CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
AYE GÖK vd. -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 60579/00)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
8 Nisan 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (60579/00) no’lu davanın nedeni (T.C.  
vatandaları) isimleri ekte belirtilen elli yedi kiinin (bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne 24 Temmuz 2000 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence  
altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu  
bavurudur.  
Bavuranlar, Ankara Barosu avukatlarından Đ.Akın tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
1950 yılında, Polatlı Kadastro efliği, Malıköy’de bulunan bir taınmazı, 29 parsel olarak  
yeniden düzenlemitir. 2.106.250 m2 yüzölçümündeki taınmaz, Ekim 1860’da Hacı Tahir ve  
Seyit Mehmet adına tapulanmıtır.  
Yeni kadastro planının yayımlanmasının ardından, M.T. 32 numaralı parsele yapılan  
düzenlemeye itiraz etmitir. Sözkonusu itirazın, bu parselin bulunduğu tapu kaydına  
yapılması gerekirken yanlılıkla, itiraz, 29 numaralı parselin kaydına ilenmitir.  
13 Ocak 1953 tarihinde, M.T.’nin itirazı yanlılıkla 29 nolu parsel sayfasına ilenmiolduğu  
için itirazı incelemek üzere, Polatlı Kadastro Mahkemesi’nde Hacı Tahir ve Seyit Mehmet’in  
mirasçıları hakkında hukuki bir süreç balamıtır.  
15 Nisan 1953 tarihli ilk duruma sırasında, Mahkeme, sözkonusu dönemde, sayısı 57 olan  
mirasçıların listesinin oluturulabilmesi için Resmi Gazete’de ve yerel basında ilan  
yayımlanmasına hükmetmitir.  
1954’te baka kiiler de, 30 hatta 40 yıldan beri ihtilaflı 29 parsel numaralı taınmaza zilyet  
olduklarını ileri sürerek davaya müdahil olmulardır. Bu kiiler, sözkonusu taınmazın  
tamamının veya bir kısmının adlarına tescil edilmesini talep etmilerdir.  
Mahkeme önünde yürütülen hukuki süreç, 1964 ve 1975 yılları arasında dondurulmutur.  
23 Ekim 1978 tarihinde, mahkeme, sözkonusu yerlerde inceleme yapılmasına karar vermiꢀ  
ancak bu incelemeler, hava muhalefetleri nedeniyle iptal edilmitir.  
23 Aralık 1983 ve 23 Aralık 1986 tarihleri arasıda, bir kısmı, Hacı Tahir ve Seyit Mehmet’in  
mirasçıları olduğunu bir kısmı da taınmazın bir parçası üzerinde intifa hakkı sahipleri  
olduklarını ileri süren yaklaık 120 kii davaya müdahil olma talebinde bulunmutur.  
Sözkonusu dava çerçevesinde, mahkeme, tarafların nüfus kayıtlarının, tapu kayıtlarının ve 29  
numaralı parsele komu olan tüm taınmazların kadastro planlarının incelenmesine ayrılan  
yaklaık yüz elli duruma gerçekletirmitir.  
2
Sözkonusu karardan itibaren “uygun gün olmaması”, “bilirkii çağrılmasına” bağlı  
güçlükler,“tarafların talebi üzerine sürenin uzatılması”, “hakim değiiklikleri”, “ekonomik,  
iklimsel ve araç yoksunluğu sorunları” nedeniyle yerinde inceleme yapılamaması, “yeni  
müdahil tarafların olması” ve “tapu kaydından talep edilen belgelerin gönderilmemesi” gibi  
faklı gerekçelerle birçok duruma ertelenmitir.  
5 Aralık 1994 tarihinde, yerinde incelemeye dair bir bilirkii raporu mahkemeye sunulmutur.  
28 Kasım 1996 tarihli duruma sırasında, Hazine, davaya müdahil olmutur.  
Sözkonusu tarihten itibaren ve 1997 tarihine kadar, davalı taraf durumalara katılmamıtır.  
