COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
BĐÇER VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 19441/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
20 Temmuz 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir.  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 19441/04 no’lu davanın nedeni, Züleyha Biçer,  
Birsen Ergünhan, Ahmet Karaçakıl, Hacer Dalgıç v Hayriye Savruk (“bavuranlar”) adlı beꢀ  
Türk vatandaının, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 4 Mayıs 2004 tarihinde, Đnsan  
Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi’nin - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıoldukları bavurudur.  
Bavuranlar Đstanbul Barosu avukatlarından S.E. Altave N. Altatarafından temsil  
edilmilerdir.  
OLAYLAR  
Sırasıyla 1933, 1938, 1952, 1948 ve 1945 doğumlu bavuranlar, Balıkesir ve  
Đstanbul’da ikamet etmektedir.  
8 Aralık 1972 tarihinde, bavuranların annesi, Hazine ve Paaçiftlik Muhtarlığı  
aleyhine 117, 130, 135, 168, 274, 438, 494, 497 ve 578 sayılı parsellerin adına tescil edilmesi  
için Gönen Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıtır. Altı kii daha aynı parsellerle ilgili hak  
talebinde bulunarak davaya müdahil olmutur.  
28 Mart 1977 tarihinde, Gönen Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vermi, davayı  
Gönen Kadastro Mahkemesi’ne devretmitir.  
Bavuranların annesi belirlenemeyen bir tarihte vefat etmitir. Bavuranlar 24 Ekim  
1984 tarihinde, ilk derece mahkemesine, mirasçı olarak davaya taraf olmak istediklerini  
bildirmilerdir.  
Mahkeme 18 Mart 2005 tarihinde, bavuranların davasını reddetmi, arazinin  
müdahillerin mirasçıları adına tescil edilmesine karar vermitir.  
Yargıtay, 22 Haziran 2006 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararını bozmutur.  
Đlk derece mahkemesi 4 Mart 2007 tarihinde, Yargıtay’ın iade etmesinin ardından,  
davanın incelenmesine yeniden balamıtır.  
28 Ocak 2009 tarihinde son duruma yapılmıtır.  
2009 yılının Haziran ayında dava dosyasına eklenen bilgiye göre, yargılama Gönen  
Kadastro Mahkemesi’nde derdest haldedir.  
1
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuranlar davanın süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde belirtilen “makul süre”  
kouluyla örtümediğinden ikayetçi olmutur.  
Hükümet davanın karmaık olduğunu savunmutur.  
Göz önünde bulundurulacak zaman bavuranların annesinin Gönen Hukuk  
Mahkemesi’nde dava açtığı 8 Aralık 1972 tarihinde balamıtır. Dava halen Gönen Kadastro  
Mahkemesi’nde derdest haldedir. Dolayısıyla dava 36 yıldan fazla sürmütür.  
AĐHM’nin yargı yetkisi ratione temporis yalnızca, Türkiye’nin Avrupa Đnsan Hakları  
Komisyonu’na bireysel bavuru hakkını tanıyan deklarasyonun teminatını verdiği tarih olan  
28 Ocak 1987 tarihinden sonraki 23 yıllık süreyi göz önünde bulundurmasına izin verir.  
Bununla beraber, davanın o zamanki durumunu göz önünde bulundurmalıdır (bkz. ahiner –  
Türkiye, 29279/95). O önemli tarihte, dava zaten 14 yıldan fazla süre önce açılmıtı.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Hükümet öncelikle bavurunun tamamının ratione temporis AĐHM’nin yetkisi dıında  
olduğunu belirtmitir.  
AĐHM, yukarıda belirtilen noktalardan ayrı olarak, ahiner kararında benzer bir itirazı  
reddettiğini kaydeder. Mevcut davada bu bulgudan sapmasını gerektirecek özel bir durum  
tespit etmemitir. Buna göre AĐHM bu itirazı reddeder.  
AĐHM ayrıca, dava ilk derece mahkemesinde derdest halde olduğu için, bavuranın  
tüm iç hukuk yollarını tükettiği biçiminde değerlendirilemeyeceğini savunmutur.  
