CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
BOSTAN -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:43945/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
23 Mart 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (43945/04) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaı  
Bahri Bostan’ın (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 20 Eylül 2004 tarihinde  
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan  
Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Ankara Barosu avukatlarından Z. Açıoğlu tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuran, 1964 doğumludur ve Ankara’da ikamet etmektedir.  
22 Mayıs 1998 tarihinde, bavuran, Savunma Bakanlığı’na bağlı çalığı yerde çalıma  
koullarına bağlı olarak meydana gelen kısmi igücü kaybı oranının tespit edilmesi için Milli  
Savunma Bakanlığı hakkında Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde dava açmıtır.  
Sözkonusu mahkemede otuz dokuz duruma gerçekletirilmiancak hiçbirinde bavuranın  
talebi yerine getirilmemitir.  
15 Aralık 2004 tarihli bir kararla, bilirkii raporlarını toplamasının ardından, mahkeme, hiçbir  
igücü kaybının ortaya konmadığı gerekçesi ile bavuranın talebini reddetmitir.  
28 Mart 2005 tarihli bir kararla, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesi ile öngörülen “makul süre” ilkesini ihlal  
ettiğini ileri sürmektedir.  
Kabuledilebilirliğe ilikin olarak, Hükümet, sözkonusu ikayeti ulusal mahkemeler önünde  
sunmaması nedeniyle bavuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini savunmaktadır.  
AĐHM, Türk hukuk düzeninin yargılanabilirlere cezai yargılama süresinin çok uzun  
olmasından ikayetçi olma imkanı sağlayan etkili bir iç hukuk yolu sunmadığı tespitinde  
bulunarak daha önce benzer bir itirazı reddetmitir (Tendik ve diğerleri-Türkiye, bavuru no:  
23188/02, 22 Aralık 2005). AĐHM, aynı gerekçe ile Hükümet’in itirazını reddetmektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
2
Esas ile ilgili olarak, AĐHM, ihtilaflı yargılamanın, davanın açıldığı tarih olan 22 Mayıs 1998  
tarihinde baladığını ve Yargıtay karar tarihi olan 28 Mart 2005 tarihinde sona erdiğini  
kaydetmektedir. Dolayısıyla sözkonusu yargılama iki dereceli yargıda altı yıl on aydan fazla  
sürmütür.  
AĐHM, mevcut davada ortaya konan sorunlara benzer sorunları müteaddit defalar incelemiꢀ  
ve konuya ilikin sahip olduğu içtihattan doğan kriterleri göz önüne aldığında “makul süre”  
gerekliliğinin ihlal edildiğini tespit etmitir (Frydlender-Fransa, bavuru no: 30979/96). Đꢀbu  
davada farklı bir sonuca ulamak için hiçbir neden göremeyen AĐHM, AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlal edildiği kanaatindedir.  
AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, bavuran, maruz kaldığı manevi zarar  
için 30.000 Euro talep etmektedir. Bavuran, yargılama masraf ve giderlerine ilikin miktarı  
AĐHM’nin takdirine bırakmaktadır.  
Hükümet sözkonusu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, belgelendirilmediğinden dolayı yargılama masraf ve giderlerine ilikin talebi  
reddetmektedir. Buna karın, AĐHM, hakkaniyete uygun olarak bavurana, Avrupa Merkez  
Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artıeklenerek  
belirlenen gecikme faizi ile birlikte 3.600 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği  
kanaatindedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet  
tarafından bavurana miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak 3.600 Euro  
(üç bin altı yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 23 Mart 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
3