tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdile teꢀebbüsten ve 1993–1995 yılları arasında DHKP-
C örgütü adına ve yararına yasadıꢀı eylemlerden dolayı ceza davası açmıꢀtır.
Devlet Güvenlik Mahkemesi, 1995–2002 yılları arasında birçok açık duruꢀma
gerçekleꢀtirmiꢀtir. Avukatının da hazır bulunduğu bu duruꢀmalarda baꢀvuran, tahliye talebini
yinelemiꢀtir. Bununla birlikte, “ atılı suçu ve kanıtların durumunu göz önüne alarak” Devlet
Güvenlik Mahkemesi, baꢀvuranın taleplerini her defasında reddetmiꢀtir.
20 Temmuz 1999 tarihli iddianamesinde, Cumhuriyet Savcısı, yasadıꢀı silahlı bir
örgüte üye olmasından dolayı 3713 sayılı Terörle Mücadele yasasının 5. maddesi ile Türk
Ceza Kanunu’nun 168/2. maddesi uyarınca ve 13 kere patlayıcı madde atmasından dolayı da
Türk Ceza Kanunu’nun 264/6–8. maddesi uyarınca baꢀvuranın mahkumiyetini istemiꢀtir.
Ayrıca Savcı, olayların meydana geldiği sırada baꢀvuranın yaꢀı sebebi ile Türk Ceza
Kanunu’nun 55/3. maddesinin uygulanmasını önermiꢀtir.
Devlet Güvenlik Mahkemesi, dosyadaki unsurların tamamını dikkate alarak, 25 Mart
2002 tarihinde, baꢀvuranı üzerine atılı olaylardan suçlu ilan etmiꢀtir. Devlet Güvenlik
Mahkemesi, baꢀvuranı, Türk Ceza Kanunu’nun 55/3., 59. ve 168/2. maddesi ile 3713 sayılı
yasanın 5. maddesi gereğince, 8 yıl 4 ay hapis cezasına; Türk Ceza Kanunu’nun 264. maddesi
gereğince 18 yıl 5 ay 18 gün hapis cezasına ve Türk Ceza Kanunu’nun 77/2. maddesi
gereğince 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıꢀtır.
Baꢀvuranın temyiz baꢀvurusu üzerine ve tarafların dinlenmelerinin ardından, 15 Ekim
2002 tarihli bir karar ile Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuꢀ ve davayı Devlet
Güvenlik Mahkemesi’ne göndermiꢀtir.
Devlet Güvenlik Mahkemesi, 3 Haziran 2003 ve 4 Eylül 2003 tarihlerinde
gerçekleꢀtirilen açık duruꢀmalarda, “atılı suçu ve kanıtların durumunu göz önüne alarak”
baꢀvuranın tahliye talebini iki kez reddetmiꢀtir.
Baꢀvuranın avukatı, 8 Eylül 2003 tarihinde, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun
104. maddesine ve AĐHS’nin tutukluluk süresine iliꢀkin 5/3. maddesine atıfta bulunarak,
Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 4 Eylül 2003 tarihli karara itiraz etmiꢀ ve müvekkilinin
salıverilmesini talep etmiꢀtir.
Devlet Güvenlik Mahkemesi Baꢀkanı, 15 Eylül 2003 tarihli bir karar ile sözü edilen 4
Eylül 2003 tarihli kararı, yürürlükteki yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle onamıꢀtır.
Devlet Güvenlik Mahkemesi, 13 Kasım 2003 ve 10 ꢁubat 2004 tarihlerinde, iki açık
duruꢀma gerçekleꢀtirmiꢀtir. Devlet Güvenlik Mahkemesi, bu duruꢀmalarda, “atılı suçu ve
kanıtların durumunu göz önüne alarak” baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına karar
vermiꢀtir.
Baꢀvuranın avukatı, 11 Mart 2004 tarihinde, cezaların uygulanması hususundaki
hükümleri ve müvekkilinin ağırlaꢀan sağlık ꢀartlarını (baꢀvuranın ailesinden edindiği bilgiye
göre, 2 Mart 2004 tarihinde geçirdiği bir kalp krizinin ardından Edirne Tıp Fakültesi
Üniversitesi acil servisine kaldırılmıꢀtır) ileri sürerek, Devlet Güvenlik Mahkemesi
Baꢀkanından, baꢀvuranın tahliyesini talep etmiꢀtir.
3