COUNCIL  
OF EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
BARKER – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no. 34656/03)  
KARAR  
STRAZBURG  
22 Eylül 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecektir. ekli düzeltmelere tâbi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
BARKER – TÜRKĐYE KARARI  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 34656/03 no’lu davanın nedeni Cüneyt Mehmet  
Barker adlı T.C. vatandaının (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 9  
Temmuz 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đlikin  
Sözleme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından K. Koç tarafından temsil  
edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVA KOULLARI  
Bavuran 1949 doğumludur ve Đstanbul’da yaamaktadır. 15 Ağustos 1988 tarihinde  
Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Hazine’ye karı bir dava açarak bir arsanın adına tescil  
edilmesini talep etmitir.  
17 Nisan 1990 tarihinde mahkeme bavuranın talebini kabul etmi, Hazine temyize  
gitmitir.  
Bavuran temyiz davasının akıbetini her sorduğunda birinci derece mahkemesi  
kendisine davanın halen sürdüğü bilgisini vermitir. Ancak 1998 yılında bavuran, temyiz  
yargılamasının aslında çok önce, 28 Ekim 1992’de sonuçlandığını Yargıtay’dan öğrenmitir.  
Bavuranın yazdığı dilekçeye cevaben Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi, dava dosyasının  
kendilerine gönderilmediğini ve sonrasında kayıp görünen dava dosyasını yeniden  
oluturmaya çalıtıklarını belirtmitir.  
8 Mayıs 1998 tarihinde Hazine, 28 Ekim 1992 tarihli kararın düzeltilmesi talebiyle  
Yargıtay’a bavurmutur. 28 Eylül 1998 tarihinde Yargıtay, yeniden oluturulan dava  
dosyasının yeterli olmadığı ve böyle bir inceleme yapılması için dava dosyasının aslının  
bulunması gerektiği gerekçesiyle Hazine’nin talebinin incelenemeyeceğine karar vererek dava  
dosyasını Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’ne geri göndermitir. Tarafların ilettiği bilgiye  
göre dava halen sürmektedir.  
2001 yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne bağlı Tapu Tescil Komisyonu bir  
tapulama tescili yaparak ilgili arsayı K.T. adlı ahıs ve Hazine adına kaydetmitir.  
30 Mayıs 2001 tarihinde bavuran Erdek Kadastro Mahkemesi’nde bir dava açarak  
tapulama tespit çalımasına itiraz etmitir. 18 Mayıs 2004 tarihinde arsa üzerinde bir inceleme  
yapıl, 20 Ekim 2004 tarihinde Erdek Kadastro Mahkemesi bavuranın talebini kısmen  
kabul etmitir.  
10 Kasım 2005 tarihinde Yargıtay sözkonusu kararı onamıve Hazine’nin kararın  
düzeltilmesi talebini 26 ubat 2007 tarihinde reddetmitir.  
1
BARKER – TÜRKĐYE KARARI  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi ve Erdek Kadastro Mahkemesi’nde görülen  
yargılama sürelerinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre” artına  
uymamasından ikâyetçi olmu, Hükümet iddiaya karı çıkmıtır.  
Dava dosyasındaki unsurlardan, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın 15  
Ağustos 1988’de baladığı ve henüz sonuçlanmadığı anlaılmaktadır. Bu haliyle dava iki  
aamalı yargıda 21 yıl sürmüdurumdadır.  
AĐHM, Erdek Kadastro Mahkemesi önündeki davaya ilikin olarak yargılamanın 30  
Mayıs 2001 tarihinde balayıp 26 ubat 2007 tarihinde sona erdiğini kaydeder. Bu nedenle  
dikkate alınması gereken süre iki yargı aamasında 5 yıl 9 aydır.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, bavurunun baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik  
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
Esasa ilikin olarak AĐHM, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi önündeki davayla ilgili  
olarak dava dosyasının aslının kayıp olduğunun ve yargılamanın, yeniden oluturulan dava  
dosyasının eksik olması nedeniyle Hazine’nin düzeltme talebini inceleyemediği görülen  
Yargıtay’da derdest olduğunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını kaydeder.  
Erdek Kadastro Mahkemesi’ndeki yargılamaya ilikin olarak ise AĐHM davanın,  
karmaık olmayan yapısına rağmen sözkonusu birinci derece mahkemesinde yaklaık 3 yıl 5  
ay sürdüğünü kaydeder. AĐHM özellikle davanın 30 Mayıs 2001’de açılmıolmasına karın  
kefin ancak 18 Mayıs 2004 tarihinde yapılmıolduğunu, bu süreçte yetkililer tarafından  
hiçbir önemli ilem yapılmadığını belirtir.  
AĐHM, somut bavurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz. Talipoğlu – Türkiye, no.  
64236/01).  
Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AĐHM, somut davada farklı bir sonuca  
ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı  
kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada yargılama süresinin hem  
Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi hem Erdek Kadastro Mahkemesi önünde aırı olduğu ve  
AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre” artına uymadığı görüündedir.  
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
2
BARKER – TÜRKĐYE KARARI  
A. Tazminat ve yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran maddi ve manevi tazminat olarak toplam 70,000 Euro ödenmesini talep etmi,  
Hükümet talebe karı çıkmıtır.  
Maddi tazminat talebine ilikin olarak AĐHM, bavuranın talebini destekler nitelikte  
herhangi bir belge sunmamıolması nedeniyle talebi reddeder.  
Bununla birlikte bavuranın sadece ihlal tespiti ile yeterli olarak tazmin edilemeyecek  
manevi zarara uğradığını kabul etmektedir. Somut dava koulları ve içtihadını dikkate alarak  
bavurana 21,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.  
Bavuran yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesi konusunda herhangi bir talepte  
bulunmamıtır. Bu nedenle bu balık altında ödeme yapılmaması uygundur.  
B. Gecikme faizi  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine  
uygulağı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) Sorumlu devletin bavurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk lirasına  
çevrilmek üzere:  
(i) 21,000 (yirmi bir bin) Euro manevi tazminat;  
(ii) bu miktara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;  
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları uyarınca 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
3