5 ubat 1997 tarihinde, ihtilaflı taınmazın krokisi belirtilen bilirkii raporu mahkemeye  
sunulmutur. 25 Eylül 1997’de bir baka bilirkii raporu daha sunulmutur.  
20 Ekim 1997 tarihli bir karar ile mahkeme, ihtilaflı taınmazın Hazine’nin ve tüm süreç  
boyunca durumaya katılan bazı davacıların adına tescil edilmesine karar vermitir.  
Sözkonusu karar, Hacı Tayir ve Seyit Mehmet’in mirasçıları olarak bavuranlar Ali Akkaya,  
Gülhan Güler Türker, Erdoğan Đpek, Ali Đpek, Zeynep Takın Đpek, Güldane Esen Đpek, Elife  
Đpek, Pakize Yıldırım Yalçın, Habibe Balcı Yalçın, Nesibe Yalçın, Hayati Yalçın, Mustafa  
Yalçın ve Sıdıka Bilgiç Yalçın’ın da bulunduğu kırk yedi kii için geçerlidir.  
4 Mayıs 1999 tarihli bir karar ile Yargıtay, 20 Ekim 1997 tarihli kararı onamıtır.  
Davalı taraf tarafından yapılan karar düzeltme bavurusu Yargıtay tarafından 28 Nisan 2000  
tarihinde reddedilmitir.  
6 Ekim 2004 tarihinde, yukarıda adları belirtilen kırk yedi kiinin mirasçı sıfatlarına ilikin  
olarak bavuru yapılması üzerine AyaAsliye Hukuk Mahkemesi, Hacı Tahir ve Seyit  
Mehmet’in torunlarının listesini belirtmitir. Mirasçıların sayısı, ilk on üçünün Ek 1’de  
belirtilen bavuranların olduğu elli üç hak sahibi olarak belirlenmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
A. Hükümet’in ön itirazına ilikin olarak  
Hükümet, bavuranların, sayısına itiraz etmektedir. Hükümet’e göre, AĐHS uyarınca mağdur  
olunduğunu ileri sürmek için, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi önünde konu olan ulusal  
yargılamaya müdahil olmak gerekmektedir. 20 Ekim 1997 tarihli karara atıfta bulunarak,  
Hükümet’e göre, yalnızca isimleri sözkonusu kararda belirtilen ve ulusal mahkemelerce  
onaylanan bavuranlar, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi nezdinde mağdur sıfatında  
bulunduklarını ileri sürebilirler.  
Bavuran taraf, Hacı Tahir ve Seyit Mehmet’in mirasçılarının tespitinde bulunan AyaAsliye  
Hukuk Mahkemesi’nin 6 Ekim 2004 tarihli kararını AĐHM’ye sunmaktadır.  
AĐHM, bavuranların haklarının durumu hususunda bir anlamazlığın bulunduğunu tespit  
etmektedir. AĐHM, AyaAsliye Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen mirasçıların  
3
listesinin, mevcut bavuruda imzası bulunan bavuranların listesine tekabül ettiğini  
saptamaktadır. Bununla birlikte, bavuranlardan sadece 13’ünün tarafların arasında ihtilafa  
neden olan Polatlı Kadastro Mahkemesi’nin kararında sayıldığı görülmektedir. Sözkonusu  
kiiler, Ali Akkaya, Gülhan Güler Türker, Erdoğan Đpek, Ali Đpek, Zeynep Takın Đpek,  
Güldane Esen Đpek, Elife Đpek, Pakize Yıldırım Yalçın, Habibe Balcı Yalçın, Nesibe Yalçın,  
Hayati Yalçın, Mustafa Yalçın ve Sıdıka Bilgiç Yalçın’dır.  
