A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair itirazını sunmaktadır. Hükümet,
gözaltının meşruluğuna veya gözaltının uzatılmasına yönelik her türlü savcılık emrine
itiraz etmek için hukuk yolu öngören Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128/4
maddesine atıfta bulunmaktadır.
AĐHM, sözkonusu sorunu daha önce incelediğini hatırlatmaktadır ve Hükümet’in itirazını
reddetmektedir (Bkz, örneğin, Öcalan-Türkiye, başvuru no: 46221/99). Mevcut davada
sözkonusu sonuçtan farklı hareket etmeyi gerektirecek hiçbir gerekçe göremeyen AĐHM,
Hükümet’in ön itirazını reddetmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Başvuran, gözaltı süresinden şikayetçi olmaktadır.
Hükümet, dava konusu gözaltının olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan
mevzuata uygun olduğu kanaatindedir.
Mevcut davada AĐHM, başvuranın gözaltı süresinin, yakalandığı tarih olan 12 Eylül 2001
tarihinde başladığını ve 17 Eylül 2001 tarihinde tutuklanması ile son bulduğunu tespit
etmektedir. Hakim karşısına çıkmadan önceki gözaltı süresi beş gün sürmüştür.
AĐHM, Brogan ve diğerleri – Birleşik Krallık kararında, toplumu teröre karşı uyarma
amacı olsa bile, hukuki denetim olmaksızın dört günden fazla süren gözaltı süresinin
AĐHS’nin 5/3 maddesi ile öngörülen kesin zaman sınırlarını aştığı hükmüne vardığını
hatırlatmaktadır.
AĐHM, başvuranın “hakim karşısına çıkarılmadan önce” dört günden fazla tutuklu
tutulmasının gerekli olduğunu kabul edememektedir.
Bu durumda AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran, hiçbir belge sunmaksızın, 1.500 Euro maddi tazminat talebinde bulunmaktadır.
Başvuran, ayrıca, gözaltından kaynaklanan fiziksel ve psişik travmalar nedeniyle 5.000
Euro manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddiaların aşırı ve kabuledilemez olduğuna hükmetmektedir.
AĐHM, iddia edilen maddi tazminatın mesnetsiz olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla
başvurana maddi tazminat ödenmesine gerek yoktur. Buna karşın tespit edilen ihlal göz
3