arasında ilk derece mahkemelerince alınan ve kırk sekiz saati aꢀan gözaltı süresinin
uzatılmasının iptal edildiği kararları örnek olarak saymaktadır.
AĐHM daha önce buna benzer bir sorunu incelediğini ve Hükümetin itirazını reddettiğini
hatırlatır (Bkz. örneğin, Öcalan-Türkiye kararı, no: 46221/99). Hiç kuꢀkusuz Hükümet sözü
edilen bu baꢀvuru yolunun etkili olduğunu gösterebilmek amacıyla birtakım hukuki karar
örneklerini sunmuꢀtur. Bununla birlikte, AĐHM bu kararların incelenmesinden ulusal hakimin
yapılan baꢀvuru hakkında yalnızca dosya üzerinden karar verdiğini ve gözaltında bulunan
sanığın dinlenmediğini tespit etmektedir (Bkz. Keklik vd.-Türkiye kararı, no: 77388/01, 3
Ekim 2006). Ayrıca bu baꢀvuru AĐHS’nin 5/3 maddesi anlamındaki yasal denetimi otomatik
olarak beraberinde getirmemektedir (Bkz. Aquilina-Malta kararı, no: 25642/94; Mckay-
Birleꢀik Krallık no: 543/03; Samoila ve Cionca-Romanya kararı no: 33065/03, 4 Mart 2008).
AĐHM mevcut baꢀvuruda daha önce almıꢀ olduğu bu kararından ayrılmasını gerektirecek bir
neden görememekte ve Hükümetin ön itirazını reddetmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esasa dair
AĐHM öncelikle dosyada yer alan belgelerden iki baꢀvuran Nadir Çamdeviren ve Önder
Yazır’ın yakalanma tarihlerine dair bir tutarsızlığın olduğunu not etmektedir. Buna karꢀılık
cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen ilk iddianamede üç baꢀvuranın da gözaltına alınma
tarihi aynı yani 1 Kasım 2001 olarak belirtilmiꢀtir. AĐHM nezdinde bu iddianame
baꢀvuranların yakalanma tarihi olarak muteber sayılmaktadır.
Buna göre baꢀvuranların gözaltına alınmaları 1 Kasım 2001 tarihinde baꢀlayıp cumhuriyet
savcısı karꢀısına çıkarıldıkları 9 Kasım 2001 tarihinde sona ermektedir. Sözü edilen dönem
yaklaꢀık sekiz gündür. AĐHM daha önceki kararlarda adli denetim olmaksızın dört gün altı
saat süren gözaltı süresinin AĐHS’nin 5/3 maddesi bağlamındaki zaman kısıtlamalarının
dıꢀına çıktığı sonucuna vardığını hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Brogan vd. kararı ve Sar
vd.-Türkiye kararı, no: 74347/01, 5 Aralık 2006).
Mevcut baꢀvuruda baꢀvuranlar «hemen» bir hakim veya yasayla yetkilendirilmiꢀ adli bir
makam önüne çıkarılmamıꢀlardır.
Bu nedenle AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 8. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar avukatlarının cezaevine giriꢀinde üzerinin aranması nedeniyle AĐHS’nin 8.
maddesinin ihlal edildiğinden ꢀikayetçi olmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranların AĐHS ile güvence altına alınan haklarının ne ꢀekilde ihlal edilmiꢀ
olabileceği konusuna bir açıklık getirmediklerini tespit etmektedir. Sözkonusu ꢀikayetin
gerekçelendirilmemiꢀ olması karꢀısında, AĐHM, sözkonusu hükmün görünür bir ihlalini tespit
edememekte ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı gereğince ꢀikayeti dayanaktan yoksun
bulmaktadır. Bu ꢀikayet AĐHS’nin 35/4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
3