AĐHM, içtihadına göre, davanın süresine ilikin ikayetlerin, sözkonusu davanın  
sonuca bağlanmadan önce kendisine sunulabileceğini kaydeder (diğerlerinin yanı sıra bkz.  
Plaksin – Rusya, 14949/02). Buna göre, Hükümet’in iç hukuk yollarının tüketilmediğine  
ilikin itirazı reddedilmelidir. Ayrıca bavurunun bu kısmının diğer bakımlardan da  
kabuledilemez olmadığını kaydeder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir olarak ilan  
edilmelidir.  
B. Esas  
Hükümet, davanın süresinin makul süre koulunu amadığını belirtmitir.  
Bavuranların davası karmaıktır, pek çok müdahili vardır ve hak sahipleri belirlenecek arazi  
mevcuttur. Hükümet ayrıca tarafların tutumlarının davada aırı gecikmelere sebebiyet  
verdiğini ifade etmitir.  
Bavuranlar iddialarını sürdürmülerdir.  
AĐHM sıklıkla, AĐHS’nin mevcut bavurudakine benzer konuları elen alan davalarda  
6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz. Ezel Tosun – Türkiye, 33379/03).  
2
Kendisine sunulan tüm bilgi ve belgeleri göz önünde bulundurduğunda, AĐHM, Hükümet’in  
mevcut davada farklı bir sonuca ulaılmasına imkan verecek hiçbir delil ya da görüꢀ  
sunmağı kanısındadır. AĐHM, konuya ilikin içtihadını dikkate alarak, davanın süresinin  
haddinden uzun olduğu ve “makul süre” kouluyla örtümediği sonucuna varır. Buna göre 6/1  
madde ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
Bavuranlar 200.000 Euro maddi, 300.000 Euro manevi tazminat talep etmilerdir.  
Hükümet bu taleplere itiraz etmitir.  
AĐHM tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı  
görememektedir. Bu nedenle bu talebi reddeder. Öte yandan, hakkaniyete uygun surette,  
bavuranlara, ortaklaa1, 15.600 Euro manevi tazminat ödenmesine karar verir.  
Ayrıca, tarafların sunduğu bilgiye göre, dava ilk derece mahkemesinde derdest  
haldedir. Bu koullarda, AĐHM, sözkonusu davayı, bir yandan adaletin de doğru ilemesini  
sağlayacak koulları göz önünde bulundurarak olabildiğince hızlı bir biçimde sonuca  
bağlamanın, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalinin sona erdirilmesi için uygun bir araç olacağı  
kanısına varır (bkz. mutatis mutandis, Yakıan – Türkiye, 11339/03).  
Bavuranlar mahkeme masrafları için 20.000 Euro, posta masrafları için 68 Türk  
Lirası (TL)2 talep etmitir. Bavuranlar taleplerini desteklemek üzere, ulusal mahkemelerde  
meydana gelen masrafların makbuzları ile posta masraflarıyla ilgili faturalar sunmulardır.  
Hükümet bu taleplere itiraz etmitir. AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak  
gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde bavurana geri  
ödenir. Bu davada, AĐHM, sahip olduğu bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ıığında,  
hakkaniyete uygun surette, bavuranlara, ortaklaa, yargılama giderleri için 500 Euro tazminat  
ödenmesinin makul olduğu sonucuna varmıtır.  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artıın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermitir.  
AĐHM YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) Savunmacı Devlet’in, bavuranlara, AĐHS’nin 44. maddesinin 2. fıkrası uyarınca  
kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur  
üzerinden izleyen meblağları ödemesine;  
(i)  
uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber, 15.600 Euro (on bebin altı  
yüz Euro) manevi tazminat;  
(ii)  
uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber, yargılama giderleri için 500  
Euro (beyüz Euro);  
1 Bkz. Serçinoğlu – Türkiye, 7755/05.  
2 Yaklaık 35 Euro.  
3
(b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan  
eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Bavuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine,  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce hazırlanmı, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları  
uyarınca 20 Temmuz 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
François Elens-Passos  
Zabıt Katibi Yardımcısı  
Françoise Tulkens  
Bakan  
4