CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
BERK- TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 41973/98)  
KARARININ ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
(Dostane Çözüm)  
STRAZBURG  
20 Nisan 2006  
Đꢀbu karar nihai olup bazı ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (41973/98) bavuru no’lu davanın nedeni, bu  
ülke vatandaı Misbah Berk ve çocukları Edip, Aye ve Ferhat’ın (bavuranlar) 28 Nisan  
1998 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) eski 25. maddesi uyarınca  
yapmıoldukları bavurudur.  
Adli yardımdan faydalanan bavuranlar, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi önünde,  
Diyarbakır Barosu avukatlarından S. Çınar tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1944 doğumlu Misbah Berk ve 1965 doğumlu Edip Berk Türk vatandaı olup  
Diyarbakır’da ikamet etmektedirler.  
22 Ekim 1997 tarihinde, bir terör örgütü aleyhine yürütülen bir operasyon  
çerçevesinde polisler bavuranların rızası alınarak evlerinde arama yapmıtır.  
Aynı gün saat 16.40’ta bavuranların beyanları sonrasında polisler bir bilgisayarcıda  
bulunan ve PKK’ya ait olan bir bilgisayara el koymutur.  
Bavuranlar 30 Ekim 1997 tarihine kadar gözaltında tutulmulardır.  
3 Kasım 1997 tarihli iddianameyle Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi  
Cumhuriyet Savcısı, bavuranları silahlı çete üyesi olmakla itham etmitir.  
Bu arada tutuklu yargılanan bavuranlar, 19 Mart 1998 tarihinde serbest bırakılmıtır.  
19 Kasım 1998 tarihli bir kararla, DGM bavuranları atılı fiillerden suçlu bularak her  
birini üç yıl dokuz ay ağır hapis cezasına çarptırmıtır.  
HUKUK AÇISINDAN  
30 Ocak 2006 tarihinde, AĐHM Hükümet’ten izleyen beyanı almıtır:  
“Ben Avrupa Đnsan Hakları Konseyi Müdür Yardımcısı, Elçi Erdoğan Đꢀçan, Türkiye  
Cumhuriyeti Hükümeti’nin AĐHM önünde bulunan bavuruyu dostane çözüme kavuturmak üzere,  
karılıksız olarak Edip Berk ve Misbah Berk’e, 5.000 Euro (bebin) tutarında ödeme yapmayı  
önerdiğini bildiririm.  
Bavuranlardan her birine 2.500 Euro (iki bin beyüz) ödenecektir. Her türlü maddi ve  
manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar YTL’ye çevrilecek ve AĐHS’nin 39.  
maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ edilmesini müteakip üç ay içerisinde  
ödenecektir. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı takdirde, Hükümet, sözkonusu sürenin  
bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için  
geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarın ödenmesi,  
davanın nihai çözüme kavuturulmasını tekil edecektir.  
Ayrıca Hükümet, AĐHS’nin 43§1 maddesine uygun olarak davayı Büyük Daire’ye  
göndermeyeceğini taahhüt eder.  
2
AĐHM, 3 ubat 2006 tarihinde bavuranların avukatı tarafından imzalanan izleyen  
beyanı almıtır:  
“Edip Berk ve Misbah Berk’in temsilcisi olarak, AĐHM’de görülmekte olan davanın dostane  
çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyet Hükümeti’nin bize, karılıksız olarak 5.000 Euro (bebin)  
tutarında ödeme yapmaya hazır olduğunu not ediyorum.  
Bavuranlardan her birine 2.500 Euro (iki bin beyüz) ödenecektir. Her türlü maddi ve  
manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar YTL’ye çevrilecek ve AĐHS’nin 39.  
maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ edilmesine müteakip üç ay içerisinde  
ödenecektir. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği  
tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli  
faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarın ödenmesi, davanın  
nihai çözüme kavuturulmasını tekil edecektir.  
Bu öneriyi kabul ediyor ve bavuru kaynaklı ilgili olaylar hakkında Türkiye Cumhuriyeti  
aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçiyoruz. Davanın nihai sonuca ulağını bildiririz.  
Đꢀbu beyan, Hükümet’in ve bavuranların ulaoldukları dostane çözüm çerçevesinde  
kayda geçmektedir. Ayrıca, Mahkemenin verdiği karardan sonra Sözleme'nin 43§1 maddesi  
uyarınca davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğimizi taahhüt ederiz”.  
Mahkeme, tarafların üzerinde uzlatıkları dostane anlamayı dikkate almaktadır  
(Sözlemenin 39. Maddesi). Bu anlamanın, Sözleme ve eki Protokollerde tanımlanan insan  
haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözlemenin 37§1 ve  
Đçtüzüğün 62§3 Maddeleri).  
Dolayısıyla dava kayıttan düürülmelidir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Davanın, kayıttan düürülmesine karar vermi;  
2. Tarafların davanın Büyük Dairede tekrar görüülmesini talep etmeyeceklerine ilikin  
taahhütlerini dikkate almıtır.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3  
maddesine uygun olarak 20 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
3
4