CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ÇAĞLAR VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 57647/00)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
13 Haziran 2006  
İşbu karar AİHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 57647/00 başvuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaşı olan Şevket Çağlar, Ahmet Şimşek, Dudu Aslan, Duran Kekeç ve Mustafa  
Karaman’ın (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 19 Nisan 2000  
tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34.  
maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.  
Başvuran, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu ve Adil  
Aktay tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVA KOŞULLARI  
Karayolları Genel Müdürlüğü, İskenderun’da otoyol yapımı için 1993 tarihinde  
başvuranlara ait olan taşınmazı kamulaştırmıştır.  
Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğması üzerine başvuranlar, İskenderun Asliye  
Hukuk Mahkemesi’ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.  
1997 yılında, İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranları haklı bularak İdare  
tarafından başvuranlara, mülkün devir tarihinden itibaren işlemek üzere yıllık % 30 oranında  
gecikme faiziyle birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.  
Yargıtay, 1998 yılında verilen bu kararları onamıştır.  
İdare, 1999 yılında ek tazminat bedellerini başvuranlara ödemiştir. Ödeme bilgileri  
aşağıdaki tabloda yer almaktadır.  
Başvuranların  
isimleri  
Karar  
tarihi  
Ek  
Yargıtay  
karar  
tarihi  
Ödeme  
tarihi  
Gecikme  
faiziyle birlikte  
ek  
kamulaştırma  
bedeli  
kamulaştırma  
bedeli (T.L.  
olarak-faizler  
ve avukat  
masrafları dahil  
değildir)  
Şevket Çağlar  
Ahmet Şimşek  
Dudu Aslan  
29.12.1997 3.873.081.000  
29.12.1997 2.524.202.000  
02.12.1997 19.656.000.000 06.07.1998 11.11.1999 47.448.601.000  
29.06.1998 11.11.1999 9.519.635.000  
15.06.1998 11.11.1999 6.021.367.000  
Duran Kekeç  
Mustafa Karaman 29.12.1997 900.620.000  
29.12.1997 7.162.204.000  
29.06.1998 11.11.1999 17.113.119.000  
15.06.1998 11.11.1999 2.147.037.000  
HUKUK AÇISINDAN  
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ  
İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar iki nedenden dolayı 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini  
iddia etmektedirler. Başvuranlar öncelikle, 1993 yılında saptanan ilk tazminatların, taşınmazın  
kesin olarak İdare’ye devredildiği tarihten sonra, 1996 yılında kendilerine ödendiğini  
2
belirtmektedirler. Başvuranlar ayrıca daha sonra yapılan yargılama sonucunda belirlenen ek  
kamulaştırma bedelinin kendilerine geç ödendiğini ileri sürmektedirler. Bu konu ile ilgili  
olarak, ilk bedelin ödenmesinin gecikmesi nedeniyle herhangi bir gecikme faizinin  
ödenmediğini, ikinci ile ilgili olarak ise Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında  
yetkililerin ödediği ek bedelin yetersiz olduğunu belirtmektedirler.  
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin  
Birinci şikayet ile ilgili olarak AİHM başvuranların, kamulaştırma kararının tapu  
siciline kaydının yapılması sonrasındaki ilk üç sene boyunca orantısız bir zarara uğradıklarını  
ispatlayamadıklarını not etmektedir. Her ne olursa olsun şikayetin bu kısmı iç hukuk  
yollarının tüketilmesi ilkesi ile ters düşmektedir, başvuranlar bununla ilgili olarak herhangi bir  
girişimde bulunmamışlardır. Sonuç olarak, AİHM davayı yalnızca ek kamulaştırma bedelinin  
ödenmesinin gecikmesi konusunda yapılan şikayet kapsamında inceleyecektir.  
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirtmektedir. Başvuranlar ne yerel  
mahkemeler nezdinde bu iddialarını dile getirmiş ne de Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile  
tanınan başvuru yolunu kullanmışlardır.  
Başvuranlar bu iddialara karşı çıkmaktadır.  
AİHM başvuranların dile getirdiğine benzer şikayetler sözkonusu olduğunda, teoride  
uygun olan tek başvuru yolunun Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen başvuru  
yolu olduğunu kabul etmektedir. Bununla birlikte, sözkonusu başvuru yolunun etkisiz olduğu  
yönünde karar alınmasına neden olan gerekçeler nedeniyle (Aka kararı) bu konuda yapılan  
itiraz reddedilmelidir.  
