A. Kabuledilebilirliğe dair
Hükümet baꢀvuranın masumiyet karinesine yönelik bir ihlalin yapıldığı iddiası karꢀısında iç
hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabuledilemezlik itirazında bulunmaktadır.
Baꢀvuran AĐHS’nin 6/2. maddesi hakkındaki ꢀikayetini iç hukuk mercileri önünde dile
getirmemiꢀtir.
AĐHM, baꢀvuranın iddialarını doğrulayacak bahse konu basın özetinin bir örneğini veya
herhangi bir delili sunmadığı tespitini yapmaktadır. Yapılan bu ꢀikayet dayanaktan yoksun
bulunmaktadır ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafına uygun olarak reddedilmelidir.
Baꢀvuranın diğer ꢀikayetlerinin AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde
dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayetler kabuledilebilir
niteliktedir.
B. Esas hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı üzerine
AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir (Bkz. Özel kararı ve
Özdemir-Türkiye kararı no: 59659/00 6 ꢁubat 2003).
AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer
aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranın «ulusal güvenliğe» dayalı suçlardan
yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.
Baꢀvuran, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını davanın esasına
iliꢀkin olmayan gerekçelere dayandırdığı yönünde bir ꢀüphe duyabilir. Bu nedenle baꢀvuranın
bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması
gerekir. (Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998).
AĐHM baꢀvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 6 § 1. madde
uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.
2. Yargı sürecinin adilliği
Hükümet ihlalin varlığına karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, benzer davalarda da dile getirildiği üzere tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir
mahkemenin her halükârda adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına
alamayacağını hatırlatmaktadır.
Baꢀvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede davasının görülme hakkının ihlal edildiğinin
tespiti ıꢀığında Mahkeme, yargılamanın adilliğine iliꢀkin ꢀikayetin kalan kısmını incelemeye
gerek duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında, sözü edilen Incal kararı ve son olarak Seçkin
vd.-Türkiye kararı, no: 56016/00, 3 Mayıs 2007).
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
3