BAKIRCI VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI
ulusal bir makamda etkili bir baꢀvuru yolunun güvence altına alındığını hatırlatır (bkz. Kudla
– Polonya [BD], no. 30210/96). Bu nedenle, Türkiye’de böyle bir baꢀvuru yolu
bulunmamasının daha önceki davalarda incelendiğini ve bu durumun AĐHS'nin 13. maddesine
aykırı olduğuna karar verildiğini kaydeder (bkz. diğerlerinin yanı sıra Daneshpayeh – Türkiye,
no. 21086/04). AĐHM, mevcut davada farklı bir sonuca ulaꢀmak için gerekçe tespit
etmemektedir.
Dolayısıyla AĐHM mevcut davada baꢀvuranların, AĐHS'nin 6/1 maddesinde
öngörüldüğü üzere, davalarının makul bir süre içerisinde görülmesi haklarını onaylayan bir
karar elde edebilecekleri bir iç hukuk yolu bulunmaması nedeniyle AĐHS'nin 13. maddesinin
ihlal edildiği kanaatindedir.
III. AĐHS’NĐN DĐĞER MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar AĐHS'nin 3. maddesine dayanarak uzun yargılama süresinin kendilerinde
sıkıntıya yol açtığını ve toplumdaki itibarlarının dava nedeniyle zarar gördüğünü öne
sürmüꢀtür. Ayrıca aynı olaylara iliꢀkin olarak AĐHS'nin 14. maddesini de dile getirmiꢀtir.
Baꢀvuranlar son olarak 1 No’lu Protokolün 1. maddesine dayanarak yargılama sonucunda
taꢀınmazlarının iꢀgalini ancak kısmen durduran bir sonuç elde ettiklerini belirtmiꢀtir.
AĐHM, sözkonusu ꢀikâyetleri incelemiꢀ ve elinde bulunan deliller ıꢀığında ve ꢀikâyet
konusu hususların kendi yetki alanında bulunduğu kadarıyla AĐHS ve Protokollerinde
güvence altına alınan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin ihlal edilmediğini tespit etmiꢀtir.
Dolayısıyla bu ꢀikâyetlerin AĐHS'nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca açıkça
dayanaktan yoksun olmaları nedeniyle reddedilmeleri gerekmektedir.
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,
hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuranlar ortaklaꢀa olmak üzere 98,000 TL (yaklaꢀık 46,000 Euro) maddi ve 10,000
TL (yaklaꢀık 4,750 Euro) manevi tazminat talebinde bulunmuꢀtur.
Hükümet, baꢀvuranların taleplerini dayanaksız olarak değerlendirmiꢀtir.
AĐHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı
kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ancak baꢀvuranlara ortaklaꢀa talep ettikleri
manevi tazminat miktarının tamamının (4,750 Euro) ödenmesini uygun bulmaktadır.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuranlar ayrıca AĐHM önündeki masraf ve giderlere karꢀılık olarak 2,000 TL
(yaklaꢀık 950 Euro) ödenmesini talep etmiꢀlerdir.
3