AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde şikayetlerin dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
taşımadıklarını tespit eder. Bu nedenle, kabuledilebilir niteliktedirler.
B. Esas
Hükümet, AİHS’nin başvuranın tutuksuz yargılanma hakkına ilişkin 5/3 maddesi
bağlamındaki şikayeti hususunda, başvuranın tutuklu yargılanmasının kamu yararına
olduğunu ve başvuranın aleyhindeki delilleri yok etme veya yeniden suç işleme riskini
ortadan kaldırmak için gerekli olduğunu belirtmiştir.
Hükümet, AİHS’nin 5/4 maddesi bağlamındaki şikayeti hususunda, başvuranın Ceza
Kanunu’nun 298. maddesi bağlamında, tutuklu yargılanmasının kanuniliğine itiraz
edebileceği bir iç hukuk yolunun mevcut olduğunu belirtmiştir.
Başvuran, iddialarını yinelemiştir.
1. AİHS’nin 5/3 maddesi
AİHM, başvuranın tutuklu yargılanmasının, polis tarafından 18 Temmuz 1995’te
gözaltına alınması ile başladığını gözlemler. Birinci derece mahkemesinin, aleyhindeki
suçlamaları karara bağladığı 17 Nisan 2002’de sona ermiştir (bkz. Wemhoff/Almanya, 27
Haziran 1968 tarihli karar, A Serisi no. 7, 9. paragraf). Sonuç olarak, altı yıl dokuz ay
boyunca tutuklu yargılanmıştır.
AİHM, mevcut davadakine benzer konuların ortaya çıktığı davalarda sıklıkla
AİHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini yineler (bkz., Habip Çiftçi/Türkiye,
no. 28485/03, paragraflar 29-33, 23 Eylül 2008).
Kendisine sunulan delilleri inceleyen AİHM, Hükümet’in mevcut davada farklı bir
sonuca varmasını sağlayacak ikna edici bir delil ya da iddia sunmadığı kanısına varmıştır.
AİHM, yukarıda kaydedilenler ışığında, başvuranın tutuklu yargılanma süresinin aşırı
olduğu sonucuna varmıştır.
Dolayısıyla, AİHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
2. AİHS’nin 5/4 maddesi
AİHM, daha önce tutuklu yargılamanın kanuna uygunluğuna itiraz aşamasında
başvurulabilen iç hukuk yolunun, uygulamada başarı ümidi vermediği ve sanık için çekişmeli
bir yargılama yöntemi sağlamadığı sonucuna varmıştır (bkz. Habip Çiftçi/Türkiye, 34.
paragraf). AİHM, mevcut davada daha önce vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasına
neden olacak özel koşullar görmemektedir.
AİHM, yukarıda kaydedilenler ışığında, AİHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiği
sonucuna varmıştır.
II. AİHS’NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI