Divan, başvuranın Komisyona başvurusunu takip eden ay içinde ve avukatının
Cumhuriyet Savcısından Er Tuncay Deniz'i başvuranın eşini öldürmekten mahkum
etmesini istemesinden kısa bir süre sonra (Bkz. yukarıda paragraf 27), askerin,
halen, görevi aşan kasıtlı adam öldürme suçundan Diyarbakır Askeri
Mahkemesinde yargılanmakta olduğunu hatırlamaktadır. Bu şartlarda öncelikle
Cumhuriyet Savcısı ve daha sonra da askeri otoriteler tarafından yürütülen resmi
soruşturmanın, başvurana, eşinin ölümünden sorumlu olan kişiyi adaletin önüne
çıkarma çabalarının başarı ile sonuçlanacağı ümidini vermediği söylenemez.
Gerçekte, başvuran bu iç hukuk yolunun tükendiğini göstermemiştir. Hükümet'in
de işaret ettiği gibi, başvuranın Batman Ağır Ceza Mahkemesi'ninkararı aleyhine
yapmış olduğu temyiz başvurusu, halen Yargıtay önünde incelenmektedir. Ayrıca,
Cumhuriyet Savcısı Batman Ağır Ceza Mahkemesinin kararını temyiz etmiştir ve
askere daha ağır bir ceza verilmesini talep etmiştir (Bkz. yukarıda paragraf 37).
84. Başvuranın eşinin ölümü hususunda tazmin prosedürünün başlatılması
olasılığına dair, Divan, Sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edildiği iddiasının
kurbanın akrabalarına tazminat vererek çözümlenemeyeceği görüşündedir. ( Bkz.
19 şubat 1998 tarihli Kaya Türkiye'ye Karşı Kararı, Raporlar 1998-..., s ..., paragraf
105 ). Fakat, yetkililer tarafından alınan önlemlerin Er Tuncay Deniz'e karşı
yargılama davasına dönüşmesi ve sonunda, ceza mahkemesinde kasıtsız adam
öldürme suçundan yargılanması ve mahkum edilmesine dikkat edilirse, başvuranın
başarıyla zanlı er veya üstleri hakkında kontrol noktasının donanımı ve
işleyişindeki herhangibir yetersizlik iddiası da dahil olmak üzere haksız fiil davası
açmak için makul ümit verici bir durumda olduğu sonucuna varılmalıdır.
Divan, ayrıca zararlar hususunda hukuk davasına alternatif olarak, başvuranın
Batman Ceza Mahkemesi önündeki davaya müdahil olarak katıldığını beyan ettiği
sırada zanlı askere karşı tazminat talebinde bulunma yolunun açık olduğunu
belirtmiştir. Başvuranın neden bu yola başvurmadığı hususunda açıklama
yapılmamıştır, müdahil olarak, duruşmalarda avukatı tarafından temsil edildiği
gözlemlenmiştir (Bkz. yukarıda paragraf 35 )
Başvuran, Divan'a ceza prosedürüne paralel olarak Savunma Bakanlığı'ndan yetkili
kıldığı kişilerin fiillerinden doğan idarenin objektif sorumluluğu ilkesi gereğince
neden tazminat talep etmediği konusunda tatminkar bir sebep de göstermemiştir.
Başvuranın öngörülen zaman dilimi içinde böyle bir talepte bulunmamasının
nedeni de (Bkz. yukarıda paragraf 58) açıklanmamıştır ve Er Tuncay Deniz'e karşı
açılan ceza prosedürüne katılımı ile tam anlamıyla çelişkili olduğu düşünülebilir.
85. Divan, ayrıca, yukarıda bahsedilen hukuk, idare ve ceza prosedüründeki hukuk
yollarının bileşimi ve özellikle ceza prosedürünün eşinin ölümü hususunda sunduğu
tazmin sağlama konusundaki ümit veren beklentiler konusunda (sorumlu şahsın
yargılanması ve mahkum edilmesi ile tazminat), başvuranın durumu ve içinde
bulunduğu şartların, sorumlu Devlete karşı başarılı şekilde savunma yapan, özel
durumların varlığı nedeniyle iç hukuk yollarını tüketme gereğinden azlonunan
diğer başvuranların durumları ile karşılaştırılamayacağını da belirtmiştir. Özellikle
ve sözkonusu dava hakkında yürütülen soruşturmanın esasına girmeden, yetkililerin
başvuranın eşinin ölümü ile ilgili koşullar hakkında pasif kaldığı ya da yürütülen
soruşturmanın içhukuk yollarına başvurmayı anlamsız kılacak kadar etkisiz olduğu
iddia edilemez. (Yukarıda bahsedilen Akdivar ve Diğerleri, s. 1213-14, paragraf 77;