AĐHM, 20 Ekim 1997 tarihli kararın, AĐHM önünde süresine itiraz edilen hukuki sürecin  
belirleyici ilemlerinin bir parçası olduğunu gözlemlemektedir. Bu bağlamda, 20 Ekim 1997  
tarihli kararın, kesin hüküm tekil etmesinin ardından, davalı sıfatıyla kararın girikısmında  
isimleri ayrıntılı bir biçimde aktarılan bavuranlara uygulanabileceğini belirtmek uygun  
olacaktır. Sonuç olarak AĐHM, Kadastro Mahkemesi’nin 20 Ekim 1997 tarihli kararında,  
hiçbir ekilde adları geçmeyen bavuranların AĐHM nezdinde mağdur sıfatında  
bulunduklarını ileri süremeyecekleri hususunda Hükümet ile hemfikirdir.  
Bavuranların sayısına ilikin olarak yapılan Hükümet’in ön itirazının kabuledilebilir nitelikte  
olduğu sonucuna ulaılmaktadır Bu durumda, sadece mahkeme kararında adıgeçen kiilerin  
AĐHS’nin 34. maddesi anlamında mağdur sıfatı olduğu değerlendirilmektedir. Sözkonusu  
bavuranlar, Ali Akkaya, Gülhan Güler Türker, Erdoğan Đpek, Ali Đpek, Zeynep Takın Đpek,  
Güldane Esen Đpek, Elife Đpek, Pakize Yıldırım Yalçın, Habibe Balcı Yalçın, Nesibe Yalçın,  
Hayati Yalçın, Mustafa Yalçın ve Sıdıka Bilgiç Yalçın’dır.  
Sonuç olarak AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca geri kalan  
bavuranların bavurusunu reddetmektedir.  
AĐHM, bu ekilde sınırlandırılan çerçevede baka açılardan hiçbir kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını kaydetmektedir. Bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
Bavuranlar, hukuki sürecin, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ön gördüğü ekliyle “makul süre”  
ilkesine riayet etmediğini ileri sürmektedirler. Bavuranlar, ayrıca Hazine’nin davaya müdahil  
olduğu hususunda kendilerine bilgi verilmemesinden de ikayetçilerdir.  
Hükümet, bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, ihtilaflı yargılamanın 15 Nisan 1953 tarihinde baladığını ve bavuranların karar  
düzeltme bavurularının reddedildiği 28 Nisan 2000 tarihinde sona erdiğini  
gözlemlemektedir. Bu bağlamda ise AĐHM’nin ratione temporis bakımından yetkisinin,  
Türkiye’nin kiisel bavuru hakkını tanıdığı tarih olan 28 Ocak 1987 tarihinden önceki  
dönemi kapsamadığı bir gerçektir. Sözkonusu tarihten itibaren ve 28 Nisan 2000 tarihine  
kadar, iki dereceli mahkemede on üç yıl üç ay geçmi, 1987’ye kadar ise zaten otuz dört  
yıllık bir süre geçmitir.  
AĐHM, yargılama sürecinin makul yapısının dava koullarını takiben ve mahkeme yerleik  
içtihatları, özellikle davanın karmaıklığı, bavuranın ve yetkili mercilerin tutumu ve ilgililer  
bakımından davanın önemi dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz.  
diğerleri arasından Frydlender-Fransa, bavuru no: 30979/96). Mevcut dava koullarında,  
bireysel bavuru hakkının Türkiye tarafından tanınmasından önceki dönemde davanın içinde  
4
bulunduğu durumu da göz önüne almak gerekmektedir (Cankoçak-Türkiye, bavuru no:  
25182/94 ve 26956/95, 20 ubat 2001).  
AĐHM, ne davanın karmaık yapısının ne de bavuranların tutumunun, yargılama süresine  
açıklık getirdiğini tespit etmektedir. AĐHM, her bir bireyin makul bir süre zarfında nihai  
sonuca ulamalarını sağlayabilmek için medeni hak ve yükümlülükleri güvence altına alacak  
ekilde kendi yargı sistemlerini düzenleme görevinin Sözlemeye taraf olan Devletlere  
ğünü vurgulamaktadır (sözü edilen Frydlender).  
