CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
BĐLGET - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 23327/05)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
23 Haziran 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup, ekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
T.C. vatandaı Kemal Bilget (bavuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 29 Kasım  
1993 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin  
(Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 23327/05 numaralı  
bavuru sonucu bu dava görülmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuran 15 Kasım 1993 tarihinde Đstanbul polisi tarafından yakalanarak gözaltına alınmıtır.  
29 Kasım 1993 tarihinde yasadıı bir örgütün mensubu olma suçu ile itham edilen bavuran  
Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 12 Haziran 2001’de on iki yıl altı ay hapis  
cezasına çarptırılmıtır. Yargıtay tarafından bu karar 24 Ocak 2002 tarihinde bozulmutur.  
DGM özellikle bavuranın ve suç ortağı sanıkların ifadelerine dayanarak ve çeitli tutanaklara  
ve bilirkii raporlarını dikkate alarak 24 ubat 2004 tarihinde bavuranı aynı cezaya  
çarptırmıtır. Bu karar Yargıtay tarafından 4 Ekim 2004 tarihinde onanmı, 13 Ekim 2004  
tarihinde tebliğ edilmitir.  
HUKUK  
AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunan bavuran ceza davasının adil olmadığından  
ikayetçidir. Bavuran Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını hakkında daha önce açılan  
davada kullanılan delillere dayandırdığından yakınmaktadır. Fakat bavuran burada hangi  
delillerin sözkonusu olduğunu belirtmemektedir. Yeterince gerekçelendirilmeyen bu ikayetin  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmesi gerekir.  
Bavuran ayrıca davanın aırı uzunluğundan ikayetçi olmaktadır. Hükümet bu iddiaya itiraz  
etmekte, bavuranın bu ikayetlerini ulusal yetkililer nezdinde dile getirmediğini  
savunmaktadır. AĐHM Hükümet tarafından ceza yargılama sürecinin uzunluğu hakkındaki  
benzer ikayetlere daha önce de itirazda bulunulduğunu ve bunların reddedildiğini hatırlatır  
(Bkz. Tendik vd.-Türkiye kararı no: 23188/02, 22 Aralık 2005; mutatis mutandis, Yağcı ve  
Sargın-Türkiye kararı, 8 Haziran 1995). Bu bavuruda Hükümet tarafından ortaya konulan  
görülerde bu içtihadın dıına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir husus yer almamaktadır.  
Hükümet bavuranın AĐHS’nin 35/1 maddesine uygun olarak altı ay içinde bavurusunu  
yapmağı itirazında bulunmaktadır. Hükümete göre bu süre iç hukukta nihai kararın alındığı  
4 Ekim 2004 tarihinden itibaren balamaktadır.  
AĐHM altı ay kuralının bavuranın iç hukuktaki nihai karardan etkili bir ekilde ve yeterince  
haberdar olduğu tarihten itibaren baladığını hatırlatır (Bkz. Baghli-Fransa no: 34374/97).  
AĐHM bu bavuruda iç hukuktaki nihai kararın 13 Ekim 2004’te alındığını ve bavurunun altı  
aylık süre içinde yapıldığını not etmektedir.  
AĐHM sonuç itibarıyla Hükümetin itirazlarını reddetmektedir. AĐHS’nin 35. maddesinin 3.  
paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca  
baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu  
nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
2
Esasa gelince, dikkate alınması gereken dönem bavuranın gözaltına alındığı 15 Kasım 1993  
tarihinde balayıp, nihai karar tarihi olan 4 Ekim 2004’te sona ermektedir.  
Đki dereceli mahkemede görülen yargılama yaklaık on iki yıl sürmütür. AĐHM bu  
bavurudaki benzer ikayetleri ortaya koyan bavuruları daha önce de incelediğini, bu  
konudaki yerleik içtihadından ileri gelen kıstaslar ıığında «makul süre» ilkesinin ihlal  
edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. diğer birçokları arasında Pelissier ve Sassi-Fransa  
kararı no: 25444/94).  
Bu bavuruda farklı bir sonuca varmasını gerektirecek herhangi bir unsurun bulunmayıında  
AĐHM, aynı gerekçeye dayanarak AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini kaydetmektedir.  
Geriye incelenecek husus bavuranın 41. maddeye dayalı olarak öne sürdüğü tazminat  
talepleridir. Bavuran 20.000 TL (yaklaık 9.335 Euro) manevi tazminat ve iç hukukta ve  
AĐHM önünde yapmıolduğu yargılama giderleri için 43.990 TL (yaklaık 20.535 Euro) talep  
etmektedir. Bavuran bu taleplerini kanıtlayıcı belge mahiyetinde avukatlık çalıma saatlerini  
gösteren makbuzu ve Đstanbul Barosu’nun avukatlık ücret tarifesini sunmaktadır. Hükümet  
ispat edilmeyen bu meblağlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM hakkaniyete uygun ve Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranının üç puan fazlasına eit oranda faiz uygulanarak bavurana manevi  
tazminat olarak 7.000 Euro ödenmesini kararlatırmıtır.  
AĐHM yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak bavurana hakkaniyete uygun 500 Euro  
ödenmesine karar vermitir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1.Yargılama sürecinin aırı uzunluğu hakkındaki ikayetin kabuledilebilir, bunun  
ındakilerin kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden YTL.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından bavurana:  
i.  
manevi tazminat olarak 7.000 (yedi bin) Euro ödenmesine;  
ii.  
yargılama masraf ve giderleri için 500 (beyüz) Euro ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 23 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
3