boyunca yirmi duruꢀma yapılmıꢀ ve yedi tanık dinlenmiꢀtir. AĐHM, 15 Mayıs-24 Temmuz
2002 tarihleri arasında, mahkemenin 4616 No.lu Kanun’un iptal edilen 1/4 maddesinin yerine
geçecek olan kanun maddesinin yürürlüğe girmesini beklediğini kaydeder. AĐHM, yargılama
sırasında bu tür gecikmelerin en aza indirgenmesi gerektiği kanaatindedir. Bununla birlikte,
AĐHM, yargılamanın tamamının çok uzun sürmemesi durumunda, bu tür gecikmelerin
müsamaha edilebileceğini hatırlatır (Çaplık / Türkiye, no. 57019/00; Özsoy / Türkiye, no.
58397/00; Aydoğan ve Diğerleri / Türkiye, no. 41967/02; Karabulut / Türkiye, no. 56015/00;
Fehmi Koç / Türkiye, no. 71354/01).
AĐHM, yukarıda anlatılanlar ıꢀığında, toplamda dört yıl on ay süren yargılamanın
AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre ꢀartına aykırı olmadığı sonucuna varmıꢀtır.
Bu nedenle, AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca baꢀvurunun bu
kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar verir.
Yukarıda kaydedilen sonucu göz önüne alan AĐHM, baꢀvuranın AĐHS’nin 6/1 maddesi
kapsamındaki hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle, AĐHS'nin 13. maddesi bağlamında etkili
bir iç hukuk yolunun bulunmadığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğu kanaatindedir. Sonuç
olarak, AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca dayanaktan yoksun
olduğu gerekçesiyle baꢀvurunun bu kısmının reddedilmesi gerektiğine karar verir.
B. Avukat yardımı sağlanmadığı yönündeki ꢁikayete iliꢁkin olarak
Baꢀvuran, gözaltında tutulduğu sırada ve daha sonra kendisini sorgulayan Cumhuriyet
Savcısı ve hakim önünde avukat yardımından faydalandırılmadığı konusunda ꢀikayetçi
olmuꢀtur.
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını kaydeder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
Baꢀvuranın yargılamanın sonraki aꢀamalarında avukat yardımından faydalandığını göz
önüne alan Hükümet, ceza kovuꢀturmasının ilk aꢀamalarında avukat yardımı
sağlanmamasının baꢀvuranın savunma hakkını etkilemediğini iddia etmiꢀtir.
AĐHM, aynı ꢀikayeti Salduz / Türkiye davasında incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesi
ile bağlantılı olarak 6/3 (c) maddesinin ihlalini tespit ettiğini gözlemlemektedir. AĐHM, adı
geçen kararda, avukata eriꢀim hakkına getirilen kısıtlamanın sistematik olduğunu ve yaꢀı kaç
olursa olsun söz konusu zamanda Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yetki alanına giren bir
suçla ilgili olarak gözaltına alınan herkese uygulandığını belirtmiꢀtir.
AĐHM, söz konusu davayı incelemiꢀ ve bu davada adı geçen Salduz kararında yapmıꢀ
olduğu tespitlerden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koꢀul bulunmadığı sonucuna
varmıꢀtır.
Dolayısıyla, söz konusu davada, AĐHS’nin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3(c)
maddesi ihlal edilmiꢀtir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Baꢁsavcısı’nın yazılı görüꢁünün baꢁvurana tebliğ edilmediği
yönündeki ꢁikayete iliꢁkin olarak
4