CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
AYTAvd. -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:6758/05)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
08 Aralık 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (6758/05) no’lu davanın nedeni isimleri ekte  
belirtilen on yedi Türk vatandaının (bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne  
8 ubat 2005 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin  
Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ  
olduğu bavurudur. Bavuranlar, Đstanbul Barosu avukatlarından A. T. Ocak tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
24 Nisan 2004 tarihinde, bavuranlar, yüksek öğretime ilikin bir yasa tasarını protesto etmek  
maksadıyla düzenlenen bir gösteriye katılmılardır. Polis tarafından düzenlenen tutanağa göre,  
saat 13.50’de bir öğrenci topluluğu Taksim meydanında slogan atmaya balamıtır. Polis,  
göstericileri protesto gösterisinin yasadıı olduğu ve slogan atmadan, pankart veya filama  
taımadan basın açıklaması yapabilecekleri hususunda uyarmıtır. Polis göstericilerden  
gösteriye son vermelerini ve dağılmalarını talep etmitir. Göstericilerin eylemlerine devam  
etmesi nedeniyle, polis, göstericileri dağıtmak için güç ve biber gazı kullanmıve Đstanbul  
Emniyet Müdürlüğü’nde kırk sekiz kii gözaltına alınmıtır. Saat 15.00’de olay ilgili tutanak  
düzenlenmitir. Bavuranlar, gözaltı sürecinin baında ve bitiminde sağlık muayenesinden  
geçirilmilerdir. 25 Nisan 2004 tarihinde, bavuranların, avukatlarının hazır bulunduğu  
Beyoğlu Savcılığı’nda ifadeleri alınmıve bavuranlar serbest bırakılmılardır.  
Beyoğlu Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 24 ve 25 Nisan 2004 tarihli sağlık raporları  
bavuranların vücutlarında igöremez raporu verilmesini gerektiren ekimoz ve sıyrıklar tespit  
etmitir: Gizem Aytave Erdinç Gök için bir gün igöremez raporu; Saygın Metin için iki gün  
igöremez raporu; Đsmail Doğa Karatepe, Rüya Kutulu, Kamil Dinçer Aslan, Haim Özgür  
Ersoy ve Emre Can Bülbül’e begün igöremez raporu; Serpil Ocak ve Özge Ozan’a dokuz  
gün igöremez raporu. Fatma Demirta, Onur Karaka, Avni Can Okur, Ufuk Pekta, Pınar  
Hocaoğulları, Mearl Çelik ve Hasan Çelik ile ilgili olarak düzenlenen sağlık raporlarında,  
sözkonusu kiilerin vücutlarında hiçbir darp ve cebir izine rastlanmamıtır.  
3 Mayıs 2004 tarihinde, Beyoğlu Savcılığı, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüleri  
Kanununu ihlal ettikleri gerekçesi ile bavuranlar hakkında ceza davası açmıtır.  
10 Mayıs 2004 tarihinde, Savcılık, bavuranları yakalayan güvenlik güçleri hakkında kötü  
muameleden cezai soruturma balatmıtır.  
17 Mayıs 2004 tarihinde, Savcılık, göstericileri dağıtmak amacıyla kullandıkları gücün 2911  
sayılı Kanunun 24. maddesine uygun olduğu gerekçesi ile polis memurları hakkında  
takipsizlik karar vermitir.  
2 Temmuz 2004 tarihinde, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi itiraz edilen takipsizlik kararını  
onamıtır. Sözkonusu karar bavuranlara, 11 Ağustos 2004 tarihinde tebliğ edilmitir.  
26 Ocak 2006 tarihinde, 2911 sayılı Kanunu çiğnemekten bavuranlar hakkında açılan ceza  
davası çerçevesinde bavuranlar beraat etmitir.  
2
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar, güç kullanılarak yakalandıkları sırada kötü muameleye maruz kaldıklarını iddia  
etmektedirler. Bavuranlar, AĐHS’nin 3. maddesine atıfta bulunmaktadırlar. Hükümet,  
tazminat elde etmek amacıyla sivil ve idare mahkemeleri önünde bavuranların dava  
açmamaları nedeniyle iç hukuk yolunun tüketilmediğini savunmaktadır.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
1. Bavuranlar, Fatma Demirta, Onur Karaka, Avni Can Okur, Ufuk Pekta, Pınar  
Hocaoğulları, Meral Çelik ve Hasan Çelik ile ilgili olarak  
AĐHM, her ne olursa olsun izleyen nedenlerden dolayı ikayetleri kabuledilemez olduğu  
gerekçesi ile AĐHS’nin 35/1 maddesi uyarınca bavuranların iç hukuk yollarını tüketip  
tüketmediklerini incelemeye gerek olmadığı kanaatindedir.  
