durumlarda, AĐHS’nin 35/1 maddesinin gereğini en iyi ꢀekilde yerine getirmek için altı ay
süresinin yazılı kararın tebliğ tarihinden itibaren iꢀlemesi gerekmektedir. (bkz. Worm –
Avusturya, 29 Ağustos 1997 tarihli karar).
AĐHM, somut davada, Hükümet’in, Ferit Çengelli’nin 18 Haziran 2001 tarihli kararı
24 Temmuz 2002 tarihinde, yani kararın verildiği tarihten yaklaꢀık bir yıl sonra, bir arkadaꢀı
vasıtasıyla öğrendiği konusuna itiraz etmediğini kaydetmiꢀtir. Dava dosyasındaki belgeler,
Devletin baꢀvurana kararı daha önce tebliğ etmeye çalıꢀtığını; ancak yanlıꢀ adrese gönderme
nedeniyle tebliğin baꢀarısız olduğunu ortaya koymuꢀtur. Hükümet, bu konuda, AĐHM’ye
herhangi bir açıklama sunmamıꢀ veya baꢀvuranların iddialarına cevap verememiꢀtir. AĐHM,
ayrıca, 23 Eylül 2002 tarihinde, yani kararı öğrendikten sonra iki ay içinde, Ferit Çengelli’nin
AĐHM’ye baꢀvurduğunu gözlemlemiꢀtir. Üstelik, baꢀvuruda bulunduktan kısa bir süre sonra,
3 ꢁubat 2003 tarihinde, baꢀvuran, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi katipliğinden gerekçeli
kararın bir kopyasını temin etmiꢀtir. Bu davanın ꢀartları karꢀısında ve özellikle baꢀvuran
hakkındaki cezai yargılamanın toplam süresini göz önüne alarak, AĐHM, baꢀvuranın davası
hakkındaki geliꢀmeleri önceden araꢀtırmayıp kararın resmi tebliğini beklemesini makul
değerlendirmektedir (bkz., Mahmut Aslan – Türkiye, no. 74507/01, 2 Ekim 2007). Sonuç
olarak, AĐHM, baꢀvuranın AĐHS’nin 35/1 maddesine uyduğu görüꢀündedir ve bu nedenle
Hükümet’in itirazını reddetmiꢀtir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilmezlik unsuru taꢀımadığını tespit etmiꢀtir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir
niteliktedir.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, haklarında baꢀlatılan cezai yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde
ortaya konan “makul süre” ꢀartını aꢀtığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀlardır. Söz konusu madde
ꢀöyledir:
“Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan ... bir mahkeme
tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
A. Dikkate alınması gereken süreç
AĐHM, yargılamanın, baꢀvuranların sırasıyla yakalandıkları tarihler olan 3 ve 15 Mart
1981 tarihlerinde baꢀladığını kaydetmiꢀtir. Ferit Çengelli’nin yargılaması 18 Haziran 2001
tarihinde sona ermiꢀ ve dolayısıyla davanın üç kere incelendiği iki aꢀamalı bir yargıda toplam
yirmi yıl üç aydan fazla sürmüꢀtür. Dava dosyasındaki bilgilere göre, Süleyman Eryılmaz
hakkındaki yargılama, yirmi yedi yıldan uzun bir süre sonra, mevcut kararın alındığı tarihte
Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde halen devam etmekteydi.
AĐHM’nin zaman bakımından (ratione temporis) yetkisi, ancak Türkiye’nin kiꢀisel
baꢀvuru hakkını tanıdığı tarih olan 28 Ocak 1987 tarihinden itibaren olan süreyi
değerlendirmesine müsaade etmektedir. Dolayısıyla, Ferit Çengelli açısından dikkate alınması
gereken süreç, iki aꢀamalı bir yargıda on dört yıl dört aydan fazladır. Süleyman Eryılmaz
açısından göz önünde bulundurulması gereken süreç ise davanın iki kere incelendiği iki
aꢀamalı bir yargıda yirmi bir yıl dört aydan fazladır. Ancak, AĐHM, kiꢀisel baꢀvuru hakkını
tanıdığı tarihteki yargılama durumunu göz önüne almalıdır (bkz., yukarıda anılan ꢁahiner;
3