COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
AKBULUT – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 7076/05)  
KARAR  
STRAZBURG  
1 Aralık 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıolup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiolması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koulu ile Dıileri Bakanlığı Avrupa  
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 7076/05 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaı  
ennur ensoy Akbulut’un (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 23 ubat 2005  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleme’nin (“AĐHS”)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Đzmir Barosu  
avukatlarından S. Cengiz tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1969 doğumludur ve Đzmir’de ikamet etmektedir.  
8 Mart 2004 tarihinde, Đzmir Cumhuriyet Savcısı, çeitli idari kararlara uymadığı  
gerekçesiyle Đzmir Sulh Ceza Mahkemesi’ne bavuran hakkında iddianame sunmutur.  
Cumhuriyet Savcısı, Ceza Kanunu’nun 526. Maddesi uyarınca bavuranın cezalandırılmasını  
talep etmitir. Söz konusu iddianame bavurana tebliğ edilmemitir. 9 Nisan 2004 tarihinde,  
Đzmir Sulh Ceza Mahkemesi duruma yapmaksızın düzenlediği ceza kararnamesi ile  
bavuranı itham edildiği suçlardan mahkum etmitir. Mahkeme, bavuranı üç ay hapis cezası  
ile 54,525,000 TL para cezasına çarptırmıtır. Mahkeme, aynı kararda, hapis cezasını para  
cezasına çevirmitir. Dolayısıyla, bavuran, toplam 381,495,000 TL para cezasına  
çarptırılmıtır. 20 Mayıs 2004 tarihinde, Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi, duruma yapmaksızın  
bavuranın itirazını reddetmitir. Söz konusu karar 7 Eylül 2004 tarihinde bavurana tebliğ  
edilmitir. Bavuran para cezasını 5 Aralık 2004 tarihinde ödemitir1.  
HUKUK  
Bavuran, davası süresince duruma yapılmaması nedeniyle kendisini bizzat veya  
avukat aracılığıyla savunma hakkından mahrum bırakıldığı konusunda ikayetçi olmutur.  
Bavuran, ayrıca, Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianamenin kendisine tebliğ  
edilmediğini ileri sürmütür. Bavuran, savunma hazırlaması, karıt argüman sunması ve  
tanıkları dinlemesi için kendisine yeterli zaman ve imkan tanınmadığı iddiasıyla AĐHS’nin 6/3  
(a), (b) ve (c) maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmütür.  
Bavuran, ayrıca, kusurlarının Ceza Kanunu’nun 526. maddesi kapsamına girmemesi  
nedeniyle, Cumhuriyet Savcısı ile yerel mahkemelerin iç hukuk yanlıyorumladıkları  
konusunda ikayetçi olmuve bu ikayetini AĐHS’nin 7. maddesine dayandırmıtır.  
Bavuran, adil olmayan kararların mesleki ve özel hayatını etkilediği, özellikle avukat olarak  
itibarını zedelediği iddiasıyla AĐHS’nin 8. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmütür.  
Bavuran, ayrıca, Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki itiraz mekanizmasının etkili olmadığı  
iddiasıyla AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmütür. Bavuran, son olarak, adil  
olmayan bir karar sonucu verilen para cezası nedeniyle mülkiyetinden mahrum bırakıldığı  
konusunda ikayetçi olmuve bu ikayetini AĐHS’nin 1 No.lu Protokolü’nün 1. maddesine  
dayandırmıtır.  
1 381,495,000 TL söz konusu zamanda yaklaık 200 Euro’ya tekabül etmektedir.  
2
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca yargılamanın adilliğiyle ilgili olarak AĐHS’nin 6.  
maddesi uyarınca yapılan ikayetlerin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM,  
ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu  
nedenle ikayet kabuledilebilir niteliktedir.  
