19 Mart 2002’de, Yargıtay, 29 Haziran 2001 tarihli kararı onamıştır. Bu karar, 17
Nisan 2002 tarihinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi kalemi tarafından kayıtlara geçirilmiştir.
B. Tazminat davası
Başvuran, 6 Ağustos 2002 tarihinde, 17 Ekim 1996 ile 2 Kasım 1997 tarihleri arasında
tutuklu bulunması nedeniyle, 466 sayılı kanun uyarınca Bursa Ağır Ceza Mahkemesi’ne
tazminat davası açmıştır.
20 Ağustos 2002 tarihinde, mahkeme bir duruşma yaparak davayı incelemesi ve rapor
hazırlaması için üyelerinden birini raportör hakim olarak görevlendirmiştir. Başvuran ve/veya
avukatının bu duruşmadan gerektiği gibi haberdar edildiğine dair herhangi bir delil
bulunmamaktadır. Raportör hakim, 30 Eylül 2002 – 23 Aralık 2002 tarihleri arasında
oturumlar düzenlemiştir. Başvuran ve/veya avukatının bu süre içerisinde raportör hakim
tarafından dinlenmek üzere çağrıldıklarına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.
24 Aralık 2002’de, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi yapmış olduğu duruşmada, dava
dosyasındaki belgelere ve bilirkişi raporuna dayanarak, başvurana maddi tazminat olarak
195,680,000 TL (yaklaşık 116 Euro), manevi tazminat olarak 3,000,000,000 TL (yaklaşık
1,791 Euro) ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme, maddi tazminat ödenmesine
hükmederken, sözkonusu zamanda geçerli olan asgari ücrete ve başvuranın hapiste kaldığı
süre içerisinde uğradığı gelir kaybına atıfta bulunmuştur. Mahkeme, manevi tazminatla ilgili
olarak, başvuranın sosyo-ekonomik durumunu, aleyhindeki suçlamaların ciddiyetini,
tutuklulukta geçen süreyi ve manevi zararın boyutunu dikkate almıştır. Mahkeme, ayrıca, ceza
mahkemesi önünde yapılan yargılama masraf ve giderleri için başvurana bir miktar para
ödenmesine hükmetmiştir. Ancak, mahkeme, 466 no.lu kanun uyarınca açılan davalarda faiz
ödemesinin yapılmadığı gerekçesiyle, başvuranın serbest bırakıldığı tarihten itibaren geçerli
faizin ödenmesine ilişkin talebini reddetmiştir. Başvuran ve/veya avukatının bu duruşmadan
gerektiği gibi haberdar edildiğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.
31 Mart ve 6 Şubat 2003 tarihlerinde, Hazine ile başvuran temyize gitmiştir. Başvuran,
diğer hususlar meyanında, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi önünde sözlü duruşma yapılmaması
ve kendisine ödenmesine hükmedilen tazminat için bir faiz oranının belirlenmemesi
konusunda şikayetçi olmuştur.
10 Haziran 2003 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, temyizin esasına ilişkin
tebliğname sunmuştur. İlk derece mahkemesinin başvurana manevi tazminat ödenmesine
hükmetmeden önce bizzat başvuranın ifadesini almadığı gerekçesiyle, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. 2 Temmuz
2003’te, bu görüş başvurana bildirilmiştir.
12 Mayıs 2004’te, Yargıtay, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını onamıştır.
Yargıtay, kararında bu davada sözlü duruşma yapılmasına gerek olmadığını kaydetmiştir.
Hükümet, 3 Kasım 2004’te, makamların ödenmesi gereken tutarı ödediğini
belirtmiştir.
HUKUK
I. AİHS’NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
3