C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
HĐDAYET AKGÜL - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 19728/02 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
17 Temmuz 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup bazı  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
1
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıolup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiolması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koulu ile Dıileri Bakanlığı Avrupa  
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (19728/02) no’lu davanın nedeni T.C. vatandaı  
Hidayet Akgül’ün (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 31 Aralık 2001  
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözlemesi’nin (AĐHS)  
34. maddesi uyarınca yapmıoldukları bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından F. KarakaDoğan tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
1941 doğumlu olan bavuran Bielefeld’te ikamet etmektedir.  
Bavuran 22 Haziran 1970 tarihinde kayyım olarak kamu hizmetine balamıtır. Sözkonusu  
tarihte bavuran memur sıfatı kazanmıtır.  
Yasaı PKK örgütüne üye olduğu iddiasıyla balatılan bir cezai süreç sonucunda bavuran  
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca 11 Aralık 1992 tarihinde  
geçici olarak görevinden uzaklatırılmıtır. Ancak bu tedbir 19 Aralık 1996 tarihinde  
kaldırıltır.  
28 ubat 1997 tarihinde alınan bir kararla bavuran, bu son kararın tebliğinden itibaren on  
günlük yasal süre içinde görevine yeniden balamadığı cihetle 657 sayılı Kanun’un değiik  
94. maddesi uyarınca 9 Ocak 1997’den itibaren müstafi sayılmıtır.  
Bunun üzerine bavuran, emekli olabilmek üzere hizmet süresinin hesaplanması için 7 Mart  
1997 tarihinde idareye müracaatta bulunmutur. Bu çerçevede bavuran, hizmet süresinin  
hesaplanırken geçici olarak görevinden uzaklatırılmasıyla görevine yeniden balaması  
arasında geçen sürenin de hesaba katılmasını istemitir. Bavuran ayrıca, aleyhinde verilen  
uzaklatırma cezası nedeniyle maaında yapılan kesintilerin de iade edilmesini talep etmitir.  
Đdare 25 Nisan 1997 tarihinde bavurana 24 yıl 3 aylık hizmet süresi bulunduğunu bildirerek  
10 Temmuz 1997 tarihli bir kararla diğer taleplerini reddetmitir.  
10 Eylül 1997 tarihinde bavuran, 25 Nisan ve 10 Temmuz 1997 tarihli kararların iptali  
istemiyle Đstanbul Đdare Mahkemesi’ne bavurmutur.  
Mahkeme 28 Kasım 1997 tarihinde aldığı bir kararla, ekil ve usul hataları nedeniyle  
bavuranın talebini geri çevirerek, mevcut kararın tebliğinden itibaren otuz günlük yasal süre  
içerisinde yeni bir bavuruda bulunmaya davet etmitir.  
Bavuran bahsi geçen kararların iptali istemiyle 20 Ocak 1998 tarihinde mahkemeye yeni bir  
bavuruda bulunmutur.  
Mahkeme bavuranın müstafi sayıldığı gerekçesiyle 10 Haziran 1998 tarihinde bu talebi  
reddetmitir.  
2
Danıtay Basavcısı 18 Nisan 2000 tarihinde yazılı mütalaasını vermiancak bu mütalaa  
bavurana tebliğ edilmemitir.  
Danıtay 2 Temmuz 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır. Bu karar 13  
Ağustos 2001 tarihinde bavurana tebliğ edilmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, basavcının temyiz talebinin esasına ilikin yazılı mütalaasına cevap verme  
imkanına sahip olamadığı cihetle Danıtay önünde yapılan yargılamanın hakkaniyetten  
yoksun olduğunu iddia etmektedir. Bavuran bu çerçevede AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal  
edildiğini düünmektedir.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Hükümet ilkin, bavuranın Danıtay kararının düzeltilmesi talebinde bulunmaması nedeniyle  
iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. AĐHM, buna benzer bir itirazı  
daha evvel inceleyerek reddettiğini anımsatır (bkz., bilhassa, Öz – Türkiye, no: 68447/01, 23  
Ekim 2007 ; mutatis mutandis, Gök ve diğerleri – Türkiye, no: 71867/01, 71869/01, 73319/01  
ve 74858/01, prg. 47-48, 27 Temmuz 2006 ; Satılmıve diğerleri – Türkiye, 74611/01,  
26876/02 ve 27628/02, prg. 50-52, 17 Temmuz 2007). Daha evvel vardığı kararlardan mevcut  
davada ayrılması için herhangi bir gerekçe görmeyen AĐHM dolayısıyla Hükümetin itirazını  
reddeder.  