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle, Akkuş kararı) ve  
elindeki mevcut unsurların tümü gözönüne alındığında başvurunun esastan incelenmesi  
gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile  
karşılaşılmadığını tespit etmiştir.  
B. Esas Hakkında  
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1  
No’lu Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. Akkuş kararı  
ve Aka kararı).  
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak  
hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM’yi,  
başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması  
arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke  
katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar  
vermiştir.  
3
II. AİHS’NİN 6. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar kamulaştırma kararının tapu sicil kayıtlarında yer almasıyla 1993  
tarihinde başlayan ve 1999 yılının Haziran ayında ek kamulaştırma bedelinin ödenmesi ile son  
bulan kamulaştırmaya ilişkin yargılama sürecinin, AİHS’nin 6 § 1. maddesini ihlal ettiğinden  
şikayetçi olmaktadırlar.  
AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesine göre açıkça dayanaktan  
yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate  
alındığında, AİHM şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek  
olmadığına karar vermiştir.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI HAKKINDA  
AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.  
A. Tazminat, Masraf ve Harcamalar  
Başvuranlar, 9 Aralık 2003 ve 14 Kasım 2005 tarihli yazılı görüşlerinde başvurusunda  
dile getirdikleri iddiaları yinelemişlerdir. Başvuranlar, sırasıyla 5.533, 3.763, 26.802, 9.327 ve  
1.544 Amerikan Doları tutarında maddi zarara uğradıklarını iddia etmektedirler.  
Buna karşın başvuranlar, başvuru dilekçelerinde, rakam belirtmeksizin manevi  
tazminat talebinde bulunmuş, AİHM ve yerel mahkemeler nezdinde yapmış oldukları masraf  
ve harcamaların ödenmesini talep etmişlerdir.  
Başvuranlar, kendilerine tanınan süre içerisinde adil tazmin talebinde  
bulunmamışlardır. Hükümet, AİHM’den yerleşik içtihadına uygun olarak sözkonusu talepleri  
reddetmesini istemektedir.  
AİHM, Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve  
ilgili ekonomik veriler ışığında, sırasıyla 5.533, 3.763, 26.802, 9.327 ve 1.544 Amerikan  
Doları’na tekabül eden aşağıdaki tutarların, maddi tazminat olarak başvuranlara ödenmesine  
karar vermiştir:  
-Şevket Çağlar’a 4.332 Euro,  
-Ahmet Şimşek’e 2.946 Euro,  
-Dudu Aslan’a 20.984 Euro,  
-Duran Kekeç’e 7.302 Euro ve  
-Mustafa Karaman’a 1.208 Euro.  
Manevi tazminat konusunda ise, AİHM davanın mevcut koşulları ışığında ihlal  
kararının başlı başına bir tazmin olacağını ifade etmektedir.  
AİHM masraf ve harcamalar konusunda, AİHS’nin 41. maddesi alanında, gerçekliği,  
zorunluluğu ortaya konulan ve makul miktarlarda olan masraf ve harcamaların geri  
ödenebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz.,diğerleri arasında, Nikolava-Bulgaristan no:31195/96).  
4
Mevcut davada her ne kadar talebi belgelendirilmemiş olsa da, AİHM iç tüzüğünün  
60. maddesi uyarınca tüm masraflarla birlikte başvuranlara toplu olarak 1.000 Euro  
ödenmesinin uygun olacağına karar vermiştir.  
B. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Ek kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi konusunda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.  
maddesine ilişkin şikayetin ve aynı zamanda AİHS’nin 6 § 1. maddesine ilişkin şikayetin  
kabuledilebilir olduğuna;  
2. Başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. AİHS’nin 6 § 1. maddesine yönelik yapılan şikayetin esası hakkında inceleme  
yapılmasının gerekli olmadığına;  
5. İhlal kararının tespitinin manevi tazmin için yeterli olduğuna;  
6. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından  
başvuranlara:  
i. maddi tazminat olarak Şevket Çağlar’a 4.332 Euro (dört bin üç yüz otuz iki),  
Ahmet Şimşek’e 2.946 Euro (iki bin dokuz yüz kırk altı) , Dudu Aslan’a  
20.984 Euro (yirmi bin dokuz yüz seksen dört), Duran Kekeç’e 7.302 Euro  
(yedi bin üç yüz iki), ve Mustafa Karaman’a 1.208 Euro (bin iki yüz sekiz)  
ödenmesine;  
ii.masraf ve harcamalar için başvuranlara toplu olarak 1.000 Euro (bin)  
ödenmesine;  
iii. yukarıdaki miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;  
7. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
karar vermiştir.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
5
6