çıkarılmadan geçen dört gün altı saatlik gözaltı süresinin, toplumun bütününü terörizmden  
korumayı amaç edinse bile, AĐHS’nin 5§3. maddesinde belirlenen zaman sınırlarını ağı  
yönünde hüküm getirdiğini hatırlatır.  
Dolayısıyla AĐHM bavuranın hakim önüne çıkarılmadan önce yedi gün boyunca  
gözaltında tutulmasının gerekli olduğunun kabul edilemeyeceğine kanaat getirmitir.  
Sonuç olarak AĐHS’nin 5§3. maddesi ihlal edilmitir.  
B. Tutuklu yargılama süresi  
AĐHM bavuranın 18 Nisan 2001 tarihinde tutuklandığını kaydeder. Đstanbul DGM 20  
Temmuz 2001 tarihli durumada bavuranın tutuklu yargılanmasına karar vermi, bavuranın  
avukatı ise 17 Ağustos ve 25 Ekim 2001 tarihinde müvekkilinin serbest bırakılmasını talep  
3
etmitir. Fakat dosyada yer alan unsurlardan, bavurana bu tedbirin mi uygulandığı yoksa  
serbest mi bırakıldığı, serbest bırakıldıysa da bunun hangi tarihte gerçekletiği  
anlaılmamaktadır. Bu itibarla AĐHM bavuranın avukatından ilk kez 22 Ocak 2004 tarihinde  
bu konuya açıklık getirmesi istemifakat sözkonusu kii bu talebi yerine getirmemitir.  
Bavuranın avukatı, bavurusunun kabuledilebilirliği ve esası hakkında 7 Temmuz 2004  
tarihli görüü ile 13 Mayıs 2005 tarihli ek görüünde de bu konuda açıklama yapmamıtır.  
Bavuranın açıklama yapmaması ve ikayetini destekleyecek delil unsurları sunmamıꢀ  
olması nedeniyle bavuranın bu kısmının AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca  
açıkça dayanaktan yoksun bulunup reddedilmesi gerektiğine karar vermitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuran maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 50.000 (elli bin) Euro talep  
etmektedir.  
Hükümet bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında nedensellik bağı  
bulamadığından bu talebi reddetmitir. Diğer yandan AĐHM bavurana manevi tazminat  
olarak 2.000 (iki bin) Euro ödenmesine karar vermitir.  
B. Masraf ve Harcamalar  
Bavuran, AĐHM ve yerel mahkemeler nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar için  
10.000 (on bin) Euro tazminat talebinde bulunmaktadır. Bavuran bu harcama miktarını  
kanıtlayıcı hiçbir belge sunmamıtır.  
Hükümet bu iddiaya karı çıkmaktadır.  
AĐHM’nin bu konudaki içtihadına göre, bavuranlar ancak yaptıkları masraf ve  
harcamaların gerçekliğini, zorunluluğunu ve miktarının makul olduğunu ortaya koyduklarında  
sözkonusu masraf ve harcamalar geri ödenebilir. Bu durumda AĐHM, elindeki unsurları ve  
yukarıda belirtilen kriterleri gözönüne alarak, tüm masraflarla birlikte bavurana 500 (beꢀ  
yüz) Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmitir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun gözaltı süresine ilikin olarak kabuledilebilir olduğuna, geri kalanının ise  
kabuledilemez bulunduğuna;  
2. AĐHS’nin 5§3. maddesinin ihlal edildiğine;  
4
3. a) AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca, kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet  
tarafından bavurana, manevi tazminat olarak 2.000 (iki bin) Euro, masraf ve  
harcamalar için ise 500 (beyüz) Euro ödenmesine;  
(b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
6. Adil tazminata ilikin diğer taleplerin reddine;  
karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. fıkralarına uygun olarak 20 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5