CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
BAĐZĐ -TÜRKĐYE DAVASI  
(Başvuru no:7306/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
17 Şubat 2009  
Đşbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (7306/02) no’lu davanın nedeni (T.C. vatandaşı)  
Ebrahim Baizi’nin (başvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 05 Aralık 2001 tarihinde  
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (Avrupa Đnsan  
Hakları Sözleşmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.  
Başvuran, Đzmir Barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOŞULLARI  
Başvuran, 1977 doğumludur ve Đzmir’de ikamet etmektedir.  
12 Eylül 2001 tarihinde, Đzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne bağlı polis  
memurları tarafından PKK üyesi oldukları ve sözkonusu örgüte yardım ve yataklık yaptıkları  
şüphesiyle başvuran ve dört kişi yakalanıp gözaltına alınmıştır. Başvuran, yakalama  
tutanağını imzalamıştır. 13 Eylül 2001 tarihinde, başvuran, on beş sayfalık ifade vermiştir.  
17 Eylül 2001 tarihinde başvuran, adli tabip tarafından muayene edilmiştir. Düzenlenen  
raporda, başvuranın vücudunda hiçbir darp ve cebir izine rastlanmadığı ortaya konmuştur.  
Aynı gün başvuran, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edilmiş  
ve Savcılık önünde 1998 tarihinden beri örgütün üyesi olduğunu kabul etmiştir. Bilahare  
başvuran, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimi tarafından dinlenmiş ve hakim  
başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.  
29 Eylül 2001 tarihli iddianame ile başvuran, Türk Ceza Kanunu’nun 168/2 maddesi uyarınca  
PKK üyesi olmakla suçlanmıştır.  
12 Aralık 2002 tarihli kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu’nun 168/2  
maddesi uyarınca başvuranı on iki yıl hapis cezasına mahkum etmiştir.  
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nun yürürğe girmesinin ardından daha uygun bir cezai  
hükmün uygulanabilmesi amacıyla karar Đzmir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından re’sen  
yeniden incelenmiştir.  
21 Haziran 2005 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi kararını vermiş ve hapis cezasını altı yıl üç  
aya indirmiştir. 12 Haziran 2006 tarihinde, sözkonusu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 5/3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Başvuran, yakalanmasının hemen ardından hakim karşısına çıkarılmamasından şikayetçidir.  
Başvuran, AĐHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunmaktadır.  
Hükümet, sözkonusu iddiaya karşı çıkmaktadır.  
2
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin  
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair itirazını sunmaktadır. Hükümet,  
gözaltının meşruluğuna veya gözaltının uzatılmasına yönelik her türlü savcılık emrine  
itiraz etmek için hukuk yolu öngören Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128/4  
maddesine atıfta bulunmaktadır.  
AĐHM, sözkonusu sorunu daha önce incelediğini hatırlatmaktadır ve Hükümet’in itirazını  
reddetmektedir (Bkz, örneğin, Öcalan-Türkiye, başvuru no: 46221/99). Mevcut davada  
sözkonusu sonuçtan farklı hareket etmeyi gerektirecek hiçbir gerekçe göremeyen AĐHM,  
Hükümet’in ön itirazını reddetmektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik  
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
Başvuran, gözaltı süresinden şikayetçi olmaktadır.  
Hükümet, dava konusu gözaltının olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan  
mevzuata uygun olduğu kanaatindedir.  
Mevcut davada AĐHM, başvuranın gözaltı süresinin, yakalandığı tarih olan 12 Eylül 2001  
tarihinde başladığını ve 17 Eylül 2001 tarihinde tutuklanması ile son bulduğunu tespit  
etmektedir. Hakim karşısına çıkmadan önceki gözaltı süresi beş gün sürmüştür.  
AĐHM, Brogan ve diğerleri – Birleşik Krallık kararında, toplumu teröre karşı uyarma  
amacı olsa bile, hukuki denetim olmaksızın dört günden fazla süren gözaltı süresinin  
AĐHS’nin 5/3 maddesi ile öngörülen kesin zaman sınırlarını aşğı hükmüne vardığını  
hatırlatmaktadır.  
AĐHM, başvuranın “hakim karşısına çıkarılmadan önce” dört günden fazla tutuklu  
tutulmasının gerekli olduğunu kabul edememektedir.  
Bu durumda AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Başvuran, hiçbir belge sunmaksızın, 1.500 Euro maddi tazminat talebinde bulunmaktadır.  
Başvuran, ayrıca, gözaltından kaynaklanan fiziksel ve psişik travmalar nedeniyle 5.000  
Euro manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.  
Hükümet, sözkonusu iddiaların aşırı ve kabuledilemez olduğuna hükmetmektedir.  
AĐHM, iddia edilen maddi tazminatın mesnetsiz olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla  
başvurana maddi tazminat ödenmesine gerek yoktur. Buna karşın tespit edilen ihlal göz  
3
önüne alındığında, AĐHM, hakkaniyete uygun olarak başvurana 500 Euro manevi  
tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Başvuran, 2000 Euro’su avukatlık ücreti olmak üzere yargılama masraf ve giderleri için  
2.650 Euro talep etmektedir. Başvuran, iddiasını destekleyen hiçbir belge sunmamaktadır.  
Hükümet, sözkonusu iddialara karşı çıkmaktadır.  
AĐHM içtihadına göre, bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini  
ancak gerçekliği, gerekliği ve oranlarının makul olduğu ortaya konduğu sürece elde  
edebilir (bkz, örneğin, Bottazzi-Đtalya, başvuru no: 34884/97 ve Sawicka-Polonya,  
başvuru no: 37645/97, 1 Ekim 2002). Mevcut davada sahip olduğu unsurları ve yukarıda  
sözü edilen kriterleri göz önüne alarak AĐHM, yargılama masraf ve giderlere ilişkin talebi  
reddetmektedir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç  
puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz  
kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından  
başvurana 500 Euro (beş yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐŞTĐR.  
Đşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragraflarına uygun olarak 17 Şubat 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.  
4