Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (39224/98) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke
vatandaşları Nafiye Çardakçı, Saniye Çardakçı, Atifet Çardakçı ve Harun Çardakçı’nın
(başvuranlar) 2 Ekim 1997 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’nin eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından T. Elçi
tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Başvuranlar sırasıyla 1950, 1974, 1977 ve 1978 doğumlu olup Hakkâri’de ikamet etmektedir.
Başvuranların eşi ve babası Sabri Çardakçı 8 Eylül 1993 tarihinde ölmüştür. Ölüm olayına
dair koşullar taraflar arasında ihtilafa yol açmıştır.
8 Eylül 1993 tarihinde düzenlenen tutanağa göre PKK militanları Başbulak köyüne roket
atarlı saldırı düzenlemiş, roket Sabri Çardakçı’nın evinin çatısına isabet etmiş ve adı geçenin
evinin yakınında silahlı saldırı olmuştur.
Yüksekova Cumhuriyet Savcısı 11 Mart 1994 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik
Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı lehine ratione materia bakımından yetkisizlik kararı
vermiştir.
Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı 25 Mayıs 1997 tarihinde ratione loci bakımından yetkisizlik
kararı alarak dava dosyasını Van Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne göndermiştir.
Tarafların yazılı görüşlerine göre, süreç Van Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Savcılığı’nda halen soruşturma aşamasındadır.
HUKUKA DAİR
AİHM, 19 Ekim 2006 tarihinde Hükümetin beyanını almıştır:
«Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan
başvurunun dostane çözüme kavuşturulması bakımından başvuranlar Saniye Çardakçı, Atifet
Çardakçı ve Harun Çardakçı’ya karşılıksız olarak 20.000 (yirmi bin) Euro tutarında ödeme
yapmayı önermektedir.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup
yansıtılabilecek tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin AİHS’nin
39. maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki
döviz kuru üzerinden Y.TL.’ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık
süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve
ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için
geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu ödeme davanın
nihai halini oluşturacaktır.»
2