Ayrıca AĐHM, Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınmadan önce, bavuranlar, Fatma  
Demirta, Onur Karaka, Avni Can Okur, Ufuk Pekta, Pınar Hocaoğulları, Meral Çelik ve  
Hasan Çelik’in adli bir tabip tarafından muayene edildiklerini ve adli tabibin bavuranların  
vücutlarında hiçbir darp ve cebir izine rastlamadığını kaydetmektedir. Bilahare, 25 Nisan  
2004 tarihli raporunda, adli tabip ilk rapor sonuçlarını onaylamıtır.  
Biber gazı kullanımı sorunu ile ilgili olarak, AĐHM, biber gazının bazı sıkıntılara yol  
açabileceğini kaydetmektedir; bununla birlikte, özellikle, biber gazının kullanılmasından  
sonra bavuranların dile getirdiği olumsuz etkileri gösteren hiçbir sağlık raporu AĐHM’ye  
sunulmamıtır (Oya Ataman-Türkiye, bavuru no: 74552/01).  
AĐHM, AĐHS’nin 3. maddesi kapsamına girmesi için, dile getirilen muamelelerin asgari bir  
ciddiyet seviyesinde olması gerektiğini, ancak sözkonusu asgari sınırın değerlendirilmesinin  
özü itibariyle göreceli olduğunu hatırlatmaktadır.  
Bavuranlar yakalandıkları sırada kötü muamelelere uğradıklarını iddia etmelerine rağmen,  
sözkonusu sonuçların AĐHS’nin 3. maddesi ile öngörülen ciddiyet sınırına ulağı sonucuna  
ulama imkanı sağlayan hiçbir kanıt unsuru sunmamılardır. Yakalandıklarının ertesi günü  
serbest bırakılan bavuranlar, baka bir doktor tarafından da muayene olma giriiminde  
bulunmamılardır (Kılıçgedik-Türkiye, bavuru no: 55982/00, 1 Haziran 2004). Sonuç olarak,  
AĐHS’nin 3. maddesine aykırı muamelelere ilikin iddialarını destekleyen hiçbir kanıt unsuru  
veya delil balangıcı bulunmamaktadır (Oya Ataman, Saya ve diğerleri-Türkiye, bavuru no:  
4327/02, 7 Ekim 2008, Karatepe ve diğerleri-Türkiye, bavuru numaraları: 33112/04,  
36110/04, 40190/04, 41469/04, 41471/04 ve 41551/98, 7 Nisan 2009).  
Fatma Demirta, Onur Karaka, Avni Can Okur, Ufuk Pekta, Pınar Hocaoğulları, Meral  
Çelik ve Hasan Çelik’i kapsayan sözkonusu ikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna  
ulaılmaktadır.  
3
2. Bavuranlar Gizem Ayta, Erdinç Gök, Saygın Metin, Đsmail Doğa Karatepe, Rüya  
Kurtulu, Kamil Dinçer Aslan, Haim Özgür Ersoy, Emre Can Bülbül, Serpil Ocak ve Özge  
Ozan ile ilgili olarak  
Hükümet tarafından sunulan kabuledilemezlik itirazına ilikin olarak, AĐHM, geçmite  
müteaddit defalar benzer itirazı inceleme fırsatı bulduğunu ve sözkonusu itirazı reddettiğini  
hatırlatmaktadır (bkz, diğerleri arasından, Karayiğit-Türkiye, bavuru no: 63181/00, 5 Ekim  
2004). AĐHM, ibu davada önce ulağı sonuçlardan sapmasını gerektirebilecek hiçbir neden  
görememektedir. AĐHM, Gizem Ayta, Erdinç Gök, Saygın Metin, Đsmail Doğa Karatepe,  
Rüya Kurtulu, Kamil Dinçer Aslan, Haim Özgür Ersoy, Emre Can Bülbül, Serpil Ocak ve  
Özge Ozan’ı kapsayan AĐHS’nin 3. maddesi kapsamında yapılan ikayetin, AĐHS’nin 35.  
maddesinin 3. paragrafı uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydetmektedir.  
