13. maddenin maksatları bağlamında, her davada baꢀvuranın iç hukukta
faydalanmasına açık olan yöntemlerin, iddia edilen bir ihlali ya da devam etmesini
engellemesi veya hâlihazırda meydana gelmiꢀ herhangi bir ihlal için yeterli tazmin sunması
anlamında “etkili” olup olmadığının belirlenmesi gereklidir (bkz. Kulda – Polonya [BD], no.
30210/96). Dolayısıyla 13. madde, bir alternatif ortaya koymaktadır: bir hukuk yolu, davaya
bakan mahkemelerce verilen bir kararı hızlandırmak ya da davacılara hâlihazırda meydana
gelmiꢀ olan gecikmeler için yeterli tazmin sağlamak için kullanılırsa “etkili”dir (bkz.
Hartman – Çek Cumhuriyet, no. 53341/99).
AĐHM, Türk hukuk sisteminin, yargılamayı hızlandırmak veya hâlihazırda meydana
gelmiꢀ olan gecikmelerin tazmini için davacılara yeterli tazmin sunmak bağlamında hiçbir
hukuk yolu sunmadığını gözlemler. Bu davada, baꢀvuranın, birinci derece mahkemesine
yargılamayı hızlandırması için, baꢀka bir makama üst yetkisi kullanmasını talep edebileceği
hiçbir bireysel hakkı bulunmamaktaydı (bkz. yukarıda anılan Hartman).
Dolayısıyla, AĐHM, Türk hukukunun, baꢀvuranın yargılamanın uzunluğuna itiraz
edebileceği bir hukuk yolu sunmadığı sonucuna varmıꢀtır.
Dolayısıyla, 13. madde ihlal edilmiꢀtir.
III. DĐĞER AĐHS ĐHLALLERĐ ĐDDĐALARI
Baꢀvuran, AĐHS’nin 17. maddesi ve 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında, yerel
mahkemelerin, haklarını istismar ettiğini ve talep ettiği meblağın kendisine ödenmesini haksız
olarak reddettiğini ileri sürerek ꢀikâyetçi olmuꢀtur. Ayrıca, 7 no’lu protokol’ün 5. maddesi
kapsamında, yerel mahkemelerin kararlarının, eꢀler arasında eꢀitlik hakkını ihlal ettiğini
belirtmiꢀtir.
Hükümet, baꢀvuranın AĐHS’nin 17. maddesi ve 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi
kapsamındaki ꢀikâyetlerinin, AĐHS’nin 6. ve 13. maddeleri kapsamındaki ꢀikâyetleri dıꢀında
bir husus ortaya koymadığını öne sürerek itiraz etmiꢀtir. Hükümet ayrıca, Türkiye’nin 7 no’u
Protokolü henüz onaylamadığını ve bu sebeple baꢀvuranın bu baꢀlık altındaki ꢀikâyetinin
kabuledilmez ilan edilmesi gerektiğini belirtmiꢀtir.
Baꢀvuranın AĐHS’nin 17.maddesi kapsamındaki ꢀikâyetine gelince,AĐHM,baꢀvuranın,
iddiasını kanıtlayamadığı ve AĐHS’nin 17. maddesi ihlaline iliꢀkin savunulabilir bir iddianın
temelini oluꢀturamadığını tekrarlar.
Baꢀvuranın 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamındaki ꢀikâyetiyle ilgili olarak,
AĐHM, ancak bu gelir kazanılmıꢀ ise veya onunla ilgili icrayla alınması mümkün bir borç
sözkonusu ise, gelecekte elde edilecek olan gelirin “mal” teꢀkil edebileceğini tekrarlar (Ian
Edgar (Liverpool) Ltd. – Đngiltere, no. 37683/97, Alfredo Casotti ve Diğerleri – Đtalya, no.
24877/94, Storksen – Norveç, no. 19819/92). Baꢀvuran tarafından sunulmuꢀ olan kanıt ve
belgeleri dikkate alarak, AĐHM, baꢀvuranın 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında bir
“malı”nın olmadığını, zira talep ettiği meblağın kendisine ödenmediğini gözlemler.
Yukarıdaki mülahazalar ıꢀığında, AĐHM, AĐHS’nin 17. maddesi ve 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki ꢀikâyetlerin temelsiz olduğunu ve AĐHS’nin 35 §§ 3. ve
4. maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıꢀtır.
4