HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ VE 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN
ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
Baꢀvuran, Marmara Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve kesinleꢀen kararın
belediyece uygulanmamasından yakınmaktadır. Baꢀvuran bu konuda ayrıca, alacağına
uygulanan yasal gecikme faizi oranının Türkiye’deki yüksek enflasyon karꢀısında yetersiz
kalmasından ve Türk Hukuk’unda devletin özel kiꢀilere olan borçları konusunda icra yoluna
baꢀvurulabilmesine imkan tanıyan hükümler bulunmamasından ꢀikayetçi olmaktadır.
Baꢀvuran bu hususta AĐHS’nin 6/1 maddesine ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta
bulunmaktadır.
Hükümet, baꢀvuranın Borçlar Kanununun 105. maddesinde sunulan baꢀvuru yolunu gereği
gibi kullanmadığı cihetle AĐHS’nin 35/1 maddesine uygun bir biçimde iç hukuk yollarını
tüketmediğinden dolayı AĐHM’yi baꢀvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Hükümete göre
ꢀayet baꢀvuran gecikme faiziyle tazmin edilen zararının üzerinde bir zarara uğradığını
kanıtlamıꢀ olsaydı iddia edilen kayıpların telafisi mümkün olacaktı.
AĐHM buna benzer bir itirazı daha evvel Aka – Türkiye (23 Eylül 1998 tarihli karar, prg. 34-
37) kararında reddettiğini anımsatır. Daha evvel vardığı karardan ayrılmak için herhangi bir
gerekçe görmeyen AĐHM bu itibarla Hükümetin itirazını reddeder.
Đçtihadından doğan kıstasları ve elindeki unsurların tamamını dikkate alan AĐHM baꢀvurunun
esastan incelenmesi gerektiği kanaatindedir. AHM ayrıca baꢀvurunun baꢀka herhangi bir
kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit etmektedir.
B. Esasa iliꢀkin
Müteaddit defalar mevcut davadakine benzer meseleleri gündeme getiren davaları incelemiꢀ
olan AHM AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini
tespit etmiꢀti (bkz., sözgelimi, Bourdov – Rusya, no: 59498/00, Romachov – Ukrayna, no:
67534/01, 27 Temmuz 2004, Tunç – Türkiye, no: 54040/00, 24 Mayıs 2005, ve Kuzu –
Türkiye, no: 13062/03, 17 Ocak 2006).
Mevcut davayı incelemiꢀ olan AĐHM, bu davada farklı bir sonuca varabilmesi için Hükümet
tarafından ikna edici herhangi bir olgu ya da argüman sunulmadığı kanaatine varmaktadır.
AĐHM, idarenin ulusal mahkemeler tarafından belirlenen borcunu ödemediğini tespit
etmektedir. Baꢀka bir deyiꢀle, baꢀvuranın lehindeki kesinleꢀmiꢀ icrai yargı kararı 13 Eylül
2001 tarihinden beri, yani altı buçuk yıldır uygulanmamaktadır. Bu durum AĐHM’yi, Türk
makamlarının bu zaman zarfında mevcut davada kesinleꢀmiꢀ bir yargı kararına uymak için
gerekli tedbirleri almaktan imtina etmek suretiyle AĐHS’nin 6/1 maddesini ve 1 No’lu Ek
Protokol’ün 1. maddesini yararlı etkilerinden yoksun bıraktığı yönünde düꢀünmeye sevk
etmektedir.
Netice itibarıyla AĐHS’nin sözkonusu hükümleri ihlal edilmiꢀtir.