değerlendirmiştir. Bu nedenle, başvurunun sunulduğu tarihin 20 Haziran 2000 olduğuna karar
vermiştir.
II. AĐHS’NĐN 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Başvuran, polis nezaretinde olduğu sürede, AĐHS’nin 3. maddesine aykırı olarak, kötü
muameleye maruz kaldığı konusunda şikayetçi olmuştur. Sözkonusu madde şöyledir:
“Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.”
Hükümet, AĐHM’den, başvurunun bu kısmını, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca
olan içi hukuk yollarını tüketme şartına uymadığı için kabuledilmez olduğu gerekçesiyle
reddetmesini talep etmiştir. Başvuranın, Cumhuriyet Savcısı’nın takipsizlik kararına itiraz
etmediğini belirtmiştir.
Başvuran, Cumhuriyet Savcısı’nın kararının kendisine tebliğ edilmediğini iddia
etmiştir. Durum her ne olursa olsun, iç hukuk yolları etkili olmadığı için itirazda bulunmanın
sonuç getirmeyeceğini ileri sürmüştür.
AĐHM, başvuranın AĐHS’nin 35. maddesi anlamı dahilinde iç hukuk yollarını tüketip
tüketmediğini belirlemenin gerekli olmadığını, zira başvurunun bu kısmının aşağıda belirtilen
gerekçelerden ötürü kabuledilmez olduğunu değerlendirmiştir.
AĐHM, kötü muamele iddialarının uygun deliller ile desteklenmesi gerektiğini
yinelemiştir (bkz., özellikle, Tanrıkulu ve Diğerleri – Türkiye, no. 45907/9, 22 Ekim 2002).
AĐHM, başvuranın gözaltı süresinin bitiminde düzenlenen sağlık raporunun, onun
polis tarafından kötü muamele gördüğüne dair herhangi bir gösterge içermediğini
kaydetmiştir. Bu hususta, AĐHM, başvuran tarafından iddia edildiği şekilde uygulanmış olan
kötü muamelenin, özellikle dayak, falaka ve elektrik şokunun, başvuranın vücudunda izler
bırakmış olacağını kaydetmiştir (bkz., özellikle, Tanrıkulu ve Diğerleri – Türkiye,no.
29918/96, no. 29919/96 ve no. 30169/96, 24 Şubat 2005). AĐHM, bu raporda yeterli ayrıntı
bulunmadığının farkındadır. Bununla beraber, dava dosyasında, rapordaki bulgular konusunda
kuşku uyandıracak veya başvuranın iddialarını destekleyecek herhangi bir belge
bulunmadığını kaydetmiştir. AĐHM, bilhassa, yerel işlemler zarfında başvuranın dava
dosyasının içeriğine herhangi bir itirazda bulunmadığını ve dava dosyasında başvuranın başka
bir doktor tarafından muayene edilme talebinde bulunduğuna ve bu talebinin reddedildiğine
dair herhangi bir gösterge olmadığını belirtmiştir.
Yukarıda belirtilenler karşısında, AĐHM, başvuranın, polis nezaretinde kötü muamele
gördüğü şeklindeki iddiasını kanıtlamadığı görüşündedir. Başvurunun bu kısmının asılsız
olduğu ve AĐHS’nin 35 §§ 3 ve 4. maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması
gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği kararını vermiştir.
III. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi
heyetinde askeri hakim bulunması nedeniyle davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme
3