COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
BALCI ve DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 52642/99)  
KARAR  
STRAZBURG  
7 ubat 2006  
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen artlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak,  
üzerinde ekle ilikin değiiklik yapılabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Balcı ve Diğerleri – Türkiye davasında  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Daire),  
Bakan J.-P. COSTA,  
Yargıçlar A.B. BAKA,  
R. TÜRMEN  
K.JUNGWIERT,  
M.UGREKHELIDZE,  
D.JOCIENE  
D.POPOVIC ve  
Yazı Đꢀleri Müdürü S. DOLLE’nin katılımı ile kapalı oturumda 17 Ocak 2006 tarihinde  
toplanve anılan tarihte izleyen kararı vermitir:  
USUL  
1.Dava, Kemallettin Balcı, Mahmut Dal, Mahmut Ali Dal, Sabahat Çalıkan, Türkan  
Kurtarmaz, Cemal Balcı, Vildan Elmas, Sefer Dal ve Zeynep Çağlayan (“bavuranlar”) isimli  
dokuz Türk vatandaının, 19 Ağustos 1999 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin  
Korunması Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34. maddesine dayanarak Türkiye Cumhuriyeti  
aleyhine AĐHM’ye yaptığı bavurudan (no. 52642/99) kaynaklanmaktadır.  
2.Bavuranlar, Đstanbul Barosu’na bağlı Orhan Aksoy isimli avukat tarafından temsil  
edilmitir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM’deki yargılama için bir Ajan tayin etmemitir.  
3.14 Haziran 2004 tarihinde, AĐHM, bavuruyu Hükümet’e bildirmeye karar  
vermitir. 17 Haziran 2004 tarihli bir yazı ile AĐHM, AĐHS’nin 29 § 3. maddesini  
uygulayarak, bavurunun kabuledilebilirliği ile esaslarını aynı anda incelemeye karar  
vereceğini bildirmitir.  
OLAYLAR  
I.DAVA OLAYLARI  
4.Bavuranlar sırasıyla, 1937, 1921, 1963, 1929, 1945, 1926, 1943, 1948 ve 1950  
doğumludur ve Gebze’de ikamet etmektedir.  
5.1996 yılında, Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü, bavuranlara ait on dokuz arsayı  
kamulatırmıtır. Bir bilirkii komitesi, bavuranlara ait arsaların değerlendirmesini yapmıve  
kamulatırma gerçekletiğinde, meblağlar kendilerine ödenmitir.  
6.5 Kasım 1996 tarihinde, bavuranlar, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’nde üç ayrı  
tazminat davası açmıtır.  
7.Arsanın gerçek değerini belirlemek amacıyla, mahkeme, mahallinde keif yapılması  
ve bilirkii raporları hazırlanması talimatını vermitir. Arsaların değeri, arazilerin değerinden  
yüksek olduğundan, bilirkiiler, çalımalarına paftaların tasnifiyle balamılardır. Bu  
bağlamda, bilirkiiler, paftaların Belediye’nin ya da Bayındırlık ve Đskan Bakanlığı’nın imar  
2
planlarında imar ve iskan sahası olarak ayrılmadığını; fiilen meskun halde olmadığını ve  
turistik tesis yapılması amacıyla parsellenerek tapuya bu konuda erh verilmediğini  
gözlemlemilerdir. Bunun yerine, paftalar, tapuda “tarla” olarak kayıtlıdır. Mahallinde keifler  
ve yaptıkları tespitlerin ardından, bilirkiiler paftaların arazi olarak nitelendirilmesine karar  
vermilerdir. Dolayısıyla, paftaların değerini bu temelde belirlemilerdir.  
8.Yazılı görülerinde, bavuranlar bilirkii raporlarına itiraz etmilerdir. Sözkonusu  
yerin arsa olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varılan, 5 Mart 1998 tarihli bir bilirkii  
raporu sunmulardır.  
9.Her bir dava için üç bilirkii raporunu dikkate aldıktan sonra, Gebze Asliye Hukuk  
Mahkemesi, bavuranların taınmazın vasfına ilikin itirazlarını reddetmitir.  