Ayrıca AĐHM, kabuledilemezliğe ilikin hiçbir gerekçe tespit edememektedir. Dolayısıyla  
bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
AĐHM, bir kii özgürlüğünden yoksun bırakıldığında veya daha genel olarak, güvenlik güçleri  
ile karı karıya kaldığında, davranıı gerektirmedi halde kendisine karı fiziksel güç  
kullanılmasının insanlık onuruna yönelik bir müdahale olduğunu ve AĐHS’nin 3. maddesi ile  
güvence altına alınan hakka yönelik bir ihlal oluturduğunu hatırlatmaktadır (Labita-Đtalya,  
bavuru no: 26772/95 ve Kartal ve diğerleri-Türkiye, bavuru no: 29768/03, 16 Aralık 2008).  
Dolayısıyla sözkonusu yaraların nedeni hakkında makul bir izahat verme ve mağdurun  
özellikle tıbbi belgelere dayandırılmıiddiaları hakkında üphe uyandıracak olayları ortaya  
koyan kanıtları sunma görevi Hükümet’e dümektedir (Selmouni-Fransa, bavuru no:  
25803/94, Berktay-Türkiye, bavuru no: 22493/93, 1 Mart 2001 ve Aye Tepe – Türkiye,  
bavuru no: 29422/95, 22 Temmuz 2003).  
Đꢀbu davada, AĐHM, öncelikle, Hükümet’in gösteri yapan grubun manu militari gözaltına  
alındığına itiraz etmediğini tespit etmektedir. Bilahare AĐHM, sağlık raporlarında belirtilen  
yaraların nedenine kimsenin itiraz etmediğini belirtmektedir. Bu bağlamda Hükümet’e  
bavurulan gücün kaçınılmaz olduğu ve aırı olmadığını kanıtlama yükümlülüğü dümektedir  
(Balçık ve diğerleri – Türkiye, bavuru no: 25/02, 29 Kasım 2007).  
Mevcut davada, bavuranların yukarıda belirtikleri Adalet Bakanlığı’na bağlı adli tabip  
tarafından düzenlenen sağlık raporunda, bavuranların yaralarının 1 ila 9 gün arasında  
igöremez raporu verilmesine neden olduğu sonucuna ulaılmaktadır. Sözkonusu unsurlar göz  
önüne alındığında, AĐHM, yerleik içtihadı uyarınca, bavuranların maruz kaldığı fiziksel  
iddetin asgari ciddiyet seviyesini ağını kabul etmektedir (Nurgül Doğan-Türkiye, bavuru  
no: 72194/01, 8 Temmuz 2008 ve Karatepe ve diğerleri).  
AĐHM, Hükümet’in bavuranları yakalama koullarını ve kullanılan güç oranını tam olarak  
ortaya koymadığını tespit etmektedir. AĐHM, igöremez raporu verilmesini gerektiren  
bavuranların yaraları göz önüne alındığında, güvenlik güçleri tarafından kullanılan gücün  
orantısız olduğu kanaatindedir. Ayrıca AĐHM, bavuranların iddet gösterdikleri veya  
bavuranların ikayetçi oldukları güç kullanımına yol açtıkları iddiasına bulunulmadığını  
belirtmektedir.  
4
Savcılık tarafından açılan ceza davası ile ilgili olarak, AĐHM, bavuranlara uygulanan gücün  
oranını incelemeksizin savcılığın gösterilerde polisin müdahalesini öngören 2911 sayılı  
Kanunun 24. maddesine atıfta bulunmakla yetindiğini gözlemlemektedir.  
Bu itibarla, AĐHM, bavuranlar, Gizem Ayta, Erdinç Gök, Saygın Metin, Đsmail Doğa  
Karatepe, Rüya Kurtulu, Kamil Dinçer Aslan, Haim Özgür Ersoy, Emre Can Bülbül, Serpil  
Ocak ve Özge Ocak ile ilgili olarak AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna  
ulamaktadır.  
II. AĐHS’NĐN 5/3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
AĐHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunarak bavuranlar, gözaltı süresinden ikayetçi  
olmaktadır.  
AĐHM, öncelikle, bavuranların gözaltı sürelerinin 25 Nisan 2004 tarihinde sona erdiği halde  
bavurularını 8 ubat 2005 tarihinde sunduklarını gözlemlemektedir. Davanın incelemesinde,  
altı ay kuralının uygulanmamasını veya askıya alınmasını gerektirecek hiçbir özel koula  
rastlanmadığından, bavurunun sözkonusu kısmı gecikmeli olarak yapılmıtır ve AĐHS’nin  
35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.  