AĐHM bavurunun geriye kalanının AĐHS’nin 35/3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan  
yoksun olmadığını ve baka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin de bulunmadığını  
tespit etmektedir. Bu itibarla bavurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesi yerinde  
olacaktır.  
B. Esasa ilikin  
Bavuran, basavcının temyiz talebinin esasına ilikin yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi  
nedeniyle Danıtay önünde yapılan yargılamanın hakkaniyetten yoksun olduğunu iddia  
etmektedir.  
Hükümet bu sava karı çıkmaktadır.  
AĐHM bavuran tarafından sunulan ikayetin bir benzerini daha evvel incelediğini ve  
Danıtay Basavcısı’nın görülerinin niteliğini ve ilgilinin bu görülere cevap verme  
imkanının bulunmadığını göz önünde bulunduran AĐHM, çekimeli yargılama hakkının ihlal  
edildiği gerekçesiyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği hükmüne varmıtır (bkz., mutatis  
mutandis, Göç – Türkiye, no: 36590/97, prg. 58 ; Meral, adıgeçen, prg. 32-39). Bu davayı  
inceleyen AĐHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca varmasına imkan tanıyacak  
nitelikte ikna edici herhangi bir olgu ya da argüman sunmadığını değerlendirmektedir.  
Bu itibarla AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
3
A. Tazminat  
Bavuran 15.000 Euro maddi ve 13.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.  
Tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında bir illiyet bağı görmeyen AĐHM bu  
talebi reddeder. Buna karın AĐHM bavuranın belli bir manevi zarara maruz kalmıolduğu  
ve bu zararın telafisi için ihlalin tespitinin yeterli olacağı kanaatindedir (bkz. Meral, adıgeçen,  
prg. 58).  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran, AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 3.500 Euro avukat ücreti için ve  
çeviri ücreti, posta, fotokopi masrafları, faks ve ulaım giderleri için 1.500 Euro olmak üzere  
toplam 5.000 Euro talep etmektedir. Bu çerçevede bavuran, avukatı KarakaDoğan ile 17  
Eylül 2001 tarihinde imzaladığı vekalet ücret sözlemesini göstermektedir. Bu sözlemeye  
göre avukatlık ücreti 6.000 YTL (yaklaık 3.053 Euro) olarak belirlenmitir. Bavuran ayrıca  
örneklik tekil etmesi maksadıyla Đstanbul Barosu tarafından 2008 yılı için AĐHM’deki  
davalara ilikin olarak belirlenmiavukatlık ücret tarifesini eklemektedir. Bu tarifeye göre  
AĐHM önünde bir duruma düzenlenmediği takdirde avukatlık ücreti asgari 10.500 YTL  
(yaklaık 5.343 Euro) olmaktadır. Bavuran ayrıca, AĐHM önündeki 19728/02 no’lu  
bavurunun tercüme ücreti olarak KarakaDoğan’dan 18 Mart 2008 tarihinde elden 500 YTL  
alındığının belirtildiği A. Sönmez imzalı bir mektup örneği sunmaktadır.  
Hükümet bu talebe itiraz etmektedir.  
AĐHM’nin içtihadına göre bir bavurana yargılama masraf ve giderlerinin iadesi, ancak bu  
masraf giderlerin gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda olduğu ortaya konulduğu müddetçe  
mümkün olabilmektedir. Mevcut davada elindeki unsurları ve yukarıda anılan kıstasları göz  
önünde bulunduran AĐHM bavurana AĐHM önünde görülen dava için 1.000 Euro tutarında  
bir ödeme yapılmasının makul olacağı kanaatindedir.  
C. Gecikme faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesine ;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine ;  
3. Đhlal tespitinin bavuranın maruz kaldığı manevi zarar için balı baına yeterli bir adil  
tatmin tekil ettiğine ;  
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek  
4
her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından bavurana yargılama  
masraf ve giderleri için 1.000 Euro (bin Euro) ödenmesine ;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
Karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragraflarına uygun olarak 17 Temmuz 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
5