20. Hükümet baꢀvuranın iddialarını reddetmiꢀtir. Baꢀvurana yöneltilen
suçlamalar bakımından davanın karmaꢀık olduğunu ve Dev-Yol eylemlerine karıꢀtıkları
ꢀüphesiyle suçlanan 723 davalının söz konusu olduğu bir duruꢀmanın hazırlanmasının
güçlüğünü ifade etmiꢀtir.Bu etmenlerin iꢀlemlerin uzamasında etkili olduğunu ve yargı
makamlarının ihmal ve gecikmesinden söz edilemeyeceğini iddia etmiꢀlerdir.
A. Dikkate alınacak dönem
21. Mahkeme, yargılamanın, baꢀvuranın yakalandığı 17 Kasım 1980 tarihinde
baꢀlayıp halen Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde sürmekte olduğunu gözlemlemektedir..
Dolayısıyla, baꢀvuranın yargılaması yirmi yıl on aydır sürmektedir.
22. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢀvuru hakkını tanıdığına iliꢀkin
bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen ondört yıl sekiz aylık dönemi
inceleyebilmektedir. Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın
ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. Söz konusu tarihte, yargılama altı yıl iki
aydır sürmekteydi.
(b) Yargılama süresinin makuliyeti
23. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesinin sekiz yıl sekiz ayda karara vardığını
gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay, yapılan itirazı dört yıldan daha fazla bir süre sonra ele
almıꢀtır. Ayrıca, Askeri Yargıtay davayı ele aldıktan yaklaꢀık bir yıl sonra, 27 Aralık 1995
tarihinde, karara varmıꢀtır. Bu kararı müteakiben dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde
görülmeye baꢀlanmıꢀ ve beꢀ yıl dokuz aydan bu yana bu mahkemede sürmektedir. Mahkeme,
gerek ilk derece mahkemesinde gerek temyiz sürecinde önemli gecikmeler olduğu
kanısındadır. Bu gecikmeler davanın karmaꢀıklığı ile açıklanamaz ve baꢀvurana karꢀı
yürütülen cezai kovuꢀturmanın uzamasının sorumluluğu ulusal makamlara atfedilmelidir.
24. Mahkeme, kendisindeki delillere ve konu hakkındaki içtihadına dayanarak, ceza
yargılamasının uzun sürmesinin "makul süre" yükümlülüğünün yerine getirilmemesine yol
açtığı sonucuna varmıꢀtır.
Dolayısıyla, Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. SÖZLEꢁMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
25. Sözleꢀme'nin 41. Maddesi aꢀağıdaki gibidir:
"Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Zarar
26. Baꢀvuran, maddi ve manevi tazminat olarak 500,000 Fransız Frangı talep etmiꢀtir.
Bu bağlamda baꢀvuran, yargılamanın çok uzun sürmesinden kaynaklanan birçok sıkıntıya
maruz kaldığına değinmiꢀtir.
27. Hükümet, baꢀvuranın iddialarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢀtır.
28. Baꢀvuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,
kendisinin belli bir sıkıntıya düꢀtüğünü düꢀünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine
100,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Masraflar
3