Hükümet kabuledilebilirliğe iliꢀkin iç hukuk yollarının tüketilmediğini ve baꢀvuranın Borçlar
Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen baꢀvuru yolunu kullanmadığını savunmaktadır.
Baꢀvuran Hükümetin bu savına karꢀı çıkmaktadır.
Aka-Türkiye kararına (23 Eylül 1998) atıfta bulunan AĐHM, Hükümetin itirazını
reddetmektedir. AĐHM ayrıca 35. madde uyarınca baꢀvurunun herhangi bir kabuledilemezlik
gerekçesi içermediğini kaydetmektedir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esas hakkında, AĐHM daha önce de müteaddit kez mevcut baꢀvurudakine benzer sorunların
dile getirildiğini ve AĐHS’nin 6/1 ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği
sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. Kaçar vd.-Türkiye no: 38323/04, 38379/04, 38389/04,
38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04, 22 Temmuz 2008 ve Hüseyin Ateꢀ ve
Mehmet Ateꢀ-Türkiye no: 28270/02, 13 Ekim 2009). AĐHM, Đdarenin baꢀvurana olan borcunun
bir kısmını iç hukuktaki nihai kararın ardından iki yıl altı ayın sonunda ödediğini hatırlatır.
AĐHM, ulusal mahkemeler tarafından baꢀvurana tahsis edilen tazminatın ödenmesinde yaꢀanan
bu gecikmeyi Đdareye yüklemektedir. Bu gecikme, AĐHM’yi, baꢀvuranın kamu yararının
gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil
dengeyi bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde
düꢀünmeye sevk etmektedir (Bkz. Vaide Yıldız vd.-Türkiye no: 13721/04, 20 Ekim 2009).
Sonuç itibarıyla, AĐHS’nin 6/1 ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
41. madde ile ilgili olarak baꢀvuran, açık artırmayla satın aldığı taꢀınmazın gerçek değerine
karꢀılık geldiğini öne sürdüğü 961.530 Euro’yu maddi tazminat olarak talep etmektedir.
Baꢀvuran ayrıca 50.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.
Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ıꢀığında, AĐHM,
olayların meydana geldiği dönemde ilgili yasal faiz oranı ile birlikte baꢀvuranın alacaklı olduğu
meblağın karꢀılığı olarak adı geçene 30.600 Euro maddi tazminat ödenmesini uygun
görmektedir.
AĐHM ayrıca, ödeme tarihi ve süresi konusundaki belirsizlik nedeniyle baꢀvuranın belirli bir
ölçüde manevi zarara uğradığını ve bunun yalnızca ihlalin tespiti ile giderilemeyeceğini kabul
etmektedir. AĐHM hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana 2.000 Euro manevi tazminat
ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır.
Baꢀvuran son olarak iç hukukta yapmıꢀ olduğu yargılama giderleri, avukatlık ücreti, AĐHM’ye
yönelik posta ve tercüme masrafları için 12.010 Euro yargılama gideri talep etmektedir.
Baꢀvuran bu bağlamda, Đstanbul Barosunun avukatlık ücret tarifesini, avukatı ile yapılan
sözleꢀmeyi ve tercüme masraflarını gösterir faturaları kanıtlayıcı belge olarak sunmaktadır.
Hükümet AĐHM’yi dayanaktan yoksun kaydettiği bu talepleri reddetmeye çağırmaktadır.
3