ilgili sorunlara iliꢀkin bilgi sunmak ve bu sorunları analiz etmek ve önleyici ve araꢀtırmaya
yönelik önlemler tavsiye etmek amacıyla yapılmıꢀ ciddi bir çaba olduğu düꢀünülebilir.
Yukarıda anlatılanlar ıꢀığında, AĐHM, baꢀvuranların akrabasının ölüm koꢀullarına
yönelik iddiaların, spekülasyon ve varsayımdan öteye gitmediğini gözlemler. Dolayısıyla,
dava dosyasındaki belgelerin, Dr. Mehmet Emin Ayhan’ın, baꢀvuranların iddia ettiği
koꢀullarda, herhangi bir Devlet görevlisinin veya Devlet makamları adına görev yapan bir
kimsenin iꢀtirakiyle öldürüldüğü sonucuna gerekli kanıt standardı bağlamında ulaꢀmasını
sağlamadığı kanısındadır.
Dolayısıyla, bu bağlamda 2. madde ihlal edilmemiꢀtir.
2.Soruꢀturmanın yetersiz olduğu iddiasına iliꢀkin olarak
AĐHS’nin 2. maddesi bağlamında, yaꢀam hakkını korumaya yönelik yükümlülük,
Devlet’in, AĐHS’nin 1. maddesi bağlamında daha genel olan “kendi yetkisine tabi herkese
AĐHS’de tanımlanan hak ve özgürlükleri sağlamak” görevi, dolaylı olarak, bireylerin güç
kullanımı sonucunda öldürüldüklerinde etkili bir resmi soruꢀturma ꢀeklinin bulunmasını da
gerektirir (bkz. yukarıda anılan Kıbrıs, § 131; Hugh Jordan – Đngiltere, no. 24746/94, § 105,
AĐHM 2001-III (bölümler); Akdeniz ve Diğerleri – Đngiltere, no. 23954/94, § 89, 31 Mayıs
2001 ve Kaya – Türkiye, 19 ꢁubat 1998 kararı, Reports 1998-I, s. 324, § 86). Bu tür bir
soruꢀturmanın temel maksadı, yaꢀam hakkını koruyan iç hukukun etkili olarak hayata
geçirilmesini ve Devlet görevlilerinin veya birimlerinin sözkonusu olduğu davalarda, bunların
sorumluluğu altında meydana gelen ölümlere izahat getirmelerini sağlamaktır. Hangi tür
soruꢀturma ꢀeklinin bu amaçları karꢀılayacağı, koꢀullara göre farklılık gösterebilir. Ancak,
uygulanan ꢀekil ne olursa olsun, konunun dikkatlerine sunulmasından itibaren, yetkililer kendi
inisiyatifleriyle hareket etmelidirler. Resmi bir ꢀikayette bulunmayı ya da herhangi bir
soruꢀturma yürütme sorumluluğunu üstlenmeyi en yakın akrabaya bırakamazlar (bkz. örneğin,
mutatis mutandis, Đlhan – Türkiye [BD], no. 22277/93, § 63, AĐHM 2000-VII, ve yukarıda
anılan Avꢀar, § 393). Ayrıca, en yakın akrabanın, kendi meꢀru çıkarlarını korumak için,
sürece gerekli olduğu kadar katılması gereklidir (bkz. yukarıda anılan, Hugh Jordan, § 109,
ve kurbanın ailesinin soruꢀturmaya ve mahkeme belgelerine eriꢀiminin olmadığı Oğur –
Türkiye [BD], no. 21594/93, § 92, AĐHM 1999-III).
Devlet görevlilerince yapıldığı meꢀru olmadığı iddia edilen öldürmeye yönelik bir
soruꢀturmanın etkili olabilmesi için, genel olarak, soruꢀturmadan sorumlu olan ve
soruꢀturmayı yürüten kiꢀilerin, olaylarda adı geçenlerden bağımsız olmaları gerektiği
düꢀünülebilir (bkz. Güleç – Türkiye, 27 Temmuz 1998, Reports 1998-IV, §§ 81-82, ve
yukarıda anılan Oğur, §§ 91-92). Bu, yalnızca hiyerarꢀik ve kurumsal bir bağlantının
bulunmaması değil, bir bağımsızlık bulunması anlamına da gelir (bkz. örneğin, iddia edilen
bir çatıꢀmada bir kızın ölümünü soruꢀturan Cumhuriyet Savcısının, olayda adı geçen
jandarmanın sağladığı bilgiye büyük ölçüde dayanması suretiyle bağımsız olmadığını
sergilediği, Ergi – Türkiye, 28 Temmuz 1998, Reports 1998-IV, §§ 83-84).
Soruꢀturma, bu tür davalarda kullanılan gücün koꢀullar dahilinde haklı olup
olmadığının belirlenmesi (bkz. yukarıda anılan Kaya, s. 324, § 87) ve sorumluların
belirlenmesi ve yakalanması (bkz. yukarıda anılan Oğur, § 88) sonucuna ulaꢀmaya muktedir
olması açısından da etkili olmak zorundadır. Bu, sonuca değil, yönteme iliꢀkin bir
yükümlülüktür. Yetkililerin, baꢀka unsurların yanı sıra, görgü tanığı ifadesini, adli tıp
kanıtlarını ve uygun hallerde olay yerinde incelemeyi, balistik muayeneyi, yaralanmaya dair
13