III. AĐHS’NĐN 11. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar, gösterilerinin polis tarafından engellenmesi ve gösteriye katılmalarından dolayı  
cezai soruturmaya tabi olmaları nedeniyle ifade ve toplanma özgürlüğü haklarının ihlalinden  
ikayetçidirler. Bavuranlar, AĐHS’nin 10. ve 11. maddelerine atıfta bulunmaktadırlar. AĐHM,  
sözkonusu ikayetlerin yalnızca AĐHS’nin 11. maddesi kapsamında incelenmesine karar  
vermektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM, bavuranların toplantı haklarına yönelik bir müdahalenin varlığına itiraz edilmediğini  
belirtmektedir. Sözkonusu müdahalenin, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüleri Kanunu  
ile yasal bir dayanağı bulunmaktaydı ve AĐHS’nin 11. maddesinin 2. paragrafı uyarınca yasa  
ile öngörülmekteydi. Dolayısıyla sözkonusu müdahalenin meru bir amaç izleyip  
izlemediğinin ve demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığının incelenmesi  
gerekmektedir.  
AĐHM, ihtilaflı tedbirin, AĐHS’nin 11. maddesinin 2. paragrafı uyarınca, düzenin korunması,  
bakalarının korunması, hiçbir güçlükle karılamadan halk içinde dolama hakkı gibi meru  
amaçlardan en az ikisini izlemesinin kabul edilebileceğine hükmetmektedir (sözü edilen Oya  
Ataman).  
Müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı ile ilgili olarak, AĐHM,  
öncelikle, AĐHS’nin 11. maddesi ile ilgili içtihadından doğan temel ilkelere atıfta  
bulunmaktadır (Djavit An – Türkiye, bavuru no: 20652/92, Piermont-Fransa, 27 Nisan 1995  
ve Plattforme “Arzte für das Leben” -Avusturya, 21 Haziran 1988). Sözkonusu içtihattan, her  
5
türlü yasal gösterinin iyi ileyiini ve vatandaların güvenliğini güvence altına almak için  
yetkililerin her türlü tedbiri almaları gerektiği sonucuna ulaılmaktadır.  
Halka açık bir alanda gerçekletirilen her türlü gösteri günlük yaamın akıını belirli bir  
ölçüde bozacak bir karııklığa ve dümanca tepkilere yol açabilir; ancak AĐHM, sözkonusu  
düzeni bozan durumun, tek baına, toplanma özgürlüğü hakkına yönelik müdahaleyi haklı  
kılamayacağı kanaatindedir.  
Ayrıntılı incelemenin ardından, AĐHM, dava dosyadaki hiçbir unsurun, gösterici grubun, olası  
trafik sıkııklığı dıında, kamu düzenini tehlikeye attığını ortaya koyma imkanı sağlamadığını  
tespit etmektedir. Nitekim burada sözkonusu olan yaklaık elli kiilik bir grubun güncel bir  
soruna kamuoyunun dikkatini çekmektir. AĐHM, gösterinin on dört sıralarında balayıp  
izleyen bir saat içerisinde gösterici grubun yakalanması ile sona erdiğini gözlemlemektedir.  
AĐHM bilhassa yetkililerin bu gösteriyi sona erdirme konusundaki aceleciliklerine  
aırmaktadır (Bkz. sözü edilen Oya Ataman ve a contario, Eva Molnar-Macaristan kararı no:  
10346/05, 7 Ekim 2008).  
AĐHM’ye göre, AĐHS’nin 11. maddesi ile güvence altına alınan toplantı özgürlüğünün  
muhtevasından yoksun bırakılmaması amacıyla, kamu erklerinin, barıçıl gösterilere belli  
ölçüde hogörü göstermeleri önem arz etmektedir.  
Mevcut davada, AĐHM, polisin güç kullanarak müdahale etmesinin ve bavuranlar hakkında  
ceza davası açılmasının orantısız olduğu kanaatindedir. Sözkonusu tedbirler, AĐHS’nin 11.  
maddesinin 2. paragrafı uyarınca kamu düzeninin korunmasında gerekli tedbirler değildir.  
Bu itibarla, sözkonusu hüküm ihlal edilmitir.  
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
Bavuranlar, maruz kaldıkları zararların tazmin edilmesini talep etmektedirler. Bavuranlar,  
miktar belirtmeden tazminatı AĐHM’nin takdirine bırakmaktadırlar. Bavuranlar, iddialarını  
destekleyen hiçbir belge sunmadan, 2.500 Euro yargılama masraf ve gideri talep  
etmektedirler.  
