AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde ꢀikayetin dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM davanın esası ile ilgili olarak dikkate alınması gereken dönemin 27 Nisan 1996
tarihinde baꢀladığını ve dava sürecinin ulusal mahkemeler önünde halen sürdüğünü
gözlemektedir. Đki dereceli mahkemede görülen bu süre on üç yıldan fazladır. AĐHM bu
baꢀvuruya konu edilen benzer ꢀikayetleri ortaya koyan baꢀvuruları daha önce de incelediğini,
bu konudaki yerleꢀik içtihadından ileri gelen kıstaslar ıꢀığında «makul süre» ilkesinin ihlal
edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. diğer birçokları arasında Pelissier ve Sassi-Fransa
kararı no: 25444/94). Mevcut baꢀvuruda daha önce benimsenen bu kararın dıꢀına çıkılmasını
gerektirecek bir durumun sözkonusu olmadığını kaydeden AĐHM, aynı gerekçelerle AĐHS’nin
6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
III. AĐHS’NĐN DĐĞER MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
AĐHS’nin 3., 6/1 ve 13. maddelerine atıfta bulunan baꢀvuran gözaltı sırasında iꢀkenceye maruz
kaldığını ve sorumlu polislerin mutlak bir cezasızlıktan yararlandığını iddia etmektedir.
AĐHM yapılan bu ꢀikayetleri incelemiꢀtir. AĐHM öne sürülen olaylar ve yapılan ꢀikayet
arasında geçen süre ve baꢀvuranın -avukatı aracılığıyla temsil edilmesine karꢀın- uzun bir
dönem boyunca konuya yeterli ihtimamı göstermediği dikkate alındığında baꢀvurunun bu
bölümünün gecikmeli yapıldığına ve AĐHS’nin 35/1 ve 4 maddelerine dayalı olarak altı aylık
süre ꢀartına uyulmadığı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine itibar etmektedir (Bkz. mutatis
mutandis, Hasan Aksakal no: 70285/01, 11 Ekim 2007, Aydın vd. no: 46231/99, 26 Mayıs
2005, Kıniꢀ kararı, no: 13635/04, 28 Haziran 2005 ve Üçak ve Kargılı-Türkiye kararı no:
75527/01 ve 11837/02, 28 Mart 2006).
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran 25.000 Euro manevi tazminat, 5.000 Euro maddi tazminat ve yargılama gider ve
masrafları için 7.000 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran kanıtlayıcı belge niteliğinde posta
makbuzları ile avukatlık sözleꢀmesini sunmaktadır.
Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.
Tespit edilen ihlal ile öne sürülen maddi tazminat arasında herhangi bir illiyet bağı
bulunmadığından AĐHM bu talebi reddetmektedir. AĐHM buna karꢀılık, baꢀvurana
hakkaniyete uygun olarak 12.500 Euro manevi tazminat ve tüm yargılama masraf ve giderleri
için 1.500 Euro ödenmesini uygun görmektedir. AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez
Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini
ifade etmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1.Baꢀvurunun tutukluluk süresine ve yargılamanın uzunluğuna iliꢀkin bölümünün
kabuledilebilir, bunun dıꢀında kalanların kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
5