COUNCIL  
OF E U R O P E  
A V R U P A  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
AKYAZICI – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 43452/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
15 Aralık 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıolup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiolması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koulu ile Dıileri Bakanlığı Avrupa  
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 43452/02 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaı  
Tuğrul Akyazıcı’nın (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 16 Eylül 2002  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleme’nin (“AĐHS”)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Samsun Barosu  
avukatlarından M. Akyazıcı tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
Bir anestezi doktoru olan bavuran, 1968 doğumludur ve Samsun’da ikamet  
etmektedir.  
Bavuran, yasadıı bir örgütün eylemlerine katıldığı iddiasıyla aleyhinde ceza  
kovuturması balatıldığı sırada Kars Devlet Hastanesi’nde çalımaktaydı. Bavuran ile diğer  
üpheliler, diğer hususlar meyanında, Ankara’nın çeitli yerlerinde söz konusu örgüt adına  
afive poster asmakla itham edilmilerdir. Bavuran, yargılama süresince masum olduğunu  
ileri sürmütür. Bu arada, Kars Devlet Hastanesi, aleyhindeki ceza kovuturması  
sonuçlanıncaya kadar bavuranı görevden uzaklatırmıtır.  
11 Eylül 2001 tarihinde, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, dava dosyasındaki  
delillere dayanarak, 3713 No.lu Kanun’un 7/1 maddesi uyarınca bavuranı mahkum etmive  
iki yıl altı ay hapis ve para cezasına çarptırmıtır. Bavuran kararı temyiz etmitir.  
Belirtilmeyen bir tarihte, Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın 10 Aralık 2001 tarihli  
tebliğnamesi Yargıtay’a sunulmutur. Söz konusu tebliğname bavurana tebliğ edilmemitir.  
27 Mart 2002 tarihinde, Yargıtay duruma yapmıve ilk derece mahkemesinin  
bavuranla ilgili kararını onamıtır.  
Bavuranın Yargıtay kararının düzeltilmesi yönündeki talebi, Yargıtay Cumhuriyet  
Basavcısı tarafından reddedilmitir.  
Bavuran, Temmuz 2003’te serbest bırakıldığını ifade etmitir.  
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, 4928 No.lu Kanun çerçevesinde 3713 No.lu  
Kanun’un 7. maddesinde yer alan “terör eylemleri” ifadesinin tanımında yapılan değiikliği  
göz önünde bulundurarak, 4 Mayıs 2004 tarihinde vermiolduğu ek kararla herhangi bir  
iddet eyleminde bulunmayan bavuranın beraatına karar vermive mahkumiyetini iptal  
etmitir. Söz konusu karar, 11 Mayıs 2004 tarihinde kesinlemitir.  
Bu arada, 28 ubat 2002 tarihinde, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu  
bavuranı devlet memurluğundan men etme kararı almıtır. Bavuranın söz konusu karara  
itirazı idare mahkemesi tarafından reddedilmitir. Đdare mahkemesi, diğer hususlar  
meyanında, disiplin soruturmasına göre bavuranın yasadıı eylemlerinin ardından 2 Ocak  
2000 tarihinde on begünlüğüne iten ayrıldığını kaydetmitir. Söz konusu karar, 27 Aralık  
2005 tarihinde Yüksek Đdare Mahkemesi tarafından onanmıtır. Bavuran, görülerinde,  
2
beraat etmesine rağmen yeniden yargılanma talebinin idare mahkemesi tarafından  
reddedildiğini ileri sürmütür. Ancak, bavuran herhangi bir mahkeme kararı sunmamıtır.  
10 Eylül 2007 tarihli bir onay belgesine göre, bavuran halen Samsun’da bulunan  
Atasam Hastanesi’nde çalımaktadır.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın tebliğnamesinin kendisine tebliğ  
edilmediği, dolayısıyla karı sav sunma imkanından mahrum bırakıldığı konusunda ikayetçi  
olmuve bu ikayetlerini AĐHS’nin 6. maddesine dayandırmıtır.  
A. Kabuledilebilirlik  
Hükümet, 2004 yılında beraat etmiolması nedeniyle bavuranın artık mağdur olarak  
görülemeyeceğini ileri sürmütür. Hükümet, AĐHM’den, AĐHS’nin 37. maddesi uyarınca  
bavurunun kayıttan düürülmesi yönünde karar vermesini talep etmitir.  
Bavuran, Hükümet’in iddialarına katılmayarak ikayetlerini sürdürmütür.  
AĐHM, bavuran lehinde alınan herhangi bir karar ya da tedbirin, ulusal makamlar  
AĐHS’nin ihlal edildiğini açıkça ya da özü itibariyle kabul ederek sözkonusu ihlali telafi  
yoluna gitmiolsalar dahi, ilke olarak bavuranın ‘mağdur’ statüsünü yitirmesi için yeterli  
olmadığını hatırlatır (Dalban / Romanya, no. 28114/95). Ancak söz konusu artlar  
gerçekletiğinde, AĐHS’nin koruyucu mekanizmasının ikincil niteliği nedeniyle bavurunun  
incelenmesinden imtina edilir (Jensen ve Rasmussen / Danimarka, no. 52620/99).  
