yakalanmasına iliꢀkin yasal ve fiili gerekçeler anlatılmalıdır. Bu bilgi, kiꢀiye derhal
iletilmelidir ancak yakalama eylemini gerçekleꢀtiren memurun bilgiyi, yakalamanın
gerçekleꢀtirilme anında bütünüyle nakletmesi zorunlu değildir (bkz. Fox, Campbell ve
Hartley/Đngiltere, 30 Ağustos 1990, 40. paragraf, A Serisi no. 182, ve H.B./Đsviçre, no.
26899/95, 47. paragraf, 5 Nisan 2001).
Mevcut davada baꢀvuranlar, 31 Mayıs 1999’da yakalanmıꢀlar ve aynı gün polis
tarafından gözaltına alınarak 9 Haziran 1999’da Cumhuriyet Savcısı ve hakim karꢀısına
çıkarılana dek gözaltında tutulmuꢀlardır. AĐHM, baꢀvuruyu tebliğ ederken Hükümet’i
baꢀvuranlara, yakalanma nedenlerinin ivedilikle bildirildiği hususunda yazılı deliller sunmaya
davet etmiꢀtir. Hükümet cevabında, baꢀvuranların imzaladığı ancak AĐHM’nin gözlemlediği
kadarıyla herhangi bir nedenden söz edilmeyen yakalama tutanaklarına atıfta bulunmuꢀtur.
Tutanaklardan yalnızca Attı’nın, polis memurlarının “durumundan ꢀüphe etmeleri” nedeniyle
yakalandığı kaydedilmiꢀtir. Tedik ise “soruꢀturma kapsamında” yakalanmıꢀtır.
AĐHM, Hükümet’in Tedik’in yakalandığı evde ele geçirilen “materyallere” atıfta
bulunması hususunda, sözkonusu “materyallerin” Tedik’in suçlu bulunmasına ve mahkum
edilmesine yol açan suçla ilgisi bulunmayan kitaplardan ve dergilerden meydana geldiğini
kaydeder. Her halükarda, AĐHM sözkonusu kitapların ve dergilerin Tedik’in yakalandığı evde
ele geçirilmesinin, kendisine yakalanmasının “baꢀlıca yasal ve fiili gerekçelerinin”
bildirilmesi olarak kabul edilemeyeceği kanaatindedir (bkz., inter alia, Fox, Campbell ve
Hartley, 40. paragraf).
Bu nedenle AĐHM, dava dosyasında baꢀvuranların, 4 Haziran 1999’da çeꢀitli yerlere
götürülüp bu yerlerde polis memurları tarafından sorgulanana kadar yakalanmalarına iliꢀkin
nedenlerden haberdar edildiklerini gösteren delillerin mevcut olmamasına dikkat çeker.
AĐHM, baꢀvuranların sözkonusu yerlere götürülmelerinin ardından alınan ifadelerinin
içeriklerinin, neden yakalandıklarını anlamalarını sağlayabileceğini kabul etmektedir; ancak,
sözkonusu bilginin baꢀvuranlara, yakalanmalarından dört gün sonra bildirilmesi, ivedilik
olarak kabul edilemez.
AĐHM, yukarıda kaydedilenler ıꢀığında, AĐHS’nin 5/2 maddesinin ihlal edildiği
sonucuna varır.
2. AĐHS’nin 5/3 maddesi bağlamındaki ꢀikayetler
Baꢀvuranlar, bir hakim ya da kanunla yargı gücünü kullanmaya yetkili kılınan bir
görevli önüne çıkarılmaksızın on gün boyunca polis tarafından gözaltında tutulduklarını iddia
etmiꢀlerdir.
Hükümet, baꢀvuranların polis gözetiminde tutulma sürelerinin, sözkonusu tarihte
yürürlükte olan yasalara uygun olduğunu ileri sürmüꢀtür.
AĐHM, baꢀvuranların polis tarafından dokuz gün gözaltında tutulduklarını kaydeder.
Brogan ve Diğerleri/Đngiltere (29 Kasım 1988, 62. paragraf, A Serisi no. 145-B) davasında
yargı denetimi olmaksızın dört gün altı saat süren polis gözetiminin, toplumu bütün olarak
terörizme karꢀı koruma amacını gütmesine rağmen, AĐHS’nin 5/3 maddesi bağlamındaki
değiꢀmez süre kısıtlamalarına uygun olmadığı sonucuna vardığını hatırlatır.