CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
BABOĞA- TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 64277/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Haziran 2006  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (64277/01) bavuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaı olan Mehmet Ata Baboğa’nın (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne (AĐHM) 6 Ocak 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin Temel  
Đnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Đzmir Barosu avukatlarından S. Çetinkaya tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVA KOULLARI  
Bavuran, 1966 doğumlu olup, bavuru sırasında Aydın Cezaevi’nde bulunmaktadır.  
Bavuran, 20 ubat 1998 tarihinde, Đzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele  
ubesi’nde görevli polisler tarafından yakalanmıve gözaltına alınmıtır. Bavuranın,  
yasaı silahlı örgüt olan PKK’ya üye olduğundan üphe edilmitir.  
27 ubat 1998 tarihinde, Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Yedek Hakimi  
tarafından bavuran hakkında tutuklama kararı verilmitir.  
24 Mart 1998 tarihli iddianame ile Cumhuriyet Basavcısı Türk Ceza Kanunu’un  
(TCK) 169. maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu’un 5. maddesi uyarınca, yasadıı silahlı  
örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan bavuran hakkında kamu davası açmıtır.  
Aralarında asker kökenli hakimin de bulunduğu DGM, 11 Kasım 1998 tarihli kararla,  
bavuranı suçlu bularak beyıl hapis cezasına mahkum etmitir.  
Yargıtay, bavuran tarafından temyiz edilen kararı 11 Kasım 1999 tarihli bir kararla  
onamıtır.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA  
Bavuran, kendisini yargılayıp mahkum eden Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,  
bünyesinde askeri bir hakim bulunmasından ve yargılamasına, behakimden, Adalet  
Bakanı’ndan ve sekreterinden oluan Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilen  
sivil hakimlerin katılmasından dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını iddia  
etmektedir. Bu hakimler, bünyesinde Adalet Bakanı’nın bulunması nedeniyle yürütme erkine  
olan bu Kurul  
Bu itibarla, bavuran AĐHS’nin 6 § 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.  
Hükümet, altı ay kuralına uyulmadığı itirazını yöneltmektedir. Hükümet, DGM’nin  
bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliği taımadığı yapılan ikayetle ilgili verilen nihai iç  
hukuk kararının, bu Mahkeme tarafından verilen karar olduğunu belirtmektedir. Bununla ilgili  
olarak, olayların meydana geldiği sırada DGM’lerin kuruluve ileyiinin iç hukukta  
düzenlenmesi nedeniyle, ne DGM’nin ne de Yargıtay’ın bu ikayet konusunda görübildirme  
yetkisinin bulunmadığını ifade etmektedir. Hükümet son olarak, bavuranın iç hukuk  
2
yollarının etkisiz olduğunu fark ettiği tarihten itibaren altı ay içinde yani DGM’nin kararını  
verdiği 11 Kasım 1999 tarihinden itibaren bavurusunu yapması gerektiğini belirtmektedir.  
Oysa bavuru, 6 Ocak 2000 tarihinde yapılmıtır.  
AĐHM, daha önce buna benzer bir itirazı 6 ubat 2003 tarihli Özdemir-Türkiye no:  
59659/00, § 26 davasında reddettiğini hatırlatmaktadır. Mevcut davada bu kararından  
ayrılmasını gerektirecek bir neden bulunmamaktadır.  
Sonuç olarak AĐHM, Hükümet’in itirazını reddetmektedir.  
AĐHM, DGM’de bulunan sivil hakimlerin yararlandığı anayasal ve yasal güvenceleri  
dikkate alarak ve Mahkemenin bu konudaki içtihadı ıığında (Bkz. özellikle Đmrek-Türkiye  
(karar), no: 57175/00, yayınlanmamı), bavurunun bu kısmının AĐHS’nin 35 §§ 3 ve 4.  
maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine  
kanaat getirmitir.  
AĐHM, içtihatlarından doğan kriterler uyarınca ve elindeki mevcut unsurları dikkate  
alarak bavurunun DGM bünyesinde askeri hakim bulunmasına ilikin ikayetinin esastan  
incelenmesi gerektiğine karar vermitir. Baka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır.  
II. ESAS HAKKINDA  
AĐHM, daha önce buna benzer ikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve  
bunların AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (bkz.  
adıgeçen Özel, § § 33-34, ve adıgeçen Özdemir,§§ 35-36, ve Đncal-Türkiye, 9 Haziran 1998,  
Derleme 1998-IV, s. 1573, § 72 in fine).  
AĐHM mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak  
hiçbir olgu ve delil sunmadığı kanaatine varmıtır.  
AĐHM, bavuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,  
AĐHS’nin 6 § 1 maddesinde öngörülen bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taımadığı  
sonucuna varmıtır.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuran maddi tazminat adı altında herhangi bir talepte bulunmamaktadır. Manevi  
tazminat olarak 30 Euro (otuz) talep etmektedir.  
Hükümet bu iddialara karı çıkmaktadır.  
Manevi tazminata ilikin olarak ise AĐHM mevcut davada ihlal tespitinin, adil tazmin  
için balı baına yeterli olduğu kanaatine varmıtır (Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).  
Sözleme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık koullarını yerine getirmeyen  
bir mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir  
sürecin ya da yargılamanın balatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi  
3
bakımından uygun bir yöntemi oluturur (Bkz. Öcalan-Türkiye [GC], no: 46221/99, § 210,  
CEDH 2005-..., ve adıgeçen Gençel, § 27).  
B. Masraf ve Harcamalar  
Bavuran ayrıca yerel mahkemeler ve AĐHM nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar  
için 4.000 Euro talep etmektedir. Bavuran bununla ilgili olarak herhangi bir belge  
sunmamaktadır.  
Hükümet bu iddialara karı çıkmaktadır.  
Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda, AĐHM,  
bavurana 1.000 (bin) Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmitir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bünyesinde askeri bir hakim bulunması nedeniyle, AĐHS’nin 6 § 1. maddesine  
ilikin olarak yapılan ikayetin kabuledilebilir olduğuna ve bavurunun geri kalanının  
kabuledilemez olduğuna;  
2. Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun  
olması nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Mevcut kararın kendisinin manevi zararın adil tazmini için yeterli olduğuna;  
4. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek  
her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından bavurana masraf  
ve harcamalar için 1.000 Euro (bin) ödenmesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar  
Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz  
oranının üç puan fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
5. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3  
maddesine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
4