AĐHM, daha önce birçok kez bavuranların davasına benzer sorunları ortaya koyan davaları  
incelemive AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulatır. Takdirine sunulan  
unsurların tamamını incelemesinin ardından AĐHM, bu davada farklı bir sonuca ulamak için  
Hükümet’in ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatindedir. Konuya ilikin içtihadını  
göz önüne alarak AĐHM, mevcut davada yargılama süresinin çok uzun olduğu ve “makul  
süre” ilkesine riayet etmediği kanaatindedir.  
Bu durumda, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
Yukarıda ulaılan sonuç göz önüne alındığında AĐHM, AĐHS’nin 6. maddesi kapsamında  
yapılan diğer ikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Maddi tazminat olarak bavuranlar, taınmazlarının satıdeğerinin %25’ni talep  
etmektedirler. Bavuranlar, bu değeri 15.324.381,63 Euro olarak belirlemektedirler. Manevi  
tazminat olarak ise bavuranların her biri 5.000 Euro talep etmektedir.  
Hükümet, bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığını  
gözlemlemektedir; bu nedenle AĐHM, tazminat talebinin bu kısmını reddetmektedir. Buna  
karın, AĐHM, “makul sürenin” ötesinde ihtilaflı yargılamanın uzaması nedeniyle  
bavuranların belli bir manevi zarara uğradıkları kanaatindedir. Hakkaniyete uygun olarak  
AĐHM, adı geçen on üç bavuranın her birine 7.200 Euro verilmesine kanaat getirmektedir  
(Arvanitaki-Roboti ve diğerleri-Yunanistan; bavuru no: 27278/03, 15 ubat 2008;  
Kakamoukas ve diğerleri- Yunanistan, 38311/02, 15 ubat 2008).  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuranlar, AĐHM’den, ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yapmıoldukları yargılama  
masraf ve giderlerinin dikkate alınmasını talep etmilerdir ancak bavuranlar, yapmıꢀ  
oldukları yargılama masraf ve giderlerini belgelendirmemilerdir.  
Hükümet, hiçbir belge olmadan masrafların geri ödenmesine karı çıkmaktadır.  
AĐHM içtihadına göre bir bavuran yapmıolduğu yargılama masraf ve giderlerinin geri  
ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve makul miktarda olduğu ortaya konulduğu sürece  
5
elde edebilir. Mevcut davada sahip olduğu unsurları ve yukarıda sözü edilen kriterleri göz  
önüne alarak AĐHM, yargılama masraf ve giderlerine dair yapılan talebi reddetmektedir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç  
puanlık bir artıeklenerek belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavuranların sayısına ilikin olarak yapılan Hükümet’in ön itirazının kabul  
edilmesine;  
2. Bavuranlar Ali Akkaya, Gülhan Güler Türker, Erdoğan Đpek, Ali Đpek, Zeynep  
Takın Đpek, Güldane Esen Đpek, Elife Đpek, Pakize Yıldırım Yalçın, Habibe Balcı  
Yalçın, Nesibe Yalçın, Hayati Yalçın, Mustafa Yalçın ve Sıdıka Bilgiç Yalçın’a ilikin  
bavurunun kabuledilebilir, diğer bavuranlara ilikin bavurunun kabuledilemez  
olduğuna;  
3. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz  
kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından bavuranlar  
Ali Akkaya, Gülhan Güler Türker, Erdoğan Đpek, Ali Đpek, Zeynep Takın Đpek,  
Güldane Esen Đpek, Elife Đpek, Pakize Yıldırım Yalçın, Habibe Balcı Yalçın, Nesibe  
Yalçın, Hayati Yalçın, Mustafa Yalçın ve Sıdıka Bilgiç Yalçın’ın her birine manevi  
tazminat olarak 7.200 Euro ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 8 Nisan 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
6
EK I  
Bavuranların listesi  
Mustafa Nemci Demirel, Halit Yılmaz Demirel ve Yalçın Demirel haricindeki isimleri ve  
doğum tarihleri aağıda belirtilen bavuranların tamamı Ankara’da ikamet etmektedir.  
