CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
BUYRUK - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 14558/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
8 Nisan 2008  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek  
olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 14558/03 numaralı bavurunun nedeni T.C. vatandaı  
Hüseyin Buyruk’un (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 5 ubat 2003  
tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Ankara barosu avukatlarından  
K. Bayraktar tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1949 doğumlu olup Ankara’da ikamet etmektedir.  
Bavuran Ankara Keçiören Belediyesi’nde içi olarak yirmi bir yıllık hizmetinin ardından 14  
ubat 1998 tarihinde emekli olmutur.  
8 ubat 1999 tarihinde bavuran bağlı bulunduğu sendika ile çalıanı arasında imzalanan  
toplu isözlemesinin kimi hükümlerinin kendisine uygulanmadığı gerekçesiyle belediye  
aleyhine tazminat davası açmıtır.  
Ankara Đꢀ Mahkemesi 19 Temmuz 1999 tarihinde bavuranın taleplerini haklı bularak yasanın  
ticari ilemlere uygulanmasını öngördüğü yasal faiz oranı ile birlikte Belediye’nin bavurana  
552.048.631 TL ödemesini kararlatırmıtır.  
Yargıtay 29 Kasım 1999 tarihinde bu hükmü onamıtır.  
Bu bavurunun yapıldığı 5 ubat 2003 tarihine kadar bavuranın alacağı halen ödenmemiti.  
Belediye daha sonra 7 Ekim, 7 Kasım ve 14 Kasım 2003 tarihlerinde üç aamada bu tazminatı  
ödemitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran bavurusunda nihai hale gelen yargı kararının ifasının aırı uzunluğundan ikayetçi  
olmakta ve bu yargılama ile maddi, manevi ve yargı giderleri bakımından zarara uğradığını  
ileri sürmektedir. Bavuran AĐHS’nin 6. ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta  
bulunmaktadır.  
Bavuran 7 Ocak 2005 tarihinde AĐHM’yi son ödemenin yapıldığı, Đdare aleyhine yapmıꢀ  
olduğu maddi tazminat ikayetini sürdürmek istemediği konusunda bilgilendirmitir. Buna  
karın, bavuran bavurusunun bu gecikmenin neden olduğu manevi zarar çerçevesinde  
geçerli olduğunu belirtmektedir. AĐHM bavuranın kayıttan dümesi gereken Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesi hakkındaki ikayetini incelemeye almayacağını ifade ederek bu  
durumda bavuranın ikayetinin yalnızca AĐHS’nin 6. maddesi açısından değerlendirileceğine  
itibar etmektedir.  
2
A. AĐHS’nin 6/1 maddesine yönelik ikayetin kabuledilebilirliği hakkında  
Hükümet mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın 2003 yılında ödendiğini savunarak  
bavuranın mağdur sıfatının bulunmadığını kaydetmektedir.  
Bavuran Hükümetin savlarına karı çıkmaktadır.  
AĐHM bavuranın Đdarenin yargı kararının ifasını geciktirdiği ikayeti ile ilgili olarak sözü  
edilen mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen tazminatın öne sürülen ihlalin  
giderilmesinde bir tazmini oluturmağını belirtmektedir. Bu durumda Hükümetin itirazı  
reddedilmektedir.  
AĐHM, bavuranın AĐHS’nin 6. maddesinin ihlali ile mağdur olduğunu öne sürebileceğine  
itibar etmektedir. AĐHM bu ikayetin kabuledilemezliği hakkında hiçbir gerekçe tespit  
etmemitir. Bavuru kabuledilmelidir.  
B. Esasa dair  
Hükümet bavuranın davasının ulusal mahkemeler tarafından «makul bir süre» zarfında  
dinlendiğini savunmaktadır.  
Bavuran iddialarını yinelemektedir.  
AĐHM, ara veya nihai hangi karar türü olursa olsun bir hükmün ifasının AĐHS’nin 6.  
maddesinin 1. paragrafında yer alan «davanın» bütünleyen bir parçası sayılması gerektiğini  
hatırlatır (Bkz. özellikle, sözü edilen Ak-Türkiye, Hornsby-Yunanistan 19 Mart 1997 ve son  
olarak Metaxas-Yunanistan 27 Mayıs 2004). Sözlemeci bir Devletin iç hukukta almıolduğu  
bir hükmü nihai hale geliyor ve bundan doğan yükümlülük bir tarafın zararına etkisiz  
kalıyorsa AĐHS’nin 6. maddesinin 1. paragrafının bir mahkemeye eriimi güvence altına  
aldığı hak aldatıcı hale gelmektedir.  
Etkili bir yargılamanın korunması Đdarenin yargı kararlarına uyma zorunluluğunu da  
kapsamaktadır. Devletin bir kurumu yargı kararıyla kesinlemiborcunu ödememek için  
kaynak yetersizliği bahanesini öne süremez (Bkz. Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00).  
AĐHM, bir idarenin ödeme yapmadan evvel- ki bu zaman dilimi makul bir süreyi  
amamalıdır- belirli bir süreye gereksinim duyduğunu kabul etmektedir.  
Mevcut bavuruda, AĐHM Đdarenin borcunu bavurana nihai kararın ardından dört yıl sonra  
ödemesinin makul bir süre olarak sayılamayacağını hatırlatır.  
Sonuç olarak nihai olarak kesinleen yargı kararlarına makul bir sürede uymayan ulusal  
mercilerin 6/1 maddenin anlamını ortadan kaldırdıklarına itibar etmektedir.  
Bu nedenle bu madde ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASINA ĐLĐꢀKĐN  
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine  
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi  
3
edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil  
tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran manevi tazminat olarak 2.200 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu miktara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, ödemenin yapılmasındaki belirsizliğin bavuranı manevi zarara uğrattığını kabul  
etmektedir. AĐHM hakkaniyete uygun bavurana bu yönde 1.000 Euro ödenmesini  
kararlatırmaktadır.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran 2.222 Euro avukatlık ücreti talep etmekte bunun için diğer belgelerin yanı sıra  
avukatı ile yaptığı sözlemeyi kanıt olarak sunmaktadır.  
AĐHM sunulan belgeler ve yerleik içtihat ıığında bavurana tüm yargı giderleri için 2.000  
Euro ödenmesine karar vermektedir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Yargılamanın uzunluğuna dair ikayetin kabuledilebilir olduğuna ve bunun dıındaki  
ikayetin kayıttan dümesine;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin bavurana manevi tazminat için  
1.000 (bin) Euro, yargılama giderleri için 2.000 (iki bin) Euro ödemesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 8 Nisan 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4
5