COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ATESÖNMEZ – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 22487/05)  
KARAR  
STRAZBURG  
16 ubat 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 22487/05 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaı  
Naif Atesönmez’in (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 3 Haziran 2005  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleme’nin (“AĐHS”)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuran, 1947 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.  
Bavuran, müfettiolarak çalığı kamu kurumunun özelletirilmesinin ardından, 19  
Mart 1999 tarihinde Bağ-Kur’da yeni bir göreve atanmıtır.  
Bavuran, söz konusu atama nedeniyle, 16 Nisan 1999 tarihinde Ankara Đdare  
Mahkemesi’nde Babakanlık ve Bağ-Kur aleyhine dava açmıtır.  
2 Aralık 1999 tarihinde, idare mahkemesi, bavuranın ilgili iç hukuka uygun olarak  
atanğını gerekçe göstererek davanın reddine hükmetmitir.  
Danıtay, 14 Ekim 2003 tarihinde, idare mahkemesinin kararını onamıve 1 ubat  
2006 tarihinde bavuranın karar düzeltme talebini reddetmitir.  
HUKUK  
Bavuran, yargılamanın “makul süre” içerisinde sonuçlandırılmadığını iddia ederek  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği konusunda ikayetçi olmutur. Hükümet, bu iddiaya  
itiraz etmitir.  
AĐHM, göz önünde bulundurulması gereken sürenin iki aamalı yargıda altı yıl, dokuz  
ay, on üç gün sürdüğünü ve bu sürenin yaklaık altı aylık kısmında davanın Danıtay önünde  
derdest olduğunu gözlemlemektedir.  
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını  
kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ikayet kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM, söz konusu davadakine benzer sorunlar ortaya koyan davalarda sıklıkla  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini tespit etmitir (Frydlender / Fransa, no. 30979/96;  
Karakullukçu / Türkiye, no. 49275/99). Elindeki belgelerin tamamını inceleyen AĐHM, söz  
konusu davada farklı bir sonuca varması için Hükümet’in ikna edici herhangi bir delil veya  
iddia ortaya koymadığı kanaatindedir. AĐHM, konuyla ilgili içtihadını göz önünde  
bulundurarak, söz konusu davada yargılama süresinin çok uzun olduğuna ve “makul süre”  
artının yerine getirilmediğine karar verir. Dolayısıyla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
2
Bavuran, ayrıca, AĐHS’nin 6/1 ve 14. maddeleri uyarınca, iddialarının yerel  
mahkemeler tarafından gerektiği gibi yanıtlanmaması ve Danıtay’ın kararlarının gerekçesiz  
olması nedeniyle adil yargılanmadığı ve atamasının aile hayatına zarar verdiği ve ayrımcılık  
oluturduğu konusunda ikayetçi olmutur.  
Bununla birlikte, elindeki belgeleri göz önünde bulunduran AĐHM, söz konusu  
iddiaların AĐHS veya Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin herhangi bir ihlalini  
oluturmağı sonucuna varmıtır. AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları  
uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle söz konusu ikayetlerin  
kabuledilemez nitelikte olduğuna karar verir (Van de Hurk / Hollanda, A Serisi no. 288;  
Garcia Ruiz / Đspanya, no. 30544/96).  
Bavuran, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca herhangi bir adil tatmin talebinde  
bulunmamıtır. Dolayısıyla, AĐHM, bu balık altında herhangi bir ödeme yapılmamasına  
karar verir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Yargılama süresinin uzunluğuna ilikin ikayetin kabuledilebilir, bavurunun geri  
kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları gereğince 26 ubat 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
3