1. Ali Akkaya, 1924 doğumlu  
2. Gülhan Güler Türker, 1929 doğumlu.  
3. Erdoğan Đpek, 1941 doğumlu.  
4. Ali Đpek, 1946 doğumlu.  
5. Zeynep Takın Đpek, 1948 doğumlu.  
6. Güldane Esen Đpek, 1950 doğumlu  
7. Elife Đpek, 1918 doğumlu.  
8. Pakize Yıldırım Yalçın, 1931 doğumlu.  
9. Habibe Balcı Yalçın, 1935 doğumlu.  
10. Nesibe Yalçın, 1937 doğumlu.  
11. Hayati Yalçın, 1942 doğumlu.  
12. Mustafa Yalçın, 1939 doğumlu.  
13. Sıdıka Bilgiç Yalçın,1945 doğumlu.  
14. Aye Gök, 1911 doğumlu.  
15. Hayriye Kurnaz, doğumlu 1931.  
16. Zekeriya Kurnaz, doğumlu 1969.  
17. Sıdıka Yüksel, doğumlu 1942.  
18. Aye Bostan Kurnaz, doğumlu 1947.  
19. Erol Kurnaz, doğumlu 1975.  
20. Fatma Kurnaz, doğumlu 1979.  
21. ahabettin Kurnaz, doğumlu 1982.  
22. Aye Kurnaz, doğumlu 1930.  
23. Mesut Kurnaz, doğumlu 1957.  
24. Hakkı Kurnaz, doğumlu 1947.  
25. Hayati Kurnaz, doğumlu 1965.  
26. Süleyman Kurnaz, doğumlu 1968.  
27. Gülsüm Kücükparlak Kurnaz doğumlu 1949.  
28. Elif Köse, doğumlu 1949.  
29. Hasan Aksu, doğumlu 1935.  
30. Ahmet Aksu, doğumlu 1940.  
31. Nezaket Köksal Aksu, doğumlu 1947.  
32. Hayriye Mavi Dalgıç, doğumlu 1961.  
33. Hayriye Uveyik Kartal, doğumlu 1969.  
34. Akkadın Semiz Kartal, doğumlu 1971.  
35. Fayik Kartal, doğumlu 1973.  
36. Fatih Kartal, doğumlu 1976.  
37. Rıza Özata, doğumlu 1916.  
38. aziye Aksu Özata, doğumlu 1929.  
39. Selvet Tanrısever, doğumlu 1956.  
40. Latife Semercioğlu, doğumlu 1946.  
41. aban Semercioğlu, doğumlu 1963.  
42. Fatma Gezer Semercioğlu, doğumlu 1969.  
43. Hayriye Kolukısa Semercioğlu, doğumlu 1972.  
7
44. Vural Semercioğlu, doğumlu 1942.  
45. Oya Semercioğlu, doğumlu 1958.  
46. Mustafa Necmi Demirel, doğumlu 1932, Đzmir’de ikamet etmekte.  
47. Halit Yılmaz Demirel, doğumlu 1959, Đzmir’de ikamet etmekte.  
48. Yalçın Demirel, doğumlu 1962, Đstanbul’da ikamet etmekte.  
49. Aye ükran Semerci, doğumlu 1939.  
50. Nurkan Semercin doğumlu 1965.  
51. Günseli Altunta, doğumlu 1971.  
52. Aysun Semerci, doğumlu 1977.  
53. Esin Köksal Semercioğlu, doğumlu 1940.  
54. Đnayet Gül, doğumlu 1947.  
55. Đbrahim Gül, doğumlu 1953.  
56. Emire Aslan, doğumlu 1959.  
57. Nurten Gülmez, doğumlu 1961.  
8