önlemleri alınmıştır. Aramanın sonunda, iki jandarma eri tarafından nakil aracına götürülen
sözkonusu kişi, kelepçeleri çıkarıldığından dolayı, Jandarma görevlilerinden birine dirsek
atmak suretiyle ellerinden kaçmıştır. Güvenlik güçleri tarafından kaçan teröristi yakalamak
için kovalamaca başlatılmıştır.
Şüphelinin kaçmasıyla birlikte, güvenlik güçleri duruma uygun hareket etmek zorunda
kalmışlardır. Güvenlik güçleri kaçan teröriste dur ihtarında bulunmuş ardından bu
kovalamacıyı sona erdirmek için jandarma görevlisi Ö.D uyarı atışında bulunmuştur. Bu
esnada uyarı atışlarından biri sekmiş ve kaza ile başvuranların yakınının ölümüne neden
olmuştur.
Operasyonda yer alan güvenlik güçlerinin sayısı, kimlikleri ve ölüme sebebiyet veren ateşi
açan jandarma görevlisinin kimliği öğrenilmiştir. Yapılan balistik inceleme, maktule gelen
kurşunun kovalama sırasında silahını kullanan tek kişi olan jandarma görevlisi Ö.D’nin
silahından çıktığını doğrulamıştır. Bu noktada jandarma görevlisinin dört el ateş ettiğini ve
silahını otomatik ayarda kullanmadığını belirtmek gerekmektedir. Başvuranların yakınlarının
ölümü, kendisine isabet eden bir kurşunun ölümcül yaraya neden olmasından dolayı bir
şansızlığın sonucudur.
B. Yürütülen soruşturmaların niteliği hakkında
AİHM, AİHS’nin 2. maddesiyle zorunlu kılınan yaşam hakkının korunması yükümlülüğünün
1. maddede tanımlanan ‘kendi yetki alanı içinde bulunan herkese bu Sözleşme’nin birinci
bölümünde açıklanan hak ve özgürlükleri tanı(ma)’ genel ödevi ile birlikte ele alındığında,
güce başvurma sonucunda insan ölümü meydana geldiği takdirde etkili bir soruşturma
yürütülmesini öngördüğünü ve kapsadığını hatırlatmaktadır. (McCann ve diğerleri, adıgeçen,
§ 161, ve Kaya – Türkiye, 19 Şubat 1998, § 105). Bu tür bir soruşturmanın amacı, Devlet
görevlilerinin ya da Devlet organlarının, karıştıkları vakalarda sorumlulukları altında
gerçekleşen ölüm olaylarına ilişkin olarak hesap vermelerini güvence altına almak ve yaşam
hakkını koruyan ulusal kanunların etkili bir biçimde uygulanmasını temin etmektir.
(Anguelova – Bulgaristan, no: 38361/97, § 137).
Soruşturma, güç kullanımının sözkonusu dava koşullarında meşru olup olmadığının
belirlenmesi ve sorumluların tespit edilerek cezalandırılması noktasında etkili olmalıdır (Oğur
– Türkiye, no: 21594/93, § 889. Yetkili makamlar sözkonusu olaylara ilişkin delillerin elde
edilmesi için gerekli makul önlemleri almalıdırlar. Dava koşullarını ya da sorumlulukları
ortaya koyma kapasitesini azaltan her türlü soruşturma zaafiyeti, soruşturmanın istenen
etkinlikte olmadığı sonucuna varılması tehlikesi ile karşı karşıya bırakır (Kelly ve diğerleri –
Birleşik Krallık, 30054/96, §§ 96-97, 4 Mayıs 2001, Anguelova, adıgeçen, §§ 139 ve 144, ve
Natchova ve diğerleri – Bulgaristan, no: 43577/98, 43579798, § 113).
Mevcut davada olayın ardından soruşturmayı yürütmekle sorumlu kılınan makamların
başlattıkları girişimler konusunda herhangi bir ihtilaf mevcut değildir. Olay meydana gelir
gelmez kesin ölüm koşullarının tespit edilmesi amacıyla ex officio bir soruşturma
başlatılmıştır.
Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi önünde bir yargılama başlatılması için üç yıl beklendiği
doğruysa da, bu durum öncelikle idari soruşturma süresi ve Danıştay’ın temyiz başvurusunu
incelemesi ile açıklanabilir. Müteakiben, çeşitli mahkemeler tarafından ratione materiae
7