Başvuranlar bu konuya özel bir yorumda bulunmamışlardır.
AİHM, devlet güvenlik mahkemeleri üyesi askeri hakimlerin statülerinin bazı
yönlerinin yönetimden bağımsızlıklarını şüpheli kıldığı sonucuna sıklıkla varmaktadır (bkz.,
Incal – Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar; Çıraklar – Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar).
AİHM, aynı zamanda, yukarıda anılan Öcalan – Türkiye kararında, askeri hakimin, ilgili cezai
yargılamada geçerli olmaya devam eden ara kararlardan bir veya birden fazlasına katılması
halinde, söz konusu yargılama zarfında karar verilmeden önce askeri hakimin sivil hakim ile
değiştirilmesinin başvuranın mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin endişesini
gidermediği, bunun istisnasının DGM’de bilahare devam eden dava sürecinin bu endişeleri
yeterince ortadan kaldıracak şekilde gerçekleşmesi olduğu kararını vermiştir.
Somut davada, AİHM, anayasal değişikliği müteakip, askeri hakimin sivil hakim ile
değiştirildiğini ve Aydoğan ile Özen’in yeni oluşturulmuş DGM tarafından mahkum
edildiğini kaydetmiştir. Ancak, başvuranların yargılamasının iki yılı aşkın bir süreyle üç sivil
hakimden oluşan İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde devam etmesine rağmen,
askeri hakimin değiştirilmesinin mahkemenin oluşumundaki kusuru gidermediğini
gözlemlemiştir. Bilhassa, Hükümet’in sunduğu duruşma tutanağından, başvuranlar
hakkındaki adli takibatın bütününün, askeri hakimin değiştirilmesi öncesinde zaten temin
edilmiş olan ve mahkemenin daha sonradan mahkumiyet kararını dayandırdığı tanık
ifadelerini içeren bilgilere dayandığı anlaşılmaktadır. Esasında, AİHM, askeri hakim sivil
hakim ile değiştirildikten sonra başvuranların nihai savunma görüşleri haricinde, önem taşıyan
başka hiçbir ifadenin veya delilin dava dosyasına alınmadığını ve üç sivil hakimden oluştuğu
dönemde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin davanın esasına ilişkin bir karar
vermediğini değerlendirmiştir. Özetle, özellikle başvuranların savunma haklarına ilişkin
olarak önemli ara kararların alındığı yargılamanın büyük kısmı, askeri hakimin devlet
güvenlik mahkemesinden alınmasından önce gerçekleşmiş ve askeri hakim sivil hakim ile
değiştirildikten sonra bu işlemlerin hiçbiri yenilenmemiştir.
Bu koşullarda, AHM, askeri hakimin değiştirilmesi öncesinde gerçekleşen adli
muamelelerin önemini göz önünde bulundurarak, askeri hakimin değişmesinin, Aydoğan ve
Özen’in mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki haklı endişelerini
gidermediğini değerlendirmiştir (bkz., Hıdır Kaya – Türkiye, no. 2624/02, 9 Ocak 2007; karşıt
olarak, Kabasakal ve Atar – Türkiye, no. 70084/01 ve no. 70085/01, 19 Eylül 2006).
Dolayısıyla, AİHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
2. Yargılamanın hakkaniyete uygunluğu
Dava olaylarını, tarafların görüşlerini ve 6. maddenin ihlali tespitini göz önünde
bulunduran AİHM, AİHS’nin 6. maddesi uyarınca ortaya konana temel hukuki sorunu ele
aldığını değerlendirmiştir. Dolayısıyla, Aydoğan ve Özen’in bu hüküm uyarınca olan diğer
şikayetlerine ilişkin ayrı bir karar vermenin gerekli olmadığı kararına varmıştır (bkz., örneğin,
Benli – Türkiye, no. 65715/01, 20 Şubat 2007; Getiren – Türkiye, no. 10301/03, 22 Temmuz
2008; Junkhe – Türkiye, no. 52515/99, 13 Mayıs 2008).
II. İDDİA EDİLEN DİĞER AİHS İHLALLERİ
4