C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
KONSEY
Đ
 
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
AKDÜZ VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 6982/04)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
22 Eylül 2009  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek  
olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıolup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiolması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koulu ile Dıileri Bakanlığı Avrupa  
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (6982/04) bavuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaları Zeliha Akdüz, Sultan Kale ve Murat Hızarcı’nın (bavuranlar) 13 ubat  
2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 34.  
maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu  
avukatlarından H. B. Iın tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuranlar sırasıyla 1938, 1930 ve 1937 doğumludur.  
Devlet Su Đꢀleri (Đdare) 2001 yılında bavuranların müterek oldukları (diğer iki kii ile  
birlikte) taınmazı baraj inası nedeniyle kamulatırmıtır.  
Bavuranlar kamulatırma bedeli artıı talebiyle 5 Nisan 2001 tarihinde Durağan Asliye  
Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıtır.  
13 Ağustos 2002 tarihinde mahkeme bilirkii raporlarına dayalı olarak bavuranların sözü  
edilen taınmaza ilikin bu talebini yerinde bulmuve Đdareyi 57.449.212.570 TL. (yaklaık  
35.985 Euro) ek kamulatırma bedelini ödemeye mahkum etmitir. Bu miktara 27 Mart 2001  
tarihinden itibaren yasal faiz iletilmitir.  
Đdare bu karara karı temyize gitmitir.  
Yargıtay 24 ubat 2003 tarihli bir karar ile ilk derece mahkemesinin kararını tüm hükümleri  
ile birlikte onamıtır.  
Đdare 14 Ağustos 2003 tarihinde bavuranlara 137.597.650.000 TL. yani yaklaık 87.230 Euro  
kamulatırma bedeli ödemitir.  
Uygulanan yasal faiz oranını yetersiz bulan bavuranlar ve iki ortakları 16 Aralık 2003  
tarihinde tüm alacaklarının tahsili amacıyla Vezirköprü icra müdürlüğüne bavurmutur.  
29 Aralık 2003 tarihinde Đcra müdürlüğünden Đdareye bir ödeme emri tebliğ edilmitir. Đcra  
dairesinin hesaplama yöntemine göre Đdarenin bavuranlara olan borcu 42.761.265.350 TL  
yaklaık 24.335 Euro’dur (diğer behissedara ödenecek toplam borç tutarı 74.367.418.000 TL  
bu ise yaklaık 42.320 Euro’dur).  
Đdare 12 Ocak 2004 tarihinde icra dairesine cevaben yaptığı açıklamada mahkeme kararı ile  
kesinleen borcun tamamını ödediğini ve ek bir ödeme yapmasının olanaksız olduğunu  
savunmutur. Đdare ayrıca icra dairesinin ödeme emrine itirazda bulunmadığını ifade etmitir.  
2
HUKUK  
AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunan bavuranlar alacaklı oldukları  
meblağa uygulanan yasal faiz oranının yetersiz olduğundan yakınmaktadır. Bavuranlar bu  
bağlamda Đdarenin kesin hükme bağlanmıyargı kararının icrasını sağlamağını, Đdarenin  
kamu alacaklarına karı azami oranda gecikme faizi uygulanmasını öngören Anayasa’nın 46.  
maddesine riayet etmediğini ileri sürmektedir.  
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunarak bavuranların Anayasa’nın 46.  
maddesine istinaden iç hukuktaki mahkemelere bavurmadıklarını savunmaktadır. Hükümet  
icra müdürlüğü tarafından saptanan ve kalan borcun ödenmesine yönelik balatılan ilemin  
Đdare tarafından reddedilmesi karısında bavuranların idari mahkemeler önünde 2577 sayılı  
Kanun’un 2. maddesinin uygulanmasına dayalı olarak tam yetki davası açmaları gerektiği  
görüündedir.  
Bavuranlar Hükümetin bu savına itiraz etmektedir.  
AĐHM, Vezirköprü icra müdürlüğü tarafından 29 Aralık 2003 tarihinde Đdare’ye bir ödeme  
emri gönderildiğini, zira Đdare’nin bavuranlara olan borcunun tamamını ödemediğini  
gözlemlemektedir. Bu ödeme emri karısında Đcra Mahkemesi (ki bu mahkemenin hükmü  
Yargıtay’ın denetimindedir) önünde itiraz etmek yerine Đdare yalnızca 12 Ocak 2004 tarihli  
yazısı ile olumsuz bir yanıt vermitir. Bu durumda, itirazın yapılmadığı mevcut bu koullarda,  
bavuran taraf Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi gereğince bir «mülkü» oluturmayı haiz  
yeterli bir «alacağa» sahip bulunmaktadır (Bkz. Stran ve Stratis Andreadis Yunan  
Rafinerileri-Yunanistan kararı 9 Aralık 1994 ve Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00). Sonuç  
itibarıyla, bavuranlar kalan alacakları için idari mahkemeler nezdinde tam yetki davası  
açmalardır (Bkz. mutatis mutandis Ak-Türkiye kararı, no: 27150/02, 31 Temmuz 2007,  
Metaxas-Yunanistan no: 8415/02, 27 Mayıs 2004 ve Karahalios-Yunanistan no: 62503/00, 11  
Aralık 2003). Bu nedenle Hükümetin itirazları reddedilmektedir. AĐHS’nin 35. maddesinin 3.  
paragrafı çerçevesinde bavuranlar tarafından yapılan bu ikayetin dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
Hükümet davanın esası hakkında görübildirmemitir.  
Bavuranlar iddialarını yinelemektedir.  
AĐHM, Đdarenin yargı kararı ile kesinlemiborcunu bavuranlara ödemediği saptamasını  
yapmaktadır. AĐHM bu nedenle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna  
varmaktadır.  
Sonuç itibarıyla bu hüküm ihlal edilmitir.  
Geriye AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Bavuranlar 83.070 Euro maddi  
ve 45.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Yargılama masraf ve giderleri için  
bavuranlar 15.000 Euro talep etmekte, kanıtlayıcı belge niteliğinde avukatlık sözlemelerini  
sunmaktadır.  
Hükümet bu meblağlara karı çıkmaktadır.  
3
Daha evvel benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ıığında AĐHM  
bavuranlara ortaklaa 31.500 Euro ödenmesini uygun görmektedir.  
AĐHM bu tutarın bavuranların iç hukukta ve bu bavuruyla öne sürmüoldukları tüm  
taleplerin nihai olarak çözüme kavuturulmasının bir karılığı olduğunu kaydeder (Bkz. Tok  
vd.-Türkiye no: 37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03, 20 Kasım 2007 ve Dildar-  
Türkiye kararı no: 77361/01, 12 Aralık 2006).  
AĐHM manevi tazminat bağı altında hakkaniyete uygun bavuranların her birine 1.000 Euro  
ödenmesini kararlatırmakta, yargılama masraf ve harcamaları için ise bavuranlara ortaklaa  
2.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.  
AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı orana üç puanlık bir artıın ekleneceğini kaydetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından:  
i.bavuranlara ortaklaa 31.500 (otuz bir bin beyüz) Euro maddi tazminat  
ödenmesine;  
ii. bavuranların her birine 1.000 (bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;  
iii. yargılama masraf ve harcamaları için bavuranlara ortaklaa 2.000 (iki bin) Euro  
ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4