Mahkeme, önceki davalarda Hükümet’in benzer iddialarını incelemiꢀ ve reddetmiꢀ
olduğunu kaydetmektedir. AĐHM, sözkonusu davada yukarıda kaydedilen sonuçlardan farklı
bir sonuca varmasına neden olacak özel bir durum görememektedir. Hükümet’in,
baꢀvuranların altı aylık süre kuralına uymadıklarını ileri sürmüꢀ olduğu cihetle Mahkeme, bir
baꢀvuranın tutukluluğu devam ederken AĐHM’ye benzer bir ꢀikayette bulunması halinde bu
baꢀvurunun süresini geçirdiği gerekçesiyle reddedilmeyeceğini hatırlatır. Bu davada
baꢀvuranlar AĐHM’ye 5. maddeye iliꢀkin ꢀikayette bulundukları sırada tutukluluk halleri
devam etmekteydi. Sonuç olarak Mahkeme, Hükümet’in bu baꢀlık altındaki itirazlarını
reddetmektedir.
Ayrıca Mahkeme, AĐHS’nin 35/3 maddesi çerçevesinde baꢀvurunun sözkonusu
kısmının dayanaktan yoksun olmadığını kaydetmektedir. Ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında
da kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını belirtmektedir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir
niteliktedir.
B. Esas
1. Tarafların görüꢀleri
Hükümet, suçun ciddiyetinin ve kamu çıkarı mevcudiyetinin, baꢀvuranların tutukluluk
halinin devamını haklı çıkardığını ileri sürmüꢀtür. Bu bağlamda, sanıkların kaçma veya
yeniden suç iꢀleme risklerini ortadan kaldırmanın hedeflenmiꢀ olduğunu ileri sürmüꢀtür.
Hükümet, tutukluluk halinin ilgili tarihte uygulanan kanunların öngördüğü gereklere uygun
olarak yetkili makam tarafından belirli aralıklarla gözden geçirildiğini belirtmiꢀtir. Ayrıca,
baꢀvuranların, mahkemenin gözaltı hallerinin devamına hükmettiği zamanlarda itiraz etme
haklarının bulunduğunu belirtmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, Hükümet’in iddialarına itiraz etmiꢀtir. Tutuklu yargılanmalarına iliꢀkin
karara değil, 5/3 madde bağlamındaki makul süre gereğini aꢀtığı halde tutukluluk hallerinin
devam etmesine itiraz etmiꢀlerdir. Bu hususta, aleyhlerindeki cezai takibat sırasında yapılan
delil toplama iꢀleminin, 1998 sonunda sona erdiğini ve bu nedenle, tutukluluk hallerinin,
sözkonusu tarihten sonra devam etmesinin, adaletin doğru olarak uygulanması ile ilgisi
bulunmadığını belirtmiꢀlerdir. Mahkemenin, cezai takibat süresince, baꢀvuranların talep
etmesi veya resen incelemesi arasında bir ayırım yapmadan, tutukluluk halinin uzatılmasında
aynı anlayıꢀla hareket ettiğini ileri sürmüꢀlerdir.
2. Mahkeme’nin değerlendirmesi
Mahkeme, 5/3 maddeye iliꢀkin kararlarında ortaya konan temel ilkeleri yinelemektedir
(bkz., Sevgin ve Đnce/Türkiye, no. 46262/99, paragraf 61, 20 Eylül 2005, Ilijkov/Bulgaristan,
no. 33977/96, paragraf 77, 26 Temmuz 2001, Labita/Đtalya [BD], no. 26772/95, paragraflar
152-153, AĐHM 2000-IV, Kułda/Polonya [BD], no. 30210/96, paragraf 110, AĐHM 2000-XI,
Smirnova/Rusya, nos. 46133/99 and 48183/99, paragraf 59, AĐHM 2003-IX (özetler)), ve
Letellier/Fransa, 26 Haziran 1991, A Serisi, no. 207, paragraf 43). Mevcut davayı bu ilkeler
ıꢀığında inceleyecektir.
Sözkonusu davada birinci baꢀvuranın tutukluluk hali, polis tarafından yakalanıp
gözaltına alındığı 5 Mayıs 1993’te baꢀlamıꢀ ve ilk derece mahkemesince mahkum edildiği 24
ꢁubat 2004’te sona ermiꢀ olup on yıl dokuz aydan fazla sürmüꢀtür. Diğer baꢀvuranların
tutukluluk halleri, yakalanmaları ile 10 ꢁubat 1994’te baꢀlamıꢀ ve ilk derece mahkemesinin,
4