10.15 Eylül 1998, 13 Mart 1998 ve 4 Mayıs 1998 tarihlerinde aldığı kararlarla  
mahkeme  
bavuranlara  
aağıdaki  
meblağların  
ödenmesine  
karar  
vermitir:  
ASLĐYE  
HUKUK KARAR TARĐHLERĐ  
HÜKMOLUNAN  
MAHKEMESĐNDEKĐ  
YARGILAMALAR  
BĐRĐNCĐ YARGILAMA  
MEBLAĞLAR (Türk Lirası)  
15.09.1998  
13.03.1998  
04.05.1998  
55.890.205.584 (yaklaık 203.215  
ABD Doları)  
1.145.114.047 (yaklaık 4.864  
ABD Doları)  
1.647.851.066 (yaklaık 6.582  
ABD Doları)  
ĐKĐNCĐ YARGILAMA  
ÜÇÜNCÜ YARGILAMA  
11.2 Mart 1999 tarihinde Yargıtay bu kararları onamıtır.  
12.14 Mayıs 1999 tarihinde Yargıtay, bavuranların karar düzeltme talebini  
reddetmitir.  
13.Đcra Müdürlüklerinde üç icra ilemi balatılmıtır.  
14.Đcra ilemlerinin sonunda, yukarıdaki meblağlar Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü  
tarafından, belirtilen tarihlerde bavuranlara ödenmitir.  
ĐCRA MÜDÜRLÜĞÜNDEKĐ  
ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ  
BĐRĐNCĐ ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ  
ÖDEME TARĐHLERĐ  
ÖDEME MĐKTARLARI  
(Türk Lirası olarak)  
49,799,396,800  
40,000,000,000  
70,748,281,000  
2,831,543,100  
4,091,759,000  
26.04.2000  
24.07.2000  
25.01.2001  
28.03.2000  
28.03.2000  
ĐKĐNCĐ ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ  
ÜÇÜNCÜ ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
15. Đlgili iç hukuk ve uygulaması, 23 Eylül 1998 tarihli Aka/Türkiye kararında ortaya  
konmaktadır (Hüküm ve Karar Raporları 1998-VI, sayfa 2674-76, §§ 17-25).  
3
HUKUK  
I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
16. Bavuranlar, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, yetkili makamların  
kendilerine ek tazminat ödemekte geciktiğini ve Türkiye’deki yıllık enflasyon oranının çok  
yüksek olduğu bir tarihte, kendilerine yeterli olmayan miktarda faiz ödenmiolduğunu ileri  
sürmülerdir. Bilirkii komitesince belirlenen ilk faiz oranının çok düük olduğu hususunda  
ikayette bulunmulardır. Son olarak yerel Mahkeme’nin, kamulatırılan arazinin kırsal  
nitelikte olduğu sonucuna varmakta hatalı olduğunu ileri sürmülerdir. Bavuranlar  
iddialarını, ilgili kısmı aağıda kaydedilen 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine  
dayandırmılardır:  
“Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun genel  
ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”  
A. Yetkili makamların bavuranlara ek tazminat ödemesindeki gecikmeye ilikin ikayet  
1. Kabuledilebilirlik  
17. Hükümet, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca mevcut yollarını uygun  
ekilde kullanmamıolmaları nedeniyle bavuranların, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi bağlamında  
iç hukuk yollarını tüketmemiolduklarını ileri sürmütür. Sözkonusu madde uyarınca,  
uğradıkları kayıpların gecikme faizi miktarını aolduğunu göstermiolsalardı, ek  
tazminatın ödenmesindeki gecikme nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri zarar için tazminat  
almaları uygun olurdu.  
18. AĐHM, Aka/Türkiye kararında benzer bir ilk itirazı reddetmiolduğunu gözlemler  
(sayfa 2678-79, §§ 34-37). Halihazır davada farklı bir tutum sergilemek için gerekçe  
görmemektedir ve bu nedenle, Hükümet’in itirazını reddeder.  
19. AĐHM içtihatında oluturmuolduğu ilkeler (bkz., Aka ) ve huzurunda sunulan  
deliller ıığında, sözkonusu ikayetin esaslara ilikin incelenmeyi gerektirdiği ve bavurunun  
kabuledilemez olduğuna karar vermek için gerekçe olmadığı kanısındadır.  
2. Esaslar  
20. AĐHM, sözkonusu davada ortaya çıkan konulara benzer konuların gün ıığına  
çıktığı birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiolduğu sonucuna  
varmıtır (bkz. Aka, sayfa 2682, § 50-51).  
21. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AĐHM, daha önceki  
davalarda varmıolduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.  
Yerel Mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin,  
kamulatırmadan sorumlu makama atfedilebileceği ve mal sahiplerinin, kamulatırılan arazi  
yanında ayrıca bir kayba maruz kalmasına neden olduğu kanısındadır. Genel olarak gecikme  
ve dava ilemlerinin uzunluğunun bir sonucu olarak AĐHM bavuranların, kamu menfaati  
talepleri ve kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı arasında  
4
korunması gereken adil dengeyi sarsan kiisel ve haddinden fazla bir yük taımaya maruz  
bırakıldıkları sonucuna varır.  
22. Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
B. Arsaların yerel Mahkemelerce arazi olarak sınıflandırılması yanında bilirkii  
heyetince belirlenen ilk tazminat oranına ilikin ikayet  
23. AĐHM, sözkonusu ikayetlerin AĐHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca incelenmesi  
gerektiği kanısındadır.  
24. Hükümet, bavuranların iddialarına itiraz etmive AĐHM’den, bavuru hakkının  
suistimali gerekçesiyle bavuruyu kabuledilmez bulmasını talep etmitir. Hükümet, 6 § 1.  
maddenin, ratione materiae, imar planının değiikliğine ilikin ilemlere uygulanamaz  
olduğunu iddia etmitir, zira, ilemler, AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin anlamı dahilinde,  
bavuranların medeni haklarını belirlememitir.  
25. AĐHM, suistimal veya uygunluk konularını incelemenin gerekli olmadığını  
değerlendirir, zira, aağıda yer alan sebeplerden dolayı bavuru açıkça dayanaktan yoksundur:  
26. AĐHM, olayların tespitinin ve delillerin değerlendirmesinin esas olarak yerel  
mahkemelerin ii olduğunu ve AĐHM’nin denetleme yetkisinin, bavuranların AĐHS  
haklarının ihlal edilmediğini güvence altına almakla sınırlı olduğunu yineler (bkz., diğer  
birçoğunun yanı sıra, García Ruiz – Đspanya [BD], no. 30544/96, §§ 28-29, AĐHM 1999-I).  
27. AĐHM, bilirkiilerin, tapu sicili kayıtları, paftaların yerleri ve yerel imar planları  
gibi birçok farklı unsuru inceleyerek paftaların vasfını değerlendirdiğini kaydeder. Gebze  
Asliye Hukuk Mahkemesi, her arsa hakkında üç bilirkii raporu incelemive planlama  
sınıflandırmalarını belirlemitir. Bavuranlar tarafından sunulan deliller ve belgeleri göz  
önünde tutarak, AĐHM, AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca, delil değerlendirmesinin keyfi  
olduğunu veya yargılamanın baka ekilde adil olmadığını gösteren hiçbir ey olmadığı  
kararına varır.  
28. Yukarıdaki değerlendirmelerin ıığında, AĐHM, 6 § 1. madde uyarınca olan  
ikayetlerin, açıkça dayanaktan yoksun olduğu için, AĐHS’nin 35 §§ 3 ve 4. maddesine uygun  
olarak reddedilmesi kararına varır.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
29. AĐHS’nin 41. maddesi öyledir:  
“ Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder.”  
A. Maddi ve manevi tazminat  
30. Bavuranlar 6.417.928 Amerikan Doları (yaklaık 5.269.667 Euro) maddi tazminat  
talep etmitir.  
5
31. Hükümet bu talebe itiraz etmitir.  
32. AĐHM, Aka kararında (yukarıda anılan, ss. 2683-84, §§ 55-56) olduğu gibi aynı  
hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri gözönünde tutarak, bavuranlara,  
ortaklaa, 523.573 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.  
B. Mahkeme masrafları  
33. Bavuranlar, ayrıca, AĐHM’de yapılan mahkeme masraflarına karılık, bir miktar  
belirtmeden, tazminat talep etmitir.  
34. Hükümet bu talebe de itiraz etmitir.  
35. AĐHM, mevcut bilgilere istinaden kendi kararını vererek, bavuranlara bu balık  
altında 1.000 Euro ödenmesine karar vermeyi makul değerlendirir.  
C. Gecikme faizi  
36. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun  
olduğuna karar verir.  
BU SEBEPLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. 1 No.’lu Protokol’ün 1.maddesinin ihlal edildiği iddiasına ilikin ikayetin kabuledilebilir  
olduğuna;  
2. Bavurunun kalanının kabuledilmez olduğuna;  
3. AĐHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) Sorumlu Devlet’in, bavuranlara, ortaklaa olarak, aağıdaki miktarları, AĐHS’nin 44 §  
2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki  
kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na dönütürmek üzere ödemesine:  
(i) 523.573 Euro (beyüz yirmi üç bin beyüz yetmiüç Euro) maddi tazminat;  
(ii) 1.000 Euro (bin Euro) mahkeme masrafı;  
(iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;  
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Bavuranların adil tazmin talebinin kalanının reddine  
6
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri  
uyarınca 7 ubat 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
S. DOLLÉ  
J.-P. COSTA  
Yazı Đꢀleri Müdürü  
Bakan  
7