AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca yargılamanın adilliğiyle ilgili olarak AĐHS’nin 6.
maddesi uyarınca yapılan ꢀikayetlerin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM,
ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu
nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
Ancak, AĐHS’nin 7., 8. ve 13. maddeleri ile 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca
yapılan diğer ꢀikayetlerle ilgili olarak, AĐHM, elindeki belgeleri inceledikten sonra bu
hükümlerin ihlal edildiğine dair herhangi bir delile rastlamamıꢀtır. AĐHM, AĐHS’nin 35.
maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca baꢀvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun
olduğunu kaydeder. Bu nedenle, baꢀvurunun bu kısmı kabuledilemez niteliktedir.
AĐHM, esasa iliꢀkin olarak, öncelikle konuların birbirleriyle örtüꢀmesi ve AĐHS’nin
6/3 maddesinin alt paragraflarının 6/1 maddesinin genel hakkaniyete uygunluk teminatının
belirli yönlerini yansıtması nedeniyle, baꢀvuranın ꢀikayetlerinin tamamının AĐHS’nin 6/1
maddesi uyarınca incelenmesinin daha uygun olacağı kanaatindedir.
AĐHM, söz konusu davada, olayların yaꢀandığı sırada geçerli olan ilgili iç hukuk
uyarınca, baꢀvuranın yargılanması sırasında duruꢀma yapılmadığını gözlemlemektedir. Hem
ceza kararnamesi düzenleyerek baꢀvuranı para cezasına çarptıran Đzmir Sulh Hukuk
Mahkemesi hem de baꢀvuranın itirazını inceleyen Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi, dava
dosyasındaki belgelere dayanarak kararlarını vermiꢀlerdir. Baꢀvurana, davasına iliꢀkin karar
veren mahkemeler önünde kendisini bizzat veya avukat aracılığıyla savunma imkanı
tanınmamıꢀtır.
AĐHM, benzer birçok davada aynı ꢀikayeti incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin
ihlalini tespit ettiğini hatırlatır (Piroğlu ve Karakaya / Türkiye, no. 36370/02; Dağlı / Türkiye,
no. 28888/02; Karahanoğlu / Türkiye, no. 74341/01; Mevlüt Kaya / Türkiye, no. 1383/02;
Taner / Türkiye, no. 38414/02). Baꢀvuran söz konusu davayı da incelemiꢀ ve bu davada
yukarıda adı geçen kararlarda yapmıꢀ olduğu tespitlerden ayrılmasını gerektirecek herhangi
bir özel koꢀul bulunmadığı sonucuna varmıꢀtır.
AĐHM, yukarıdaki bilgiler ıꢀığında, adli makamların izlediği usulün, baꢀvuranın
savunma hakkından uygun bir ꢀekilde yararlanmasını engellediğine ve cezai yargılamanın
hakkaniyete uygun olarak yapılmamasına sebep olduğuna karar vermiꢀtir.
Sonuç olarak, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, adil tatminle ilgili olarak, 381,495,000 TL maddi tazminat talebinde
bulunmuꢀtur. Baꢀvuran, ayrıca, 5,000 Euro manevi tazminat talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, son
olarak, AĐHM önündeki söz konusu davanın hazırlanması ve sunulması için 26 saatlik çalıꢀma
karꢀılığında avukata ödenen ücret için 4,735.75 Euro, yargılama masraf ve giderleri için 36
Euro talep etmiꢀtir.
AĐHM, maddi tazminatla ilgili olarak, AĐHS’nin 6. maddesinin gerekleri
doğrultusunda yapılacak yargılama sonucunun ne olacağı konusunda tahminde
bulunamayacağını kaydeder. Dolayısıyla, AĐHM, bu baꢀlık altında herhangi bir ödeme
yapılmamasına karar verir (Piroğlu ve Karakaya, yukarıda kaydedilen).
3