Ancak, AĐHS’nin 7., 8. ve 13. maddeleri ile 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca  
yapılan diğer ikayetlerle ilgili olarak, AĐHM, elindeki belgeleri inceledikten sonra bu  
hükümlerin ihlal edildiğine dair herhangi bir delile rastlamamıtır. AĐHM, AĐHS’nin 35.  
maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca bavurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun  
olduğunu kaydeder. Bu nedenle, bavurunun bu kısmı kabuledilemez niteliktedir.  
AĐHM, esasa ilikin olarak, öncelikle konuların birbirleriyle örtümesi ve AĐHS’nin  
6/3 maddesinin alt paragraflarının 6/1 maddesinin genel hakkaniyete uygunluk teminatının  
belirli yönlerini yansıtması nedeniyle, bavuranın ikayetlerinin tamamının AĐHS’nin 6/1  
maddesi uyarınca incelenmesinin daha uygun olacağı kanaatindedir.  
AĐHM, söz konusu davada, olayların yaandığı sırada geçerli olan ilgili iç hukuk  
uyarınca, bavuranın yargılanması sırasında duruma yapılmadığını gözlemlemektedir. Hem  
ceza kararnamesi düzenleyerek bavuranı para cezasına çarptıran Đzmir Sulh Hukuk  
Mahkemesi hem de bavuranın itirazını inceleyen Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi, dava  
dosyasındaki belgelere dayanarak kararlarını vermilerdir. Bavurana, davasına ilikin karar  
veren mahkemeler önünde kendisini bizzat veya avukat aracılığıyla savunma imkanı  
tanınmamıtır.  
AĐHM, benzer birçok davada aynı ikayeti incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin  
ihlalini tespit ettiğini hatırlatır (Piroğlu ve Karakaya / Türkiye, no. 36370/02; Dağlı / Türkiye,  
no. 28888/02; Karahanoğlu / Türkiye, no. 74341/01; Mevlüt Kaya / Türkiye, no. 1383/02;  
Taner / Türkiye, no. 38414/02). Bavuran söz konusu davayı da incelemive bu davada  
yukarıda adı geçen kararlarda yapmıolduğu tespitlerden ayrılmasını gerektirecek herhangi  
bir özel koul bulunmadığı sonucuna varmıtır.  
AĐHM, yukarıdaki bilgiler ıığında, adli makamların izlediği usulün, bavuranın  
savunma hakkından uygun bir ekilde yararlanmasını engellediğine ve cezai yargılamanın  
hakkaniyete uygun olarak yapılmamasına sebep olduğuna karar vermitir.  
Sonuç olarak, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
Bavuran, adil tatminle ilgili olarak, 381,495,000 TL maddi tazminat talebinde  
bulunmutur. Bavuran, ayrıca, 5,000 Euro manevi tazminat talep etmitir. Bavuran, son  
olarak, AĐHM önündeki söz konusu davanın hazırlanması ve sunulması için 26 saatlik çalıma  
karılığında avukata ödenen ücret için 4,735.75 Euro, yargılama masraf ve giderleri için 36  
Euro talep etmitir.  
AĐHM, maddi tazminatla ilgili olarak, AĐHS’nin 6. maddesinin gerekleri  
doğrultusunda yapılacak yargılama sonucunun ne olacağı konusunda tahminde  
bulunamayacağını kaydeder. Dolayısıyla, AĐHM, bu balık altında herhangi bir ödeme  
yapılmamasına karar verir (Piroğlu ve Karakaya, yukarıda kaydedilen).  
3
AĐHM, ayrıca, tespit edilen ihlalin bavuranın görmüolduğu manevi zarar için tek  
baına yeterli adil tatmin oluturduğu kanaatindedir.  
Son olarak, AĐHM, elindeki belgeler ıığında, avukatlık ücreti ile yargılama masraf ve  
giderleri için bavurana 1,000 Euro ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir.  
AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca yapılan ikayetlerin kabuledilebilir, bavurunun geri  
kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Tespit edilen ihlalin bavuranın görmüolduğu manevi zarar için yeterli adil tatmin  
oluturduğuna;  
4. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet  
tarafından bavurana yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro)  
ödenmesine;  
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin  
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal  
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları gereğince 1 Aralık 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4
5