USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 22487/05 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı
Naif Ateꢀsönmez’in (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 3 Haziran 2005
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”)
34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuran, 1947 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuran, müfettiꢀ olarak çalıꢀtığı kamu kurumunun özelleꢀtirilmesinin ardından, 19
Mart 1999 tarihinde Bağ-Kur’da yeni bir göreve atanmıꢀtır.
Baꢀvuran, söz konusu atama nedeniyle, 16 Nisan 1999 tarihinde Ankara Đdare
Mahkemesi’nde Baꢀbakanlık ve Bağ-Kur aleyhine dava açmıꢀtır.
2 Aralık 1999 tarihinde, idare mahkemesi, baꢀvuranın ilgili iç hukuka uygun olarak
atandığını gerekçe göstererek davanın reddine hükmetmiꢀtir.
Danıꢀtay, 14 Ekim 2003 tarihinde, idare mahkemesinin kararını onamıꢀ ve 1 ꢁubat
2006 tarihinde baꢀvuranın karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir.
HUKUK
Baꢀvuran, yargılamanın “makul süre” içerisinde sonuçlandırılmadığını iddia ederek
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur. Hükümet, bu iddiaya
itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, göz önünde bulundurulması gereken sürenin iki aꢀamalı yargıda altı yıl, dokuz
ay, on üç gün sürdüğünü ve bu sürenin yaklaꢀık altı aylık kısmında davanın Danıꢀtay önünde
derdest olduğunu gözlemlemektedir.
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM, söz konusu davadakine benzer sorunlar ortaya koyan davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (Frydlender / Fransa, no. 30979/96;
Karakullukçu / Türkiye, no. 49275/99). Elindeki belgelerin tamamını inceleyen AĐHM, söz
konusu davada farklı bir sonuca varması için Hükümet’in ikna edici herhangi bir delil veya
iddia ortaya koymadığı kanaatindedir. AĐHM, konuyla ilgili içtihadını göz önünde
bulundurarak, söz konusu davada yargılama süresinin çok uzun olduğuna ve “makul süre”
ꢀartının yerine getirilmediğine karar verir. Dolayısıyla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
2