Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (63183/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke
vatandaꢀları Bedri Aslan ve Reꢀit Aslan’ın (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne
10 Temmuz 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) Temel Đnsan
Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuranlar,
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından S.
Tanrıkulu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Baꢀvuranlar sırasıyla 1982 ve 1972 doğumlu olup Batman’da ikamet etmektedirler.
Baꢀvuranlar 5 Eylül 1998 tarihinde güvenlik güçleri ile çıkan çatıꢀmada yaralı olarak ele
geçirilmiꢀler ve PKK’ya yeni militanlar getirmek suçuyla itham edilmiꢀlerdir.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı 24 Eylül 1998 tarihinde
TCK’nın 169. maddesine dayalı olarak baꢀvuranları PKK’ya yardım ve yataklık etmek suçu
ile itham etmiꢀtir.
DGM, 25 Mayıs 1999 tarihinde baꢀvuranları haklarında yapılan suçlamalardan suçlu bulmuꢀ
ve ilk baꢀvuranı iki yıl altı ay, ikinci baꢀvuranı üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırmıꢀ ve
nakil amaçlı kullanılan araca el konmuꢀtur.
Yargıtay 31 Ocak 2000 tarihinde bu kararı onamıꢀtır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,
bünyesindeki askeri hakimin varlığı nedeniyle «bağımsız ve tarafsız olmadığını» ve adil bir
yargılamayı sağlayamayacağını iddia etmekte, bu yönde AĐHS’nin 6 § 1.maddesini ileri
sürmektedirler.
AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. söz edilen Özel
kararı, §§ 33-34, ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§ 35-36, 6 ꢁubat 2003).
AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer
aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranların «ulusal güvenliğe» dayalı
suçlardan yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde
bulunmaktadır. Baꢀvuranlar, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin
kararını davaya yabancı gerekçelere dayandırdığı ꢀüphesini duyabilir. Bu nedenle
baꢀvuranların bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin
dikkate alınması gerekir. (sözü edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).
2