serbest bırakılığı tarih olan 24 Aralık 2002 tarihinde sona erdiğini gözlemlemiꢀtir.
Dolayısıyla, söz konusu süre on yıl beꢀ aydan fazla sürmüꢀtür.
AĐHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (bkz., örneğin, Dereci – Türkiye, no.
77845/01, 24 Mayıs 2005; Atıcı – Türkiye (no.1), no. 19735/02, 10 Mayıs 2007; Çarkçı –
Türkiye, no. 7940/05, 26 Haziran 2007).
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen AĐHM, bu davada farklı bir sonuca
varmasını sağlayacak bir delil veya iddianın Hükümet tarafından ortaya konmadığını
değerlendirmiꢀtir. AĐHM, konuya iliꢀkin içtihadını göz önünde tutarak, baꢀvuranın yargılama
zarfındaki tutukluluk süresinin aꢀırı olduğu ve AĐHS’nin 5/3 maddesine aykırı olduğu kararını
vermiꢀtir.
Dolayısıyla, söz konusu madde ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, hakkında açılan ceza davasının süresi hakkında ꢀikayetçi olmuꢀtur.
ꢁikayetini AĐHS’nin 6/1 maddesine dayandırmıꢀtır.
Hükümet, somut dava koꢀullarında, ceza davasının anlamsız ꢀekilde uzun veya
Devlet’e
yüklenebilir bir suç nedeniyle gereksiz
yere
uzatılmıꢀ
olarak
değerlendirilemeyeceğini ileri sürmüꢀtür. Bu açıdan, Hükümet, sanıkların sayısına, davanın
karmaꢀıklığına ve delillerin toplanmasında ve tebliğ prosedüründe karꢀılaꢀılan güçlüklere
atıfta bulunmuꢀtur. Hükümet, ayrıca, baꢀvuranın bazı duruꢀmalara katılmayarak davanın
uzamasına katkıda bulunduğunu belirtmiꢀtir.
Baꢀvuran iddialarında ısrar etmiꢀtir.
AĐHM, dikkate alınması gereken sürecin baꢀvuranın yakalandığı ve gözaltına alındığı
tarih olan 13 Temmuz 1992 tarihinde baꢀladığını ve Yargıtay’ın nihai karar tarihi ola 16
Nisan 2007 tarihinde sona erdiğini gözlemlemiꢀtir. Dolayısıyla, değerlendirme altındaki
süreç, iki aꢀamalı bir yargıda on dört yıl dokuz aydan fazla sürmüꢀtür.
AĐHM, dava süresinin makuliyetinin, davanın ꢀartları ıꢀığında ve davanın karmaꢀıklığı
ve baꢀvuranın ve ilgili makamların davranıꢀı kriterlerine atfen değerlendirilmesi gerektiğini
yinelemiꢀtir (bkz., diğer pek çok kararın yanı sıra, Pélissier ve Sassi – Fransa [BD], no.
25444/94).
AĐHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (bkz., örneğin, Ege – Türkiye, no. 47117/99,
29 Mart 2005; Gümüꢀten – Türkiye, no. 47116/99, 30 Kasım 2004).
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen AĐHM, bu davada farklı bir sonuca
varmasını sağlayacak bir delil veya iddianın Hükümet tarafından ortaya konmadığını
değerlendirmiꢀtir. Özellikle, Hükümet, baꢀvuranın, davanın uzamasına nasıl önemli bir
katkıda bulunduğuna dair yeterli kanıt sunmamıꢀtır. AĐHM, konuya iliꢀkin içtihadını göz
önünde tutarak, bu davada kovuꢀturma süresinin aꢀırı olduğu ve “makul süre” ꢀartına
uymadığı kararını vermiꢀtir.
3