CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ÇERĐKCĐ -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:33322/07)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Temmuz 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (33322/07) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaı  
Turan Çerikçi’nin (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 1 Ağustos 2007 tarihinde  
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan  
Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Ankara Barosu avukatlarından S. Karaduman ve S. ahin tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1958 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.  
Olayların meydana geldiği dönemde, Beyoğlu Belediyesi’nde memur olan bavuran, “Kamu  
Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na” (KESK) bağlı “Tüm belediye ve yerel yönetim  
hizmetleri emekçileri sendikası’nın” (Tüm. Bel.Sen) üyesiydi.  
1 Mayıs 2007 tarihinde, bavuran, 1 Mayıs 2007 tarihinde görev yerini terk ettiği gerekçesi ile  
hakkında açılan disiplin soruturması hususunda bilgilendirilmitir.  
4 Mayıs 2007 tarihinde, bavuran, savunma layihasını sunmutur. Bavuran, 1 Mayıs 2007  
tarihinde KESK’in çağrısı üzerine, içi bayramını kutlamak için ulusal bir etkinliğe katıldığını  
belirtmitir.  
9 Mayıs 2007 tarihinde, bavuran, görev yerini terk etmekten disiplin cezası bağı taıyan bir  
uyarı yazı almıtır.  
Bavuran, Beyoğlu Belediyesi’nde sözkonusu karara itiraz etmitir. Bavuran, sözkonusu  
cezanın, sendika haklarını güvence altına alan ulusal hükümlere aykırı olduğunu belirtmitir.  
9 Mayıs 2007 tarihinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 A maddesi uyarınca  
bavuranın bavurusu reddedilmitir.  
HUKUK  
Bavuran, aldığı uyarı yazısı nedeniyle AĐHS’nin 11. maddesinin ihlal edildiği  
değerlendirmesinde bulunarak toplantı özgürlüğü hakkına saygı gösterilmediğini iddia  
etmektedir. Bilahare bavuran, uyarı yazısına itiraz etmek için iç hukukta bavuru yolunun  
bulunmayıından ikayetçi olmaktadır ve AĐHS’nin 13. maddesine atıfta bulunmaktadır.  
Hükümet sözkonusu iddialara itiraz etmektedir. Özellikle, Hükümet, idareyi devlet  
memurlarının karısına getiren ihtilafların, AĐHS ve protokolleri ile bağlantılı olmadığını  
savunmaktadır.  
2
AĐHM, sözü edilen Karaçay kararında böyle bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca  
AĐHM, bavurunun AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baka hiçbir  
kabuledilemezlik unsuru içermediğini tespit etmektedir. Dolayısıyla AĐHM, bavuruyu  
kabuledilebilir ilan etmektedir.  
Esas ile ilgili olarak, AĐHM, sözü edilen Karaçay kararında benzer ikayetleri inceleme  
imkanı olduğunu ve AĐHS’nin 11. ve 13. maddelerinin ihlal edildiği sonucuna ulağını  
hatırlatmaktadır. AĐHM, mevcut davada sözkonusu içtihadından sapmak için hiçbir neden  
görememektedir. Ayrıca Hükümet, ibu davada farklı bir sonuca ulamak için ikna edici  
hiçbir tespit ve argüman sunmamaktadır. Bu itibarla AĐHM, sözkonusu hükümlerin ihlal  
edildiği sonucuna ulatır.  
AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, bavuran, 5.000 Euro manevi tazminat  
ve 1.000 Euro yargılama masraf ve gideri talebinde bulunmaktadır. Hükümet, sözkonusu  
iddialara itiraz etmektedir.  
AĐHM, belge sunulmamasını göz önüne alarak, yargılama masraf ve giderlere ilikin talebi  
kabul edemeyecektir. Buna karın hakkaniyete uygun olarak AĐHM, Avrupa Merkez  
Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artıeklenerek  
belirlenen gecikme faizi ile birlikte 1.800 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 11. ve 13. maddelerinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet  
tarafından bavurana her türlü vergiden muaf tutularak 1.800 Euro (bin sekiz yüz Euro)  
manevi tazminat ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin Đç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 13 Temmuz 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
3