CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEY
Đ
 
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
BAKIRCIOĞLU VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 41123/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
20 Mayıs 2010  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 / 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (41123/04) bavuru no’lu davanın nedeni bu  
ülkenin on bevatandaının (bavuranlar) 2 Eylül 2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ  
olduğu bavurudur. Ayrıntılar mevcut karar ekinde yer almaktadır.  
Bavuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu  
avukatlarından H. Bakırcıoğlu tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuranlar Đstanbul’da ikamet etmektedir.  
Bavuranların anne tarafından dedesi R.Y. 1949 yılında bütün taınmazlarını oğullarına  
satmıtır.  
R.Y. 15 Ocak 1974 tarihinde vefat etmitir.  
Bavuranlar 12 Nisan 1979 tarihinde dava açmı, dedelerinin taınmazlarını oğullarına satıını  
gerçekletirmesiyle muvazaalı bir fiili oluturduğunu, bu yolla bavuranların annesini  
mirastan aktif olarak yoksun bırakmayı amaçladığını öne sürmütür.  
Kafta Kadastro Mahkemesi 22 Kasım 2001 tarihli bir karar ile bavuranların bu talebini  
reddetmitir.  
Yargıtay 5 Kasım 2002 tarihinde bu hükmü bozmuve davayı ilk derece mahkemesine  
göndermitir.  
Bavuranlar tarafından yapılan karar düzeltme bavurusu 3 Mart 2003 tarihinde  
reddedilmitir.  
Dava iç hukuktaki mahkemeler önünde halen derdesttir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar yargılama sürecinin uzunluğunun AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen «makul  
süre» ilkesinin ihlalini oluturduğunu ileri sürmektedir.  
Hükümet kabuledilebilirlik hususunda davanın iç hukukta halen sürmesi dolayısıyla iç hukuk  
yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. Hükümet altı ay kuralına uyulmadığı  
gerekçesiyle AĐHM’yi bavuruyu reddetmeye davet etmektedir.  
AĐHM Hükümetin itirazını reddetmekte, yerleik içtihadından ileri gelen kıstaslar ve  
mahkemeye sunulan delillerin tamamı ıığında bu ikayetin esastan incelenmesi gerektiğine  
itibar etmektedir (Bkz. diğer birçokları arasında, Abdulaziz Danı-Türkiye no: 23573/02, 16  
Haziran 2009). AĐHM, ayrıca herhangi bir kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder.  
Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
2
Esasa ilikin dikkate alınması gereken dönem Türkiye’nin AĐHM’ye bireysel bavuru hakkını  
kabul ettiği 28 Ocak 1987 tarihinde balamaktadır. Bu tarihte yargılama ilk derece  
mahkemesinde yaklaık 7 yıl 10 aydan bu yana devam etmekteydi. Bununla birlikte, bu son  
tarihten itibaren geçen sürenin makul olup olmadığını değerlendirmek için davanın hangi  
aamada olduğunun dikkate alınması gerekir (Bkz. Yazıcıoğlu-Türkiye no: 43709/98, 2 Ekim  
2007). Mevcut halde, AĐHM’ye sunulan delil unsurları ıığında davanın halen ilk derece  
mahkemesinde sürdüğü anlaılmaktadır, bu süreç iki dereceli yargılama için 23 yıldan  
fazladır.  
AĐHM yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın artları ıığında ve özellikle de  
davanın karmaıklığı, bavuranın ve ilgili mercilerin tutumu gibi, içtihadında yerlemiꢀ  
ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Bkz. diğer birçokları arasında,  
Frydlender-Fransa kararı, no: 30979/96).  
AĐHM daha önce de benzer sorunları ortaya koyan bavuruları incelediğini ve AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatmaktadır (sözü edilen Frydlender).  
AĐHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemive Hükümetin bu davada farklı bir sonuca  
ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmitir. AĐHM bu  
konudaki yerleik içtihadını göz önünde bulundurarak sözkonusu yargılama sürecinin aırı  
olduğuna ve «makul süre» koulunu karılamadığına itibar etmektedir.  
