HUKUK
AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunan baꢀvuranlar alacaklı oldukları
meblağa uygulanan yasal faiz oranının yetersiz olduğundan yakınmaktadır. Baꢀvuranlar bu
bağlamda Đdarenin kesin hükme bağlanmıꢀ yargı kararının icrasını sağlamadığını, Đdarenin
kamu alacaklarına karꢀı azami oranda gecikme faizi uygulanmasını öngören Anayasa’nın 46.
maddesine riayet etmediğini ileri sürmektedir.
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunarak baꢀvuranların Anayasa’nın 46.
maddesine istinaden iç hukuktaki mahkemelere baꢀvurmadıklarını savunmaktadır. Hükümet
icra müdürlüğü tarafından saptanan ve kalan borcun ödenmesine yönelik baꢀlatılan iꢀlemin
Đdare tarafından reddedilmesi karꢀısında baꢀvuranların idari mahkemeler önünde 2577 sayılı
Kanun’un 2. maddesinin uygulanmasına dayalı olarak tam yetki davası açmaları gerektiği
görüꢀündedir.
Baꢀvuranlar Hükümetin bu savına itiraz etmektedir.
AĐHM, Vezirköprü icra müdürlüğü tarafından 29 Aralık 2003 tarihinde Đdare’ye bir ödeme
emri gönderildiğini, zira Đdare’nin baꢀvuranlara olan borcunun tamamını ödemediğini
gözlemlemektedir. Bu ödeme emri karꢀısında Đcra Mahkemesi (ki bu mahkemenin hükmü
Yargıtay’ın denetimindedir) önünde itiraz etmek yerine Đdare yalnızca 12 Ocak 2004 tarihli
yazısı ile olumsuz bir yanıt vermiꢀtir. Bu durumda, itirazın yapılmadığı mevcut bu koꢀullarda,
baꢀvuran taraf Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi gereğince bir «mülkü» oluꢀturmayı haiz
yeterli bir «alacağa» sahip bulunmaktadır (Bkz. Stran ve Stratis Andreadis Yunan
Rafinerileri-Yunanistan kararı 9 Aralık 1994 ve Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00). Sonuç
itibarıyla, baꢀvuranlar kalan alacakları için idari mahkemeler nezdinde tam yetki davası
açmamıꢀlardır (Bkz. mutatis mutandis Ak-Türkiye kararı, no: 27150/02, 31 Temmuz 2007,
Metaxas-Yunanistan no: 8415/02, 27 Mayıs 2004 ve Karahalios-Yunanistan no: 62503/00, 11
Aralık 2003). Bu nedenle Hükümetin itirazları reddedilmektedir. AĐHS’nin 35. maddesinin 3.
paragrafı çerçevesinde baꢀvuranlar tarafından yapılan bu ꢀikayetin dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Hükümet davanın esası hakkında görüꢀ bildirmemiꢀtir.
Baꢀvuranlar iddialarını yinelemektedir.
AĐHM, Đdarenin yargı kararı ile kesinleꢀmiꢀ borcunu baꢀvuranlara ödemediği saptamasını
yapmaktadır. AĐHM bu nedenle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna
varmaktadır.
Sonuç itibarıyla bu hüküm ihlal edilmiꢀtir.
Geriye AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Baꢀvuranlar 83.070 Euro maddi
ve 45.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Yargılama masraf ve giderleri için
baꢀvuranlar 15.000 Euro talep etmekte, kanıtlayıcı belge niteliğinde avukatlık sözleꢀmelerini
sunmaktadır.
Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.
3