Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (35073/97) başvuru no’lu davanın nedeni, bu
ülke vatandaşları S. Aydın Başlık, Esral Karagöz, Yaşathak Aslan, Fercan Kaya ve
Nizamettin Doğan’ın (başvuranlar) 25 Şubat 1997 tarihinde Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin (AİHS) eski 25. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na
(Komisyon) yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) İstanbul Barosu
avukatlarından S. Kuşkonmaz tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
S. Aydın Başlık, Esral Karagöz, Yaşathak Aslan, Fercan Kaya ve Nizamettin Doğan
adındaki başvuranlar sırasıyla 1960, 1961, 1952, 1960 ve 1958 doğumludur. Başvurunun
yapıldığı sırada başvuranlar, İstanbul’da bulunan Sağmalcılar Cezaevinde bulunmaktadır.
26 Nisan 1991 tarihinde, İstanbul’da meydana gelen bir banka soygunu nedeniyle
polis tarafından bir operasyon düzenlemiştir. Operasyon sırasında, güvenlik güçleri ile silahlı
bir çatışma meydana gelmiştir. Aynı gün, Karagöz yakalanmıştır.
29 Nisan 1991 tarihinde Aslan, ertesi gün ise Başlık, Kaya ve Doğan da yakalanmış ve
gözaltına alınmışlardır.
4 Haziran 1991 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM)
başvuranlar aleyhine ceza davası açılmıştır. İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcısı, Aslan’ı
anayasal düzeni yıkmayı ve Marksist Leninist bir düzeni hakim kılmayı amaçlayan “Dev-Yol”
yöneticisi olmakla itham etmiştir. Diğer başvuranlar, Türk Ceza Kanunu’un (TCK) 168.
maddesi uyarınca, aynı örgüte mensup olmakla itham edilmişlerdir. Cumhuriyet Başsavcısı
aynı zamanda başvuranları suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak, çok sayıda silahlı
soyguna katılmak, araba ve silah çalmak suçuyla itham etmiştir.
24 Temmuz 1991 tarihinde ve 27 Ekim 1994 tarihleri arasında DGM tanıkları
dinlemiştir.
24 Aralık 1996 tarihinde, başvuranlar, suçlu olduklarına dair bir karar olmadan beş
buçuk yıldır tutuklu bulunduklarını belirterek serbest bırakılma talebinde bulunmuşlardır.
Başvuranlar, Mahkeme tarafından çağırılan savunma tanığının ifade vermesinin beklendiği iki
yıl boyunca davanın etkisiz olduğunu ileri sürmüşlerdir.
DGM her duruşmada, işlenen suçun niteliği ve suça ilişkin delillerin durumunu
dikkate alarak, başvuranların serbest bırakılma taleplerini reddetmiştir.
Delillerin durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı halde, duruşmalar, yaklaşık üç
yıl boyunca ertelenmiştir.
DGM, tek dereceli mahkemede yaklaşık sekiz yıl süren bu dava süresince, altmışa
yakın duruşma gerçekleştirmiştir. Başvuranlar, yargılama boyunca, dava yoğunluğu gerekçe
gösterilerek, iki duruşma arasındaki sürenin yaklaşık iki ay, yani TCK’da belirtilen sürenin iki
katı kadar sürdüğünü belirtmektedirler. Başvuranlar bu hususu dile getirmiş fakat bir sonuç
alamamışlardır.
2