329, § 105, Sabuktekin, adıgeçen, § 97, ve Ekinci, adıgeçen, § 77). Fail oldukları iddia
edilenler ister devlet görevlileri isterse üçüncü kiꢀiler olsun, zor kullanımının bir kiꢀinin
ölümüyle sonuçlandığı her durumda benzeri bir soruꢀturma yürütülmelidir. Bununla birlikte,
devlet görevlilerinin ya da devlet makamlarının dava konusu olayda etkisi olduğu iddia
edildiğinde, baꢀvurunun etkili olup olmadığı konusunda özel gereklilikler ortaya çıkabilir
(Tahsin Acar, adıgeçen, § 220).
AĐHM, yukarıda bahsedilen yükümlülüğün, yalnızca, ölüme bir Devlet görevlisinin
neden olduğunun tespit edildiği durumlar için geçerli olmadığını vurgular. Zira yetkili
mercilerin ölüm olayından haberdar edilmeleri, ölümün meydana geldiği koꢀullar hakkında
Sözleꢀme’nin 2. maddesinden kaynaklanan etkin bir soruꢀturma yürütme yükümlülüğünü
ipso facto doğurur (Bkz., mutadis mutandis, Ergi-Türkiye, 28 Temmuz 1998 tarihli karar,
Derleme 1998-IV, s. 1778, § 82, Yaꢀa-Türkiye, 2 Eylül 1998, Derleme 1998-IV, s. 2438, §
100, Hugh Jordan-Birleꢀik Krallık, no: 24746/94, §§ 107-109, CEDH 2001-III, Ekinci,
adıgeçen, § 78, ve Sabuktekin, adıgeçen, § 98).
Yürütülen soruꢀturma aynı zamanda sorumluların tespit edilip nihayetinde
cezalandırılmalarını sağlayacak ꢀekilde etkili olmalıdır (Oğur-Türkiye, [GC] no 21594/93, §
88, CEDH 1999-III). Burada sözkonusu olan sonuca değil, araçlara iliꢀkin bir yükümlülüktür.
Yetkili mercilerin, olaylara iliꢀkin delillerin toplanabilmesi için makul olarak kendilerine açık
olan tedbirleri almaları gerekmektedir (Tanrıkulu-Türkiye, [GC], no: 23763/94, § 109, CEDH
1999-IV, ve Salman-Türkiye [GC], no 21986/93, § 106, CEDH 2000-VII). Sorumlu kiꢀi ya da
kiꢀilerin tespit edilmesini sağlayabilecek soruꢀturmada oluꢀabilecek her türlü eksiklik,
soruꢀturmanın etkisiz olduğuna karar verilmesine neden olabilir (Aktaꢀ-Türkiye, no: 24351/94,
§ 300, CEDH 2003-V).
Mevcut davada, olay sonrasında hazırlık soruꢀturmasını yürütmekle görevli mercilerin
ve yetkili Savcılığın bulunduğu giriꢀimler ihtilafa neden olmamaktadır.
Dosyada yer alan unsurlardan, olayın hemen sonrasında, polislerin olay yerinde
inceleme yaptığı ve bu incelemeler sonunda boꢀ kovan buldukları anlaꢀılmaktadır. Aynı gün,
olayın meydana geldi yerde iꢀyeri bulunan üç esnafın ifadelerini almıꢀtır.
Cinayetlere iliꢀkin olarak yürütülen ön soruꢀturma, olayın hemen sonrasında
baꢀlatılmıꢀtır. Nusaybin Cumhuriyet Baꢀsavcılığı res’en soruꢀturma baꢀlatmıꢀtır. Yine aynı
gün, Nusaybin Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın, doktorun ve maktullerin iki yakının eꢀliğinde
cesetlerin dıꢀ muayenesi yapılmıꢀtır. Yapılan balistik inceleme, 29 Eylül 1993 tarihli rapora
göre kurꢀunların “Makarov” marka bir tabancaya ait olduğunun tespit edilmesini sağlamıꢀtır.
7 Ekim 1993 tarihinde Nusaybin Cumhuriyet Baꢀsavcılığı’nın ratione materiae yetkisizlik
kararı vermesi ile dosya Diyarbakır DGM Cumhuriyet Baꢀsavcısı’na sevk edilmiꢀtir.
Diyarbakır DGM Cumhuriyet Baꢀsavcısı ise bunun üzerine hazırlık soruꢀturması baꢀlatmıꢀtır.
1995 tarihinde, Hizbullah aleyhine yürütülen operasyon sonrasında, baꢀvuranların
yakınlarının ölümü ile ilgili olarak yeni bilgiler elde edilmiꢀtir. Örgüt üyesi olduğu iddia
edilen bir kiꢀi tarafından belirtilen apartmanda bulunan silahlarla ilgili olan 18 Haziran 1995
tarihli rapordan, 23 Eylül 1993 tarihli olay mahallinde bulunan mermi kovanlarının sözkonusu
apartmanda bulunan “Makarov” marka tabancadan çıktığı anlaꢀılmaktadır. 5 ꢁubat 1998 ve
15 ꢁubat 200 tarihlerinde, Diyarbakır DGM Cumhuriyet Baꢀsavcısı, hazırlık soruꢀturmasının
devam ettiğini baꢀvuranların avukatına bildirmiꢀtir.
7