AĐHM, bavuranın 2002 yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından  
mahkum edildiğini kaydeder. Bavuran, para cezası ile birlikte iki yıl altı ay hapis cezasına  
çarptırılmıtır. Đç hukukta yapılan bir değiikliğin ardından bavuranın yeniden yargılandığı  
ve 2004 yılında aleyhindeki suçlamalardan beraat ettiği doğrudur. Ancak, AĐHM, bu süre  
içerisinde bavuranın zaten hapis cezasını çektiğini kaydeder. Hükümet’in bu dönemle ilgili  
olarak tazminat talebinde bulunulabilmesi için olası iç hukuk yollarına ilikin herhangi bir  
açıklamada bulunmaması nedeniyle, AĐHM, ilk yargılamada hak ihlalleri nedeniyle bavurana  
herhangi bir tazminat ödenmediğini gözlemlemektedir. Bu nedenle, AĐHM, Hükümet’in  
bavuranın mağdur olarak görülemeyeceği yönündeki itirazının kabul edilemeyeceği  
sonucuna varır.  
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bavurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
AĐHM, söz konusu ikayetin aynısını daha önce incelediğini ve AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlalini tespit ettiğini kaydeder (Göç, yukarıda kaydedilen; Abdullah Aydın /  
Türkiye (no. 2), no. 63739/00; Ayçoban ve Diğerleri / Türkiye, 42208/02).  
3
Söz konusu davayı inceleyen AĐHM, yukarıda adı geçen davalarda vermiolduğu  
kararlardan ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koul bulunmadığı sonucuna varmıtır.  
Dolayısıyla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER AĐHS MADDELERĐ  
Bavuran, bavuru formunda ve sonraki görülerinde, AĐHS’nin 6. ve 10. maddeleri  
uyarınca, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmadığı ve yargılama  
sonucunun adil olmadığı konusunda ikayetçi olmutur. Bavuran, ayrıca, delillerin ulusal  
makamlar tarafından toplanma ve değerlendirme ekli konusunda ikayetçi olmutur.  
Bavuran, mahkumiyetinin ve kendisine verilen cezanın ifade özgürlüğüne haksız bir  
müdahale oluturduğu konusunda ikayetçi olmutur. Bavuran, ayrıca, ceza yargılaması  
sonucunda Kars Devlet Hastanesi’ndeki görevinden ihraç edildiğini ve beraat etmesine  
rağmen önceki görevine getirilmediğini belirtmitir.  
Ancak, AĐHM, elindeki bütün belgeler ıığında, bavuranın yukarıdaki ifadelerinin  
AĐHS veya Protokollerinde yer alan hak ve özgürlüklerin herhangi bir ihlalini  
oluturmağına karar verir. AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca  
açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle bavurunun bu kısmının kabuledilemez  
nitelikte olduğu sonucuna varır.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran, maddi ve manevi tazminat olarak toplam 201,600 Yeni Türk Lirası  
(yaklaık 115,714 Euro) talep etmitir. Talep edilen maddi tazminat miktarı kazanç kaybıyla  
ilgilidir.  
Hükümet, tazminat miktarına itiraz etmitir.  
AĐHM, maddi tazminat konusunda, tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat  
arasında illiyet bağı bulunduğu varsayılsa bile, AĐHS’nin 6/1 maddesine uygun olarak  
yapılacak yargılama sonucunun ne olacağına dair tahminde bulunamayacağı kanaatindedir.  
Bu nedenle, AĐHM, maddi tazminat bağı altında herhangi bir ödeme yapılmamasına karar  
verir.  
AĐHM, ayrıca, tespit edilen ihlalin bavuranın görmüolduğu manevi zarar için tek  
baına yeterli adil tatmin oluturduğu kanaatindedir (Ayçoban ve Diğerleri, yukarıda  
kaydedilen; Turğay / Türkiye, no. 21085/02; Mesut Yurtsever / Türkiye, no. 42086/02).  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
4
Bavuran, ayrıca, idari yargılama dahil olmak üzere yerel mahkemeler ve AĐHM  
önünde yapmıolduğu yargılama masraf ve giderleri için toplam 41,527 YTL (yaklaık  
23,835 Euro) talep etmitir. Bavuran, avukatıyla imzalamıolduğu ücret sözlemesi ile posta  
ve mahkeme ücretlerini gösteren faturalar sunmutur.  
Hükümet, söz konusu miktara itiraz etmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre, bir bavuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul  
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, söz konusu davada, elindeki bilgilere ve  
yukarıdaki ölçütlere dayanarak, yargılama masraf ve giderlerinin tamamı için 2,500 Euro  
ödenmesine karar verir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavuranın Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nın tebliğnamesinin kendisine  
bildirilmediği yönündeki ikayetinin kabuledilebilir, bavurunun geri kalan kısmının  
kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Tespit edilen ihlalin bavuranın görmüolduğu manevi zarar için tek baına yeterli  
adil tatmin oluturduğuna;  
4. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet  
tarafından bavurana yargılama masraf ve giderleri için 2,500 Euro (iki bin beyüz  
Euro) ödenmesine;  
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin  
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal  
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları gereğince 15 Aralık 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
5
6