Hükümet, bavuranlara tazminat ödemeye gerek olmadığı değerlendirmesinde bulunmaktadır.  
AĐHM, AĐHS’nin 11. Maddesinin ihlal edildiği tespitinin bavuranlar için yeterli adil tatmin  
olduğu kanaatindedir. Bununla birlikte, yukarıda isimleri belirtilen bavuranlar ile ilgili olarak  
AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiği tespitini göz önüne alan AĐHM, hakkaniyete uygun  
olarak, ayrı ayrı, bavuranlar, Gizem Ayta, Erdinç Gök, Saygın Metin’e 2.000 Euro, Đsmail  
Doğa Karatepe, Rüya Kurtulu, Kamil Dinçer Aslan, Haim Özgür Ersoy, Emre Can Bülbül’e  
3.000 Euro ve Serpil Ocak ile Özge Ozan’a 5.000 Euro ödenmesine hükmetmektedir.  
Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, AĐHM içtihadına göre, bir bavuran, yargılama  
masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı  
ortaya konduğu sürece elde edebilir (bkz, örneğin, Bottazzi-Đtalya, bavuru no: 34884/97 ve  
Sawicka-Polonya, bavuru no: 37645/97,  
1
Ekim 2002). Mevcut davada,  
belgelendirilmediğini göz önüne alan AĐHM, yargılama masraf ve giderlere ilikin talebi  
reddetmektedir.  
6
AĐHM, gecikme faizinin, marjinal kredi kolaylıklarına uygulanan orana üç puanlık bir artıꢀ  
eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun, Gizem Ayta, Erdinç Gök, Saygın Metin, Đsmail Doğa Karatepe, Rüya  
Kurtulu, Kamil Dinçer Aslan, Haim Özgür Ersoy, Emre Can Bülbül, Serpil Ocak ve Özge  
Ozan ile ilgili olarak, AĐHS’nin 3. maddesi kapsamında yapılan ikayete ilikin kısmının ve  
tüm bavuranlar için AĐHS’nin 11. maddesi kapsamında yapılan ikayete ilikin kısmının  
kabuledilebilir, geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
2. Gizem Ayta, Erdinç Gök, Saygın Metin, Đsmail Doğa Karatepe, Rüya Kurtulu, Kamil  
Dinçer Aslan, Haim Özgür Ersoy, Emre Can Bülbül, Serpil Ocak ve Özge Ozan ile ilgili  
olarak AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet  
tarafından aağıdaki miktarların manevi tazminat olarak ödenmesine;  
(i) her türlü vergiden muaf tutularak Gizem Ayta, Erdinç Gök ve Saygın Metin’in her birine  
2.000 Euro (iki bin Euro);  
(ii) her türlü vergiden muaf tutularak Đsmail Doğa Karatepe, Rüya Kurtulu, Kamil Dinçer  
Aslan, Haim Özgür Ersoy ve Emre Can Bülbül’ün her birine 3.000 Euro (üç bin Euro);  
(iii) her türlü vergiden muaf tutularak Serpil Ocak ve Özge Ozan’ın her birine 5.000 Euro (beꢀ  
bin Euro)  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 8 Aralık 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
Mevcut karar ekinde AĐHS’nin 45/2 ve Đçtüzüğün 74/2 maddesi uyarınca, Yargıç A. Sajo’nun  
ayrı oy görüü bulunmaktadır.  
7
EK  
Bavuranların listesi  
1. Kamil Dinçer ASLAN  
2. Gizem AYTAꢁ  
1982 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1983doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1982 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1981 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1982 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1981doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1981 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1982 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1978 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1983 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1980 doğumlu ve Mersin’de ikamet etmekte  
1980 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1980 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1981doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1985 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1980 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
1979 doğumlu ve Đstanbul’da ikamet etmekte  
3. Emre Can BÜLBÜL  
4. Serpil OCAK  
5. Hasan ÇELĐK  
6. Meral ÇELĐK  
7. Fatma DEMĐRTAꢁ  
8. Đsmail Doğa KARATEPE  
9. Haim Özgür ERSOY  
10. Erdinç GÖK  
11. Pınar HOCAOĞULLARI  
12. Onur KARAKAꢁ  
13. Rüya KURTULUꢁ  
14. Saygın METĐN  
15. Avni Can OKUR  
16. Özge OZAN  
17. Ufuk PEKTAꢁ  
8