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar yargılamanın aırı uzun sürmesine karılık iç hukukta etkili bir bavuru yolu  
bulunmadığından yakınmakta bu bağlamda AĐHS’nin 13. maddesini ileri sürmektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM esas ile ilgili olarak, Tendik vd.-Türkiye kararında (no: 23188/02, 22 Aralık 2005)  
yargılama sürecinin aırı uzunluğuna karın Türk Hukuku’nun herhangi bir bavuru yolu  
sunmaması dolayısıyla AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır.  
Mevcut bavuruda daha önce alınan bu sonucun dıına çıkılmasını gerektirecek istisnai bir  
durum sözkonusu değildir.  
Bu nedenle AĐHS’nin 13. maddesi ihlal edilmitir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar AĐHS’nin 41. maddesi ile ilgili olarak 509.682 Euro maddi tazminat ve 152.000  
Euro manevi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu meblağlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM tespit edilen ihlal kararı ile öne sürülen maddi tazminat talebi arasında bir illiyet bağı  
kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir. Buna karın, bavuranların belirli bir ölçüde manevi  
3
zarara uğradıklarını kabul etmekte ve bavuranlara manevi tazminat olarak ortaklaa 15.600  
Euro ödenmesini kararlatırmaktadır.  
Bavuranlar iç hukuktaki ve AĐHM önündeki yargılama giderleri için 40.226 Euro talep  
etmekte, bu yönde Đstanbul Barosunun avukatlık ücret tarifesini, avukatları tarafından çalıma  
ve giderler için hazırlanan dekontu sunmaktadır.  
AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi gereğince yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak bir  
bavuranın gerçekliğini, gerekliliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde  
edebileceğini anımsatır. Ayrıca, yargı giderleri tespit edilen ihlal ile ilintili olduğu ölçüde  
karılanabilmektedir (Bkz. örneğin, Beyeler-Đtalya (Adil tatmin) kararı, no: 33202/96, 28 Mayıs  
2002; ahin-Almanya no: 30943/96).  
AĐHM mahkemeye sunulan deliller ve sözü edilen kıstaslar ıığında yargılama masraflarına  
ilikin taleplerin aırı olduğunu kaydetmekte ve iç hukuktaki yargı giderleri için bavuranlara  
ortaklaa 1.000 Euro ve AĐHM önünde yapılan giderler için 1.000 Euro ödenmesini  
kararlatırmaktadır.  
AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı orana üç puanlık bir artıın ekleneceğini kaydetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 13. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından:  
i. bavuranlara ortaklaa 15.600 (on bebin altı yüz) Euro manevi tazminat  
ödenmesine;  
ii. yargılama masraf ve harcamaları için bavuranlara ortaklaa 2.000 (iki bin) Euro  
ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4
EK  
(Bavuranların adları ve doğum tarihleri)  
1. Perihan BAKIRCIOĞLU, 1947 doğumlu.  
2. GüneAKSOY (KUTLU), 1968 doğumlu.  
3. Mehmet Zeki KUTLU, 1969 doğumlu.  
4. Ömer KUTLU, 1974 doğumlu.  
5. Hacı Yusuf KUTLU, 1972 doğumlu.  
6. Kasım KUTLU, 1959 doğumlu.  
7. Nazım KUTLU, 1930 doğumlu.  
8. Türkan GERGERLĐ (KUTLU), 1967 doğumlu.  
9. Fidan OKYOL (KUTLU), 1965 doğumlu.  
10. Sümer GÜÇLÜ (KUTLU), 1957 doğumlu.  
11. Yüksel BAKIRCIOĞLU, 1963 doğumlu.  
12. ükrü KUTLU, 1930 doğumlu.  
13. Sevim BOYACI (BAKIRCIOĞLU), 1950 doğumlu.  
14. Meryem BAKIRCIOĞLU, 1960 doğumlu.  
15. Kadriye DEMĐRCĐGĐL (BAKIRCIOĞLU), 